En Sevgiliyi Toplumla Buluşturma İmtihanı
“Bu milleti kurmuş olan, onun ahlak ve vicdanını yoğurmuş bulunan İslam dininin ihyası, kalkınmamızın belki en esaslı şartıdır”. Nurettin Topçu.
¥
Geçtiğimiz pazar günü bütün Türkiye’de ve yurtdışında, kaybedeni olmayan bir imtihana şahit olduk.
Bir misafirhane olan dünyamızdan, ebedi âleme göçerken “Nasıl bir azıkla geldin”? sorusuna cevap verebilmek için, yanlarında “azık olarak imanlarını götürmek” isteyenlerin kendilerini test ettikleri bir imtihan vardı.
“Ufka Yolculuk Kültür Yarışmaları” kapsamında bu yıl üçüncüsü düzenlenen kültür yarışmasının ismi; “İdeal İnsan Son Peygamber’in Hayatı” başlığını taşıyordu.
Bizim ailenin en genç üyesi de bu imtihana girenlerdendi. Sınava girilecek okul ise Maltepe Anadolu İmam Hatip Lisesi’ydi.
Elhamdülillah memleket nereden nereye geldi. Peygamberimizin hayatını konu alan imtihanların yapıldığı vakitler yaşıyoruz.
Bugünleri görüp de hâlâ şükretmeyerek, şikâyet eden “Mümin simalı” insanları anlamakta zorlanıyorum. Nasıl bir niyetleri ve amelleri vardır anlamıyorum. Geçelim.
¥
Yaptığım yön hatası yüzünden okulu bulmakta zorlandım. “Yanlış yola girince” pat diye kendimizi CHP’lilerin ön seçim yaptıkları bir sokakta bulduk.
“Galiba bu da benim imtihanım” dedim. İyi niyetlerle, dualarla yola çıktık ve düşe düşe; Allah’tan, Peygamberden hoşlanmayan, din denilince tüyleri diken diken olan güruhun içine düştük. Hakikaten insanın psikolojisi altüst oluyor.
İmtihan saati geldi geçiyor, okulu bulamıyorum. Durup bir CHP’liye sorsam; “Dalga mı geçiyorsun” diye hakaret ve dayak yeme endişem var.
Yalnız olsam önemli değil de aylarca Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hayatını okuyup imtihana girecek çocuk var, hanım var. Onların yanında dayak yemek hoş olmaz.
Neyse salavatlarla, dualarla şükürler olsun içlerinden çıktık.
Lafı uzatmayalım, imtihana gireceğimiz okulu bulduk ve gecikmeli de olsa bizim delikanlıyı sınıfına yetiştirdik.
¥
Milletimizin değer yargılarında İmam Hatiplilik önemli bir ayrıcalıktır. Onbeş yıl önce bir bir kapatılan İmam Hatip Liseleri, bugün yeniden hem de kat kat fazlasıyla hızla açılıyorsa, milletimizdeki iman mayasının sağlamlığına işarettir.
Yaklaşık yüz yıldır bu mayayı kökten yok etmek için nice denemeler yapılmış ve hiç birisi, kısa süreler hariç, başarılı olamamıştır. Geçelim.
Okulun katları arasında yer alan, duvar panolarındaki resim ve yazılar çok güzeldi. Çocukların tertemiz ruhlarını yansıtıyordu.
Mesela secdeye varmış bir resmin üzerinde şu söz yazıyordu.
“Namaz kılmak dünyanın fani astarını, Cennetin ebedi kumaşına dikmektir”.
Bir Müslümanın bu manayı idrak ederek namazını eda etmesi, muhteşem bir imanın varlığına işaret olsa gerek.
Sözü okuyunca anladım ki, başta ben de olmak üzere galiba çoğumuz; “Cennetin ebedi kumaşını, fani dünyanın astarına dikiyoruz”.
Anlaşılan bizlerin imtihanı da bu sözde saklı.







