--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Edeb Ya Hu

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“Edeb Ya Hu” ikazı, hepimizin sıkça söylediği veya duyduğu bir uyarıdır.

Gelin görün ki, ben de başta olmak üzere bu uyarıyı yapanlar veya uyarıya muhatap olanlar, sözden öte geçemeyiz.

İslam’a karşı duyarlı insanlar veya duyarlı olduğuna inananlar (Müslümanlar diyemiyorum) önce kendimizi edebe davet etmek gerekirken, hep dışımızdaki kişileri davet ederiz. Şimdi ben de öyle yapacağım.

……………

Herhangi bir yere seyahate giderken, güzergâh civarında veya o şehirlerde bulunan “İslam âlimlerimizin, Velilerimizin” ruhaniyetlerine selam ve Fatiha göndermek üzere kabirlerini ziyarete gayret ederim.

Ankara istikametine giderken Abant Kavşağının solunda, gelirken sağında bulunan Elmalı köyünün yakınındaki tepede, Şeyh Hayreddin Hz.lerinin türbesi vardır.

Muhteşem bir ormanlık alan içerisindeki bu külliyede, gelen giden misafirlere (ücretsiz) ikram edilmek üzere aşevinin yanı sıra diğer sosyal ihtiyaçlar için de tesisler vardır.

Başta Dr. Emin Acar olmak üzere bu güzel mekâna emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

…………….

Asırlık ağaçların ve şırıl şırıl suların aktığı, kimsenin “niye geldin” “ne istiyorsun” diye sormadığı; edebince, adabınca, inancının ölçeğinde hemen herkesin payına düşeni alarak gidip geldiği bir yerdir.

Şeyh Hayreddin Hz.leri ve yakınlarının kabrinin bulunduğu bu güzide mekâna girerken, bahçe kapısında kocaman “Edeb Ya Hu” yazar.

Müslümanlığın temelini oluşturan bu uyarının karşısında bir levha daha vardır. “İçeriye otomobille girmek yasak” yazar. Tesisin görevli araçları hariç tabi.

“Edeb Ya Hu” ikazını dilinden gönlüne indirebilen insanlar, içeriye otomobilleriyle girmezler. Yaya olarak girerler, ayrıca o kısımda yürümek tefekküre ilk adımdır.

Lakin gelin görün ki, ben de her gittiğimde görürüm, içeride arabalar vardır, sanki kapıdaki ikazlar onlar için değilmiş gibi alandaki sessizliği ve tevekkülü bozmaktadırlar.

………………..

“Edeb Ya Hu”nun kapsamı elbet çok geniştir. Bu geniş dairenin en başındaki dikkat edilecek husus da kişilerin kılık, kıyafet, hal ve hareketleridir.

O kapıdan içeri giren herkes bilir ki, burada bir İslam âliminin kabri vardır, ziyaret amaçlarından birisi de onun ruhaniyetine selam vermektir.

Öyleyse “edebli olmak” gerekmez mi?

Mesela; kocası daha dindar, karısı biraz gevşek veya karısı daha dindar, kocası biraz gevşek daha da garibi, anne baba oldukça edebli ama çocuklardaki edeb dağlara kaçmış olanlar vardır. Hiç olmazsa bu tür yerlerde daha dikkatli olmalı değil midir?

Edepsizce yürüyenler, oturanlar, konuşanlar, sigara içenler, bedava diye fazla yiyecek alıp israf edenler var ki, insan susup kalıyor.

Hâsılı kelam;

“Edeb Ya Hu” ikazını her yerde ve her vakitte akılda tutmalıyız. Maddi ve manevi kayıplarımızın sebebi bu uyarıdan uzak kalışımızdır.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle