--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ekmeğe kelepçe vuran CHP

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

CHP’lilerin en güçlü yönü, “inkâr ve şirkte” en başta gitmeleridir. Hakikaten takdir edilecek bir durum.

Eğer şirk ve inkârda gösterdikleri sebatı, iktidara gelmek için gösterselerdi, belki de iktidar olurlardı ama bu özelliklerini, Müslüman olmayan bir ülkede yapmaları gerekirdi.

Bırakın halkımızın Müslüman olmasını, bizim topraklarımızın her bir karışında Kelime-i Tevhid için şehit olmuş, o uğurda mücadele etmiş imanlı insanlarımız yatmaktadır.

Kelime-i Tevhidin yayılması, anlaşılması ve anlatılması için mücadele etmiş binlerce Allah dostu bulunmaktadır.

Kur’an’ın, ezanın, secdenin kıyamete dek sürmesi için Peygamberler, sahabeler, tabiinler, veliler gelip bu coğrafyaya konmuşlardır.

Bin yıldır bu miras korunmaktadır ve Allah’ın vaadiyle korunacaktır.

Bu sebeple CHP’liler “inkâr ve şirklerini,” ittifak ettikleri içimizdeki İsrail yanlılarıyla birlikte, İsrail’de yapsalar kesinlikle başarılı olurlar. Geçelim.

Yazının başlığındaki hadise Çankırı’da geçer. Olayın mağduru Sulakyurt ilçesi Danacı köyünden Mehmet Çevik isimli bir vatandaşımızdır.

Vakayı nakleden ise ‘Ak Parti Kırıkkale milletvekili aday adayı Emin Yıldırım’.

Yıl 1944. Türkiye CHP zihniyetinin altında inim inim inlemektedir. Ekmek, aş, su yoktur. Ambarlar boş, otlaklar kuru, bereketsizlik zirvededir.

Danacı köyünden Mehmet Çevik, o kıtlıkta bağından toplayabildiği bir avuç üzümü, kursağından esirgeyerek kağnısına yükleyip Çankırı’ya satmaya getirir.

Gün ışırken pazara girer ve üzüm alacak müşteri bekler. Lakin akşam olmak üzeredir ve üzümler satılmamıştır.

Köyünden getirdiği kuru bazlaması öğleyin tükenir, akşama kalmaz. Cebinde parası yoktur ki, yiyecek alabilsin.

Açtır ve çaresiz fırıncıya gider. Durumunu anlatır, ekmek ister. Fırınca karnesi olmadan ekmek veremeyeceğini söyler.

Adamcağız yalvarır yakarır, nihayet el altından bir ekmek alır ama tepesine de hemen iki kişi biter.

Ekmeği elinden alırlar hem adamcağıza hem ekmeğe birer kelepçe vurarak doğru karakola götürürler. Ekmek ve vatandaşımız, sabaha kadar kelepçeli olarak beklerler.

Sabah olunca ekmeği de vatandaşı da savcının huzuruna çıkarırlar. Savcı bakar ki, adam da kelepçeli, ekmekte kelepçeli. Şaşkın bir vaziyette durumu sorar ve öğrenir.

Allah’tan Savcı insan evladıdır ve gariban vatandaşımızı mahkemeye sevk etmeden ekmeğiyle birlikte serbest bırakır.

Adamcağız sevinsin mi üzülsün mü bilemez. Kelepçeli ekmekle sabaha kadar kucak kucağa oturmuş fakat bir lokma yiyememiştir.

Artık esas derdi açlık değildir. Dün akşamdan beri kağnısına, öküzlerine ve üzümlerine ne olduğudur.

Koştura koştura buğday pazarına gelir ki, ortalıkta ne öküzler kalmıştır ne kağnı ne de üzümler.

Uzun aramalar sonucu üzümlerden bir kırıntı bulamasa da kağnısını bir yıkıntının kenarında, öküzlerini de bir derede bularak köyüne döner.

Şimdi sizce bu CHP zihniyeti kıyamete kadar iflah olur mu? 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle