Ermeni Meselesi ve Zulümler(2)
Dün Kadir Mısıroğlu’nun, Sebil Yayınları’ndan çıkan; “Ermeni Meselesi Ve Zulümler” adlı kitabından söz etmiş, bugün devam edeceğimizi söylemiştik.
“Özü kirli”, dışı “müstamel aydın” maskeli, kendi köklerini inkâr etmeyi “çağdaşlık” sayan “Osmanlı’nın kötü artığı” bir kısım çevreler, Ermeni zulümleri konusunda Osmanlı’yı suçluyorlar.
Ne yazık ki, bizim resmi tarihimiz de bugüne kadar bu konuda hiçbir karşı tez üretemeyip, seyirci kalmaya devam ediyor. Çünkü resmi tarihi yazanlar da yine “müstamel aydınların” kendileri veya çocuklarıdır.
Ermenilerin halkımıza yaptıkları zalimlikleri görmezden gelerek, Dini İslam’a karşı öfke ve kinle örülü “çelimsiz fikirleriyle”, güya Müslüman halktan öçlerini alıyorlar.
İşte bu zihniyet, Ermeni meselesi hususunda, Haçlı zihniyetinin büyük maddi destekleriyle bizi sürekli köşeye sıkıştırmaya çalışıyor.
•
Oysa arşivlerimiz Ermeni zulümlerinin belge ve fotoğraflarıyla doludur. Ermeni zulmü denilince akla genelde Erzurum ve Doğu illerimiz geliyor.
Hayır! İstanbul ve hemen dibinde İzmit’te, Adapazarı’nda vahşice öldürülen Müslüman ahalinin sayısı ortadadır.
Tabi bu arada Ermeni meselesine tek taraflı bakmayan, geçmişte ataları Osmanlı teb’ası, kendileri ise TC vatandaşı olan Ermeniler de yok değil.
Hatta bu isimler; bugün “varlıklarını Müslüman düşmanlığına” adamış kesimlerle, “başkalarının emekleriyle cüzdanlarını doldurup vicdanlarını kirleten” belli çevrelerden daha haysiyetli ve şereflidirler.
Geçelim ve kitaba dönelim.
Bir kere bu eseri öncelikle Ermenistan Devlet Başkanı, sonra onu Türkiye’ye düşman eden içimizdeki ve dışımızdaki bilumum mihraklar okumalı.
Kadir Mısıroğlu, Osmanlı tarihi konusunda tartışmasız isimlerden birisidir. Bugüne kadar yazdıkları ve konuştukları çürütülmüş değildir.
Çürütenler ya da çürüttüklerini iddia edenlere bakın, bu işin cahilleridir veya para ve benzeri maddi imkânlar karşılığında; “sahiplerinin” sözcülüğünü yapmaktadırlar.
Şu sıralar içimizdeki zındıklarla, dışımızdaki zındıklar, Ermeni meselesini öyle bir işliyorlar ki, moda tabiriyle öyle bir algı operasyonu çekiyorlar ki, neredeyse 1915 yılındaki Ermeniler sütten çıkmış ak kaşık galine getirilmek isteniyor.
Kitap ortada, tarih ortada, belgeler ortada. Cumhurbaşkanımız Erdoğan boşuna çırpınmıyor, “arşivleri açalım” diye. Açalım ve hakikatler ortaya çıksın.
Cumhurbaşkanından, hükümetten ve Türkiye’nin muhafazakâr kimliğinden öcünü almak isteyenler, Ermenileri kullanarak ihanetlerini sergiliyorlar.
•
Sözü eserden kısa bir alıntı ile bitirelim.
“Hiç düşünülmemektedir ki; biz, Ermenileri yok etmek isteseydik bunu anlı şanlı devirlerimizde yapmayıp da yedi düvelle boğuşmakta olduğumuz bir zaman mı tercih ederdik?!
Lakin bir kısım Ermeni lobileri hâlâ milletimizin düşmanlarına alet olarak bu propagandayı yürütmekte ve bu suretle hem ülkemizde yaşayan masum Ermeni vatandaşlarımız ve hem de bugün istiklaline kavuşmuş bulunan Ermenistan halkını tedirgin etmektedirler.”
Sebil Yayınları 0216 - 553 51 51







