--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Erzurum’a Veda Ederken

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Şehirden ayrılırken aklıma şu kelimeler dizildi.

“Eğer milletvekilleri, mülki amirler, yerel yöneticiler ve STK’lar; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “millet-devlet” bütünlüğünün esası saydığı; “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” ilkesini, tatbikata koyabilirlerse çok şey değişecektir.

Tabi bunu söylemek kolay fakat icraatı kolay olmayabilir. Bu dört esasın gerçekleşmesi için, yerel kalkınmanın temeli olan milli birliğimizin kültürel ve inanç kodlarını iyi bilmek ve bellemek gerekir.

Yoksa makam tatlı, imtiyaz ondan da tatlı, şöhret ise kişinin kendisine tapacağı kadar görünmez bir güçtür.

Ve memleket, bu zihniyetten son on yıldır yeni yeni kurtulmaya başlamıştır.

*

Erzurum, mülki amirler, yerel yöneticiler ve üniversite bakımından oldukça şanslı şehirlerimizdendir.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İstanbul Kartal ilçesini köy görünümünden çıkarıp şehir haline getirmiştir.

Yılların tecrübesini şimdi iki dönemdir Erzurum’da icra etmektedir. Erzurum’un çehresi son beş yılda bir hayli değişmiştir.

Mehmet Sekmen Bey’le görüşme imkânımız olmadı ama Erzurum için Cumhurbaşkanımızın dört ilkesini “sözden öze indirerek faaliyete geçirmiş” iki mülki idare amiriyle sohbet etme imkânımız oldu.

Birinci isim, merkez ilçe Yakutiye Kaymakamı Dr. Ahmet Helvacı, ikinci isim de yine merkez ilçe Palandöken Kaymakamı Gürbüz Karakuş idi.

İki güzide insanda da “ne makam ne şöhret ne başka bir dünya emeli yoktu. İkisi de mesleklerini, makamın gücüyle değil, yüreklerindeki inanç, azim ve gayretle yapmaktalar.

Daha bundan 10 yıl öncesine kadar önemli ekseriyette valiler ve kaymakamlar, kendilerine has oluşturdukları fanuslardan şehirleri yönetirlerdi.

Bu yüzden de haliyle o şehirlerde devlet millet kaynaşması sağlanamaz, ekonomik ve kültürel kalkınma gerçekleşemezdi.

*

Hamdolsun artık öyle değil. Valiler de kaymakamlar da sahaya indi ve üzerlerine aldıkları emanetin hakkını vermekteler.

Yakutiye Kaymakamı Ahmet Helvacı ve Palandöken Kaymakamı Gürbüz Karakuş, şehre ve halka bir “vakıf” gözüyle bakmakta ve faaliyetlerini bu çerçevede yürütmekteler.

Ayrıca Erzurum ve civarı bir vakıf şehirdir. Yakutiye Medresesi’ndeki vakfiyede, Erzurum’un çeşitli köy ve arazilerinin vakfedildiği gibi şehir merkezindeki büyük hanların dükkânlarıyla, iki hamam, sebze bahçeleri, sabunhane, iki deve hanı, bir değirmenin vakfedildiği yazılıdır.

Erzurum’un vakıf şehir olması elbet ilim şehri olmasından ileri gelmektedir. Erzurum İslami ilim merkezi olarak bütün bir Şark’ın en önde gelen şehirlerinden olmuştur.

Endülüs’te yani Kurtuba’da ün yapan büyük âlim Abdullah el-Kali, Erzurum medreselerinde yetişmiştir.

Ticari hayata gelince yine bütün bir Şark’ın en canlı ve en zengin şehri Erzurum olmuştur. Hatta Evliya Çelebi burada kısa bir dönem gümrük memurluğu yapmıştır.

Kısacası Erzurum; “ahiretle dünya arasındaki dengeyi sağlam kurabilenlerin yöneteceği bir şehirdir.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle