--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dostumuzu Aklımız Değil Ahlakımız Seçer

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
2

Derler ki; “Dost, haydi deyince, nereye” diye sormazmış.

Günümüzde dost, arkadaş ve akrabalıkların, kapitalizmin ve modernizmin buyruklarına göre değiş tokuş halinde yaşadığı “menfaat odaklı” dostluktan söz etmiyorum.

Hakiki dostlukların temelini; “aklımız ve nefsimiz” belirlemez. Öncelikle “ahlakımız ve dini-milli değerlerimiz” belirler.

Tabi bunu söyleyince haliyle şöyle bir serzenişte bulunulabilir. “Eski çamlar bardak oldu nerede o dostluklar?”

Şahsım da bazen böyle düşünmekteyim ama yine de “Allah rızası merkezli ahlakımızın” seçtiği dostlukların olabileceğini göz ardı etmemeli imişiz.

Dünkü yazıda Mudurnu ilçesi, Taşkesti beldesinde bulunan epeyce büyük bir termal tesisten söz etmiştim. Sarot Termalden.

Sarot Termalde çevreyi tanıtan arkadaşım Veteriner Hekim Ertan Bey, alışveriş merkezinin içerisinde yer alan dükkânlardan birinde, kendisinin yeni tanıdığı iki kişiyle beni de tanıştırdı.

Hakiki dostların gözleri, duyguları ve hafızaları, yıllar sonra ilk defa karşılaşsa da zihinleri o yılları hemen göz önüne getirerek, ruhi ve bedeni bir tanışmaya kapı açar.

Aynen oldu. Gözlerimiz birbirini tanıdı, yüzlerimiz tebessüm etti ve hafıza geriye doğru filmi sararak, “nereden nereye” kalıplaşmış sözünün durağına getirip perdeyi açtırdı.

“Nereden Nereye”yi anlatalım ki, ahlakın seçtiği dostluğun baki olması için dünya menfaatleri değil, ahiret boyutlu kazanımlar olduğu anlaşılsın.

………………..

Sarot Termal çarşısında hanım kıyafetleri üzerine satış yapan Cezmi Kakı ve Taner Kakı isimli iki eski dostla tanışıklığımız, 1970’lerin sonuna dayanmakta.

Yerli ve milli sinemanın öncülerinden Mesut Uçakan, Salih Diriklik’in arkadaşlarıyla kurdukları Sur Film, Beyoğlu Ağa Camii’nin karşısındaki şimdiki Sadri Alışık sokaktaydı. Sokağın ilk adı “Eski Bursa Sokağı”, sonraki adı “Ahududu Sokağı” idi.

Benim de bir dönem bulunduğum Sur Film işte bu sokaktaydı. Gerçekten kıt kanaat geçinilen ve yerli-milli sinema filmi çekmek için harıl harıl sponsor aranılan o günlerde, yazıhanede telefon bile yoktu.

Telefonla olan iletişim sokağın başındaki Adıgüzel Mağazasının telefonuyla yapılmaktaydı. Arayanlar orayı arıyor, şirketten birisi de aramalarını mağazadan yapıyordu.

İşte o günlerde mağazanın en genç çalışanı olarak Cezmi Kakı, mağaza ile şirket arasında mekik dokuyordu.

Cezmi Kakı ve Taner Kakı’nın sırf Allah rızasına dayalı gönül dostlukları, sadece bu kadar değilmiş. Yıllardır, milli irade adına nerede hangi hizmet varsa hepsine koştuklarını hatırladıkça anlattılar ve ben de hatırladım.

Kırk yılın muhasebesini yaptık. O senelere gittiğimizde gördük ki, eskiden gerçekten daha “iyi bir insan” ve daha “iyi birer Müslümanmışız”. O günleri özlediğimizi söyledik.

…………………..

Ezcümle:

Özünde ve önceliğinde Allah rızası olan dostlukların başı ve sonu “Teslimiyet ve samimiyettir”. Bunlar yoksa ortada dostluk görünümlü menfaatperestlik var demektir vesselam.

 

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

++++

9 Temmuz 2021 07:48

Gelinen nokta bu ise demekki o kadarda iyi müslüman değilmişiniz yada ciğerleri kedilere emanet etmişiniz...hey gidi eski günler demenin manası yok..

Sayın hüseyin bey teşekürler

9 Temmuz 2021 05:07

güzel manidar bir makale, ben bbir anlam verremezdim, dost olanlar aynı ahlakı yaşayanlar konuşmasada hiç bir yakın bagı olmasada nasıl dost olur, diyeanlam veremesekde, Ahlakları birbirinin aynısı kankası.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle