--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cumhur İttifakı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Devlet-millet bütünleşmesinin adına icra edilen, Ak Parti-MHP ortaklık hareketinin adı, “Cumhur İttifakı” olmuş.

İstiklal Mücadelemizden bugüne değin, geçmişi hızlı bir şekilde film şeridi gibi gözümüzün önünden geçirirsek, “Cumhur İttifakı ismi oldukça manidardır.

Bunun üzerine bir başka isim pek yakışmazdı. Devlet-millet kaynaşmasını anlatan yegâne bir tespit olmuş.

İttihat ve Terakkicilerin, devleti ve milleti Haçlı Batı’ya peşkeş çekmesinden bu yana, ne devletimizin ne de insanımızın yüzü gülmemişti.

Seksen yıldır Anadolu böylesine yerli ve milli bir ittifak görmemişti. Doğrusu beklenen ve özlenen bir ittifak oldu.

Şimdi biraz gerilere, Birinci Dünya Savaşı sonrasında paramparça edilen topraklarımızı ve halkımızı yeniden bir ve beraber kılan, İstiklal Mücadelesindeki ittifak çağrılarına bakalım.

Bu çağrılar günümüz için de geçerlidir. Devlet ve millet olarak verdiğimiz İstiklal Mücadelemiz ciddi şekilde sürmektedir.

Bu mücadele, CHP ve onların kayığına binen “gayrimüslimlerle, müslim görünümlü zındıka komitelerinin”, çirkin muhalefetine rağmen ilerlemektedir.

……………….

Afyon mebusu Hoca Şükrü, Anadolu’da İstiklal Savaşı veren ordumuzu, Huneyn Savaşı’nda kâfirlere karşı cihad eden orduya benzetir ve şu ayet-i kerimeyi okur:

“Nusrat/yardım ancak aziz ve hâkim olan Cenab-ı Allah’ın fazl ve kereminden kullara ve milletlere ihsan buyurulur”. (Enfal 8/9-10)

Hoca Şükrü devam eder konuşmasına ve şöyle haykırır:

-“Binaenaleyh, hikmet-i İslamiye’nin koyduğu ölümsüz ilmi kurallardan biri de ‘Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven’. (Al-i İmran 3/159) ayetinin ifade ettiği yüce manadır ki, maddi sebepler ile manevi sebepleri bir arada elde bulundurmak, diğer bir tabirle, azm ile tevekkülün ikisini bir tutmak lazımdır”.

………………

İstiklal Mücadelemizin büyük isimlerinden Afyon Mebusu Hoca Şükrü’nün o gün deklare ettiği sözler, bugün “Cumhur İttifakının” temelini oluşturan maddi sebeplerle manevi sebepleri, aynı elde bulundurma ve tutma çabasıdır.

İki bin yıllık tarihimize bakıldığında en güçlü olduğumuz devirler, devlet ile milletin ittifak ettiği, bütünleştiği, kucaklaştığı; dışarıdan ve içeriden zuhur eden bütün fitne ve fesat hareketlerine karşı, güçlü şekilde durduğu dönemlerdir.

Hoca Şükrü’nün Salip (Haçlı) ordularına karşı cepheden cepheye koşan kahramanlarımıza hitabına devam edelim:

-“Akıtılan masum kanların, kirletilen, parçalanan Müslüman namuslarının, yıkılan mabed ve kabirlerin, söndürülen hanümanların/yuvaların, mesuliyet yükü altında düşmanın mahv ve nabud/yok olduğunu göreceğiz.

Mücadelemiz fisebilillahtır. Kelimetullahı yüceltmek için mallarımızı, canlarımızı, feda ediyoruz. Minarelere çan asılmak, Allah’ın ayetlerinin yerde sürünmemesi için savaşıyoruz. İlahi yardım hiç şüphe yok ki bize yönelmiş olacaktır”.

……………

Ezcümle: Bağımsızlığımız bu inanç ve azimle kazanıldı. Cephede silah ve iman birbirinden hiç ayrılmadı. Bugün de devlet-millet ittifakıyla yapılan mücadelemiz, aynı inanç ve imanla sürmektedir.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle