--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Davetçiyiz Yargılayıcı Değil

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bu haftaki eserimiz İnkilâb Yayınlarından. Kitabın adı, “Davetçiyiz Yargılayıcı Değil”.

Yazarı Hasan El-Hudaybi. Eseri tercüme eden isim ise M. Beşir Eryarsoy.

Kitabın adı ve içeriği, günümüz biz Müslümanlara kalıp gibi bir mesaj. Sadece isim üzerinde tefekkür edip, kendimizi sigaya çekebilsek, o bile yeter kanaatindeyim.

Belki görmediğimiz, bilmediğimiz, tanımadığımız yerlerde “Davetçi” kimseler olabilir ama yalnız onlar da bizler de her birimiz önce kendimize, sonra çevremize baktığımızda “Davetçi” olmak yerine “Yargılayıcı” olduğumuzu rahatlıkla görebiliriz.

Oysa davetin aslı önce kendimize yapılmalı değil mi? İnandığımız değerlerimizi kendi nefsimize kabul ettirip, yaşanır hale getirmek değil miyiz?

Böyle yapabildiğimiz takdirde zaten her tavrımızla, sözümüzle, özümüzle davetçi konumuna gelmiş olmaz mıyız? Kimseyi yargılayabilir miyiz? Geçelim.

…………………

Söz tohumdur ve nerede zemin bulursa orada yaşar. Hz. Ali Efendimiz (r.a.) da buyururlar ki, “İnsan dilinin altında gizlidir”.

Görüldüğü gibi hepimiz önce dilimizin altındaki kendimizi keşfetmeli, inandığımız değerlerimizi kendi nefsimize kabul ettirmeli, yaşanır hale getirmeli, kalbimizle dilimiz arasındaki teraziyi dengede tutmalı ki; iyiliğin, güzelliğin, doğruluğun, hakkın davetçisi olabilelim.

Özellikle dini meselelerde davetçi olmayı beceremediğimiz için kolay olanı seçip, fert fert yahut grup grup, birbirimizi yargılayıp duruyoruz. Hem de birbirimizin yüzüne karşı değil, maalesef ardından. Ne kadar çirkin değil mi?

Gerçi bu mesele sadece bizim ülkemize has değil, bütün bir İslam dünyasında ciddi bir kimlik ve inanç krizi yaşanmakta.

İşte kitabın ana konusu da bu krizi aşmanın yollarını anlatmakta. Eserin alt başlığı; “İslam İnancı ve Allah’a Davet Yolu Üzerine Bahisler” olarak belirlenmiş.

………………..

Eser hakkında bilgiyi müellifinden okuyalım.

“Kitabımızda yer alan konular, zaman zaman ortaya çıkan bazı görüşlerle ilgili incelemelerdir.

Bu görüşlerde Hakk açık bir şekilde ortada bulunmadığından bunları iyiden iyiye incelemek üzere ele almayı, onları Yüce Allah’ın sağlam ‘Kitabına’ döndürüp, Rasulü’nün Sünnetine havale etmeyi uygun gördük.

Böylelikle Hakk apaçık ve aydınlık bir şekilde ortaya çıksın, Hakk olmayan da belli olup ayırt edilebilsin. Bunun sonucunda da kimse herhangi bir şüphe ve kararsızlık içerisinde kalmasın.

Hakkı talep eden, Allah’ın Kitabına ve Rasulü’nün Sünnetine uygun olan ne ise onu ele alsın, onun doğru olduğuna inansın, şüphe bulunmadığını kabul edip, onunla amel etsin, ona bağlansın.

Allah’ın Kitabının dışında kalan, Rasulü’nün Sünnetine uymayan, her ikisinde de onları pekiştirecek ve doğruluğunu ispat edecek delil bulunmayan görüşleri de bir kenara bıraksın ve ona iltifat etmesin, hatta onun batıl olduğuna iman edip, onun dışındaki bir hükme göre amel edebilsin.

…………………

Eser hakkında: İnkılâb Yayınları; 0212- 524 44 99

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle