Diyar-ı Şevk-i Hürriyet Olan Erzurum
Yazının başlığı, Erzurum sevdalısı Aslı Göktaş öğretmene ait.
Ülkemizin istiklalindeki milli birlik ve beraberlik mayasının, Erzurum’da atıldığını ifade etmek için şehrine bu ismi vermiş.
“Erzurum üzerine dile gelenler, sözden yazıya dökülse, nice ansiklopediler meydana gelir diyerek Dallı Mustafa’nın sözlerine geçelim.
“Erzurum’um; dile geldim, neyleyim...
Bir kaç nefes; sizi yoldan eyleyim...
“Abdurahman Gazi” derler; bir velî..
Derler ki: “Görmeyen gelirmiş geri”.
Bu illerin en misafirperveri.
Öyle inanırım ve benim gibi inananlar çoktur ki, mana âleminde Erzurum’un sahibi boldur. Bunların başında da Abdurrahman Gazi Hz.leri gelir.
•
Yahya Kemal’e büyükelçiliği sırasında Türkiye’nin nüfusunun kaç olduğunu sorarlar, o muhterem insan da mevcut nüfusumuzun iki katını söyler.
Soruyu soran kişi şaşırır ve mevcut nüfusumuzu hatırlatınca, Yahya Kemal der ki; “Efendim biz ölülerimizle yaşarız”.
Yahya Kemal’in bu ifadesi, Erzurum’da halen yaşamaktadır. Erzurumlular, birlik ve beraberliklerini, milli duruşlarını, şehitleriyle gazileriyle muhafaza ederler.
Bu sebeple Erzurum için; “Altı da üstü de diri bir şehir” denilir. Erzurum’un birinci derecedeki bekçisi; Peygamberimiz (s.a.v)’in sahabelerinden Abdurrahman Gazi’dir ve Müslümanlar tarafından Anadolu’da fethedilen ilk şehir Erzurum’dur.
Tahminen Hicri 653 yılından bu yana, altı da üstü de diri bir şehir olarak yaşayan Erzurum; “Horasan Erleri” başta olmak üzere evliyalar ve şehitler diyarıdır.
•
Erzurum’a ilk gelen kişilere derlermiş ki, “Abdurrahman Gazi Hz.lerini” görmezsen Erzurum’a tekrar gelirsin.
Asla doğru bir ifade değil ama dile yerleşmiş. Önemli olan gönle yerleşmemesidir. Neyse Erzurum’a bilmem bu kaçıncı gidişim ve her vardığımda önce Abdurrahman Gazi Hz.lerini ziyaret ederim.
Bizim geleneğimizde bir şehre gidince, önce o şehrin uluları ziyaret edilir. Erzurum öyle ulu kişilerle doludur ki, sadece bu uluları ziyaret iki gün sürer. Geçelim.
•
Hafta sonu Erzurum’da Büyükşehir Belediye Başkanlığının organize ettiği kış festivali programı vardı.
“Kışın Erzurum’a gidilir mi” sorusuna giderek cevap vermek gerekirmiş. “Evet, kışın Erzurum’a gidilirmiş”.
Hava soğuktu ama tanıştığımız ve buluştuğumuz dostların ilgisi öyle sıcaktı ki, kışın soğukluğu eriyip gitti.
Yukarıda da söylemeye çalıştığım gibi hele bir de fıtratınızdaki var olan milli ve manevi maya duruyorsa, o vakit Erzurum daha muhteşem olmakta.
Erzurum ve civarını, milli ve dini bir zihniyetle dolaştığınızda; maddi manevi pek çok duygunun sizi sarıp sarmaladığını görebiliyorsunuz.
Aksi bir zihniyetle dolaşırsanız, o vakit ne toprağın altında yatanları ne de üstündekileri fark edemeyebiliyorsunuz.
Velhasıl, bir şehri sevmek için o şehir halkının ruh dünyasıyla sizinkinin bütünlük sağlaması gerekir. O vakit şehri ve halkını sevebilirsiniz.







