Devletin Direksiyonunda Artık Millet Var
İlk seçimlere şahitliğim, 1965 senesiydi. İktidarda ve muhalefette hangi partiler vardı bilmiyorum ama rahmetli dedem, Menderes’in idamından bütün partileri sorumlu tutuyordu.
Menderes’in idamının halka karşı yapılmış olduğunu, esas dertlerinin ülkeye ve millete “hadimlik” değil, “efelik” etmek olduğunu söylüyordu.
Aklım erdiğinden beri bizim ailede CHP adının hiç hayırla anıldığını duymadım. Ne onlar bizim kapımızdan ne de biz onların kapısından geçmedik. Binlerce şükürler olsun.
Rahmetli dedem ve babam, “Rey bir insanın vicdanının mührüdür, karakterinin aynasıdır” diye Demirel’e de oy vermezlerdi.
Milli Selamet Partisi’nin seçimlere katıldığı 1973 senesine kadar bizim ailede seçim ve oy heyecanı yaşandığını hatırlamıyorum.
•
İşte bu tarihten itibaren Türkiye artık kabuğunu yırttı. Genel adı “Siyonizm” olan ve “Amerika, İngiltere ve İsrail” üçgeninde İslam’a karşı kurulan ittifakın kapanından bir gedik açıldı.
Gerçi yıllar içerisinde gedik açıldı kapandı, açıldı kapandı ama nihayet 2003 yılında R. Tayyip Erdoğan’ın halkımızla bütünleşen zaferinden sonra artık kapanmaz hale geldi.
Milletimizin devlet direksiyonuna geçişinin miladı sayılan 2003’ten itibaren, yerel ve genel seçimlerde, muhalefet memlekete ve millete hizmeti terk ederek, propagandalarını açılan gediği kapatmaya karşı sürdürmeye başladı.
Muhalefet elbet bu konuda yalnız bırakılamazdı. Malzemeleri oldukça kısırdı. İçeriden ve dışarıdan akla hayale gelmedik oyun ve oyunculara ihtiyaç vardı ve bu ihtiyaçları giderildi.
•
Toplumun ekseriyetinin gördüğü ama muhalefetin göremediği gerçek şu:
Bir kere muhalefete destek veren kesimlerin tuzu kuru ve devlete millete, vicdanlarından değil, cüzdanlarından bağlılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu, bakan ve milletvekillerinin, bütün bir memleket sathında, milletle hemhal oldukları kadar ne sivil toplum örgütleri ne siyasi partiler, ülkemiz ve halkımız hakkında bilgi ve görgü sahibi değiller.
•
AK Parti iktidarlarının başarısındaki esasları saymaya gerek yok. Helal lokma ile beslenen her insan zaten bunları bilir.
AK Parti hükümetlerinin ülkemize ve milletimize yaptığı en büyük icraat, devletle milleti barıştırmak ve kucaklaştırmak olmuştur.
Milletimiz devletiyle kucaklaşmaya hasretti, “devlete selam duran millet değil, millete selam duran devlet” istiyordu, çünkü bu topraklara canını, kanını vermişti.
AK Parti iktidarlarının bir diğer en büyük icraatı ise devletin din ile barışmasını sağlamak oldu. Milletin uğruna şehit olduğu dinimiz öcü olmaktan çıkarıldı.
•
Gerçi muhalefetin ve idare edenlerin bu hakikatleri anlamasını beklememeli. Kendilerine dikte edilen tek şey, 12 yıldır halkın ekseriyetle iş başına getirdiği iktidara karşı sürekli düşmanlık etmek ve ettirmek.
Velhasıl muhalefet sadece kendilerini ve kendileri gibi olanları aldatmaktadır. Oysa devletin direksiyonunda 12 yıldır millet vardır ve olmaya devam edecektir.







