--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dünya yükü iman olan Kemal Kelleci

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bu haftaki kitabımız, Mehmet Ali Kelleci tarafından hazırlanan ve ikinci baskısı yapılan “Kapıdaki Yabancı Kemal Kelleci” isimli eser.

Birinci baskısı yapıldığında heyecanla yazmıştım. Heyecanımın sebebi, öğrencilik yıllarımızda Kemal ağabeyden;

-“İman etmeyen adam korkaktır, korkaklarla bizim işimiz yoktur” fırçasıdır.

Kemal Kelleci bodoslama iman etmiş bir çile insanıdır. “Çile” denilince aklımıza ‘acınacak veya hayıflanacak’ bir durum gelmemelidir.

Kemal ağabeyin bütün çilesi, “çileyi acınacak ve yardıma muhtaç” olarak algılayanlara;

-“Esas çile bu değildir, esas çile, inandığın ve yaşamak için söz verdiğin imanını taşıyabilme gücüdür” diyerek, beklentisiz iman yolculuğudur.

Beklentisiz demişken, kızı Emine Kelleci’nin yazdıklarına yer verelim. Yalnız önce şu notu paylaşmalıyım.

Kemal ağabeyin Kur’an ve iman çilesinden sonra bir başka azmi de çeşitli şehirlerden tahsil için Ankara’ya gelen öğrencilere burs bulma mücadelesidir.

Şimdi Emine hanımın yazdıkları:

-“Maddi durumumuz iyi değildi. Hatırladığım kadarıyla her gün anneme; ‘Maaş günü ne zaman?’ diye sorardım.

Babamın maaş gününü iple çekerdik. O gün geldiğinde annem, kız kardeşim, erkek kardeşim ve ben, Aydınlıkevler Türk-İş Bloklarından babamın işyerine yani Ulus’taki Gar binasının yakınındaki Devlet Demir Yolları binasına kadar yürürdük.

Annem erkek kardeşimi sırtında taşırdı. Sabah başlayan yürüyüşümüz, öğleye doğru babamın yanında biterdi, babamın yanından tekrar Ulus’a yürür, orada yemek yer ve paramız olduğu için eve otobüsle dönerdik”.

(Bu şartlarda gidilen Aydınlıkevler ile Ankara Tren Gar’ının arası yaklaşık 5 km.dir). 

İşte Kemal Kelleci’nin maddi durumu o gün de bugün de hiç değişmemiştir ama bulduğu burslarla okuyan öğrencilerin büyük kısmı şimdi; öğretim üyesi, bürokrat, yazar, yönetici, milletvekili, bakan ve serbest meslek sahibi işadamı olmuş, hepsi de vatan millet sevdalı insanlardır.

Kitapta Kemal ağabeyi anlatan o kadar güzide isimler var ki, bunlardan birisi de Prof. Dr. Hayri Kırbaş. Hayri hocanın yazdıklarına bakalım:

“O sıralarda Kemal ağabey Dergah’a (Hacıbayram’da bir öğrenci evi) ‘uyuyan dervişleri’ uyandırmaya ve Kur’an’a yönlendirme ziyaretlerinde bulunurdu.

Onun imrenilecek yönü asla azalmayan enerjisi, dinamizmi, dava aşkı ve şevkidir.

DDY Cer dairesinde bir teknisyen olan Kemal Kelleci’nin bu özelliklerine sahip çağdaşı tek bir ilahiyatçı akademisyen, İslam âlimi, müftü, vaiz, yazar, şeyh, üstat, din adamı v.s. bulmak ve göstermek mümkün değildir”.

Evet, Kemal ağabeyin anlatıldığı eserde, kendi dilinden hayat hikâyesi dışında 90 ayrı isim onu anlatmış.

Kitapta; okuma yazma bilen her insanımızın kendisini bulabileceği ve istifade edebileceği bir iman ve hayat mücadelesi var.

Eser hakkında, Öncü Kitap: 0312- 384 31 20

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle