--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cumhur İttifakı İdeal ve Sadakatin Temelidir

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bu toprakları vatan edenler ve evlatları bilir ki, Türkiye ne kaybettiyse, milli olamamaktan, yerli ve milli düşüncede ittifak edememekten kaybetmiştir.

Osmanlı’daki cumhur ittifakı, Cennet Mekân II. Abdülhamid Han’ın, 27 Nisan 1909 tarihinde tahttan indirilmesiyle bozulmuş ve 33 yılda yeniden derlenip toparlanan Devlet-i Aliye, bir daha kendine gelememiştir.

İttihat ve Terakkicilerin bütün hücrelerini hınçla kaplayan Abdülhamid kini, milli ve dini değerlerinin üzerini asfalt gibi kapladığı için devleti ve milleti perişan etmişlerdir.

Dokuz ayrı cephede başlayan savaşlardaki kaybımız, 700 yıllık devredeki kayıplarımızı üçe katlamış, milyon kilometreden bugünkü sınırlarımıza gelebilmişizdir.

¥

Devleti ve milleti takatsiz bırakan Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’nin tercih edebileceği yeni bir devlet kurma alternatifi dahi kalmamıştı.

Akla gelebilecek bütün alternatifler kötüydü. Var olma ihtimali yoktu. Tüm tahminler yok olmak üzerineydi.

Savaşın nihayetine doğru kazanılan Çanakkale Zaferi, yeni bir ışık yakmış ve umut doğurmuştu. Bu millet vatansız, hürriyetsiz ve devletsiz olamazdı.

Bir yok oluştan ve parçalanmışlıktan dönmüştük. İtilaf devletleri çaresizlik ve yoksulluk içerisindeki zaferimize rağmen bize “varsınız” diyemediler.

Bayrağımız dalgalanmalıydı, devletimiz olmalıydı ve vatan edindiğimiz topraklarımızda kalmalıydık.

Bu sebeple; “Kur’an, Ezan ve Bayrak”, “cumhur ittifakı” için yeterli en büyük sebeplerin başında gelmekteydi ve vazgeçilmesi, feda edilmesi imkânsızdı.

¥

Tabii itilaf devletlerinin saldırıları bununla bitmeyecekti. İstanbul başta olmak üzere bütün bir Anadolu işgallere karşı savaşmaktaydı.

Yorgun, bitkin, silahı, ekmeği, hatta düzenli bir askeri bile kalmayan milletimiz; “Ya Allah, Bismillah” diyerek bir kere daha ayağa kalktı ve “cumhur ittifakı” inancıyla, istiklal mücadelesine, milli mücadelesine başladı.

İşte Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu ittifakın en güçlü oluşturduğu meclisti. İstiklalimiz yeniden kazanılmıştı.

İkinci TBMM’de kısmen cumhur ittifakıyla oluşturulduysa da ne yazık ki, bugünkü ittifaka karşı çıkan CHP’lilerin o günkü ataları tarafından bozuldu.

İsmet İnönü’nün baskı ve şiddetle iktidar olduğu yıllara bakıldığında görülen tek manzara şuydu:

Cumhur ittifakının temelini oluşturan “Kur’an, Ezan ve Bayrak” inancıyla, yaşadığı toprakları vatan eden insanların inanç ve hayatları zindan edilmişti. 

Bugün de cumhur ittifakına karşı çıkarak her fırsat ve şekilde baltalamak isteyenlere bakıldığında görülen fotoğraf; aynı zihniyetin ürünleri olduğunu göstermektedir.

¥

Oysa Birinci TBMM’yi zirveye taşıyan unsurlar arasında “ahlak, cihad ve helal lokma” başta gelen, olmazsa olmaz şartlardandı.

İstiklal mücadelemize, bir cihan yağmasından çıktıktan sonra başlamıştık. Eğer bu düsturlar olmasaydı, bitkisel hayattan asla çıkamazdık.

Ezcümle:

Cumhur ittifakına CHP zihniyetlilerin “olur” vermesi imkânsızdır ve tıynetleri bellidir. Rabbim bu zümreden ve onların kayıklarına binenlerin şerrinden milletimizi korusun.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle