Ermeni Meselesi Özel Sayıları(2)
Dünkü yazımızda, Yeni Türkiye Yayınları arasından çıkan beş ciltlik, “Ermeni Meselesi” başlıklı hacimli (dergi) kitaplardan söz etmiş ve tanıtıma yer kalmadı demiştim.
Bugün sözü Hasan Celal Güzel ağabeye bırakıyorum.
“Yeni Türkiye Dergimizin “Ermeni Meselesi” araştırması ile huzurunuzda olmanın gururunu yaşıyoruz. 249 bilimsel ve akademik makale, 15 ana bölüm ve 31 alt başlıkta ele alınmıştır.
Dönemin müşahedelerini aktaran birkaç sözlü tarih denemesi haricinde yayınlanan bütün makaleler, birincil kaynaklara ve arşiv belgelerine dayanmaktadır.
Başta Osmanlı Arşivi olmak üzere Amerikan Milli Arşivi (NARA), İngiliz arşivi, Fransız arşivi, Alman arşivi, Rus arşivi ve Azerbaycan arşivi, araştırmalarımıza kaynaklık etmiştir.
Araştırma esnasında milli arşivlerimiz seferber edilmiş; Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Cumhuriyet Arşivi, TBMM zabıtları, o tarihteki gazeteler incelenmiştir.
Bugün Türkiye’de (ATASE) Askeri Harp Tarihi Arşivi dâhil, hiç kimseden gizlimiz saklımız yoktur.
Bütün bu arşivleri beraberce değerlendirmeyi Ermeni araştırmacılar başta olmak üzere herkese teklif ediyoruz.
Lakin ne yazık ki, Ermeni Meselesi konusunda tek kapalı arşiv, “Taşnak Partisi” ve “Patrikhane Arşivi’dir”.
Bu arşivlerin bunca zaman sonra hâlâ gizli tutulmasının tek sebebi olabilir. Zira açıldıktan sonra soykırım iftiralarının gerçek olmadığı anlaşılacaktır.
•
Araştırmamıza önce tarih boyunca Türkler ve Ermenileri incelemekle başladık.
Antik devirlerden başlayarak Selçuklular ve Osmanlılar zamanında Türkler ve Ermeniler bin yıl aynı coğrafyada huzur içinde birlikte yaşamış ve aynı kültürel değerleri benimsemişlerdir.
Özellikle Osmanlılar ‘Milleti-i Sâdıka’ olarak gördükleri Ermenileri hiçbir ayırım yapmadan değerlendirmiş ve el üstünde tutmuşlardır.
Ermeni meselesi, Osmanlı’yı parçalamak isteyen yabancı devletlerin tahrikleriyle ortaya çıkmıştır. Meselenin ortaya çıkışında Ermeni Kilisesi’nin ve misyonerlik faaliyetlerinin de rolü büyüktür.
Ermeni terör örgütlerinin kurulması ile İstanbul’da ve imparatorluğun her yerinde terör eylemleri, isyanlar ve etnik temizlik hareketi başlatılmıştır.
•
Devlet arşivi belgelerine göre özellikle 1. Dünya Savaşı sırasında Rus ordularının desteğinde, Ermeni terör çeteleri inanılmaz işkencelerle, 518.105 Müslüman Türk ve Kürdü acımasızca katletmiştir. Kafkaslar da dâhil edilince bu sayı çok daha artmaktadır.
Özellikle Van katliamı bardağı taşıran son damla olmuş ‘Zorunlu Göç Kararnamesi’ çıkarılarak, bir kısım Ermeniler İmparatorluğun güney bölgelerine göç ettirilmiştir.
Bu zorunlu göçün bir ‘Ermeni Soykırımı’ olarak iddia edilmesi, bütün tarihi ve hukuki hakikatlere aykırıdır.
Savaş sırasında düşmanlarla beraber Osmanlı Devleti’ni arkasından hançerleyen Ermeni teröristlerinin tehcir edilmesinin soykırım (genocide) suçu ile hiçbir benzerliği yoktur.
Bilakis devlet, zorunlu göç esnasında Ermenilerin güvenliğinin sağlanması için gayret göstermiştir. Bu araştırma, soykırım iftiralarını apaçık boşa çıkarmaktadır”.
Yeni Türkiye Yayınları: 0312- 441 42 40 441 42 60







