Deneme yanılma seçimi
“Bizler siyasetçileriz… Bizler emanetini devraldığımız ülkeleri adaletle idare etmek, hakkı ve hukuku gözetmek, emniyeti sağlamak, her türlü ihtiyaca cevap verecek huzur ortamını tesis etmekle yükümlüyüz”. R. Tayyip Erdoğan.
•
Başbakanlığı sırasında Türkiye’yi zirveye taşıyan Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan bu sözleri, 2009 yılında yapılan uluslararası bir toplantıda çeşitli ülke liderlerine söylemiştir.
7 Haziran 2015 tarihine kadar ise zirveye tırmanışı Başbakan Ahmet Davutoğlu sürdürmüştür.
Geçmişte olduğu gibi “Bir de bunları deneyelim” nifakı sahneye konulmuş ve büyük tırmanış, 8 Haziran 2015 gününden itibaren yerinde saymaya başlamıştır.
Terör başta olmak üzere hemen her konuda ne çektiysek nifak komutlu deneme yanılma seçimlerinin sonucunda çekmişizdir.
Görüldüğü gibi mevcut halimiz “Bir de bunları deneyelim” in faturasıdır.
•
7 Haziran 2015 seçimleri akşamı neticeler gelmeye başladığında pişmanlıklar, yanılgılar, hatalar, aldatılmışlıklar dillendirilmeye başlanmıştı.
İkna kabiliyeti güçlü olan ve münafıklığın her zerresini tüm ayrıntılarıyla kullanan bir kısım medya ve ilgili kesimlere inananlar, teröre yol verdiklerini ve ülkenin bu noktaya geleceğini göremediler.
Tabii burada bir başka kesim de yine R. Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle; “Müslüman kesim zenginliği hazmedemedi” dediği “sonradan görme iş çevreleriyle”, bazı Ak Partili belediye başkanları, bürokratları, milletvekilleri ile hükümetteki bürokratların hatası ve gevşekliği de sonuca katkı sağladı.
Malum bu kişi ya da kişilerin kendileri ve yakınları, yumurtasından çıkıp; yemeye, içmeye ve yürümeye başlayınca kabuğunu beğenmeyen hoppa civcivlere döndüler.
Dünlerini unutup, sırtlarını R. Tayyip Erdoğan ve Ak Parti’ye yaslayarak, Tophanede ellerinde nargile marpuçları “Reis her şeyi halleder” deyip, “değer yargılarına” değil, “nefislerine” tabi oldular. Geçelim.
•
Türkiye’nin 90 yıldır bir türlü ayaküstüne dikilememesinin birinci sebebi, CHP’nin 1950 yılına kadar sürdürdüğü diktatör rejimidir.
İkinci kayıp yılları da deneme yanılma seçimleridir. Türkiye’nin şaha kalktığı üç dönem seçim vardır.
Birincisi 14 Mayıs 1950’de DP, (istikrar 10 yıl). İkincisi 6 Kasım 1983 seçimleriyle Anap, (istikrar 5 yıl). Üçüncüsü de 3 Kasım 2002 seçimleriyle Ak Parti. (istikrar 13 yıl). Aklıselimin sahip olduğu bu üç seçimde Türkiye büyümüş ve gelişmiştir.
Lakin aktörleri duruma göre değişen ama zihinlerdeki şer ittifakı hiç değişmeyen kesimler, ne zaman ülke istikrara ve güvene doğru gittiyse, derhal gidişin önünü kesmeye kalkmış ve “Bir de bunları deneyelim” oyununu sahneye koymuşlardır.
Koalisyon hükümetlerine mahkûm edilmemizin sebebi hep; “deneme yanılma” seçimleri olmuştur.
•
Velhasıl; “Ehli vatan-ehli iman” insanlarımızın son isteği ve sözü şudur:
“Türkiye en kısa zamanda yapılacak bir erken seçime mecburdur. Bu ülke koalisyonlarla yönetilemeyecek kadar gelişmiş, büyümüş ve serpilmiştir”.







