Çok dini bilgi insanı dindar etmez
Yazının başlığı Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez hocama ait.
Başta ben de olmak üzere, biz Müslümanların günümüzdeki en büyük açmazı, bu ifadede yatmaktadır.
Bir de din adına esip yağan; “Ayete, Hadise, Namaza, Hacca, Zekât’a ve diğer emir ve yasaklara karşı tezler üretip, İslam’ı yorumlayanlar var ki, Allah’a şükür onlardan değiliz.
Lakin mahallenin temiz olması için önce kendi evimizin önünü temizlemek kaidesine uyarsak, ilkin kendimize bakarak; “Hakikaten çok dini bilgi, insanı dindar etmeye yetiyor mu, yetmiyor mu” sorusunu sormalıyız.
•
Geçtiğimiz Perşembe akşamı, Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez hocam çeşitli medya kuruluşlarından isimlerle Kutlu Doğum etkinlileri çerçevesinde bir istişare toplantısı yaptı.
Her ne kadar gündem dışı sorulardan, Kutlu Doğum Haftası’nı konuşmaya sıra gelmediyse de yine de pek çok açıdan yararlı bir toplantı oldu.
Bazı sorgucuların, “Birlikte yaşama ahlakı” başlığını yok sayarak, “Bir ayrışmaya sebep olabilir miyim” maksatlı sorulara, Görmez hocam oldukça munis ve sabırlı cevaplar vererek, ayrılık beklentilerini boşa çıkardı.
Neyse ki, istişare toplantısının sonuna doğru Kutlu Doğum Haftası’nın içeriğine dönülebildi.
•
Malum bu yıl Kutlu Doğum Haftası’nın ana başlığı; “Hz. Peygamber (s.a.s.) Ve Birlikte Yaşama Ahlakı”.
Bırakalım gayr-i Müslimleri bir tarafa, maalesef daha çok tüm İslam ümmetinin muhtaç olduğu ve açlığını çektiği bir mesele.
Sanırım öncelikle biz Müslümanlar, Kelime-i Tevhidi tam idrak ederek, kendimizle birlikte yaşama ahlakını öğrenmeliyiz.
Birlikte yaşama ahlakının temeli; önce vicdanlarımızda, cüzdanlarımızda, nefsimizde, aklımızda ve duygularımızda bozuldu.
Yani Kelime-i Tevhid’ten kopan bir Müslüman’ın, kendisiyle barışık olması, “Birlikte yaşama ahlakına” sahip olması zordur.
•
Birlikte yaşama ahlakımız fertlerde bozulunca, haliyle evlerimizdeki ilişkilerimiz de zedelendi. Müslüman aile olarak evlerimizde birlikte yaşayamıyoruz ki, âleme nizam verelim.
Oldukça basit örneklerle kendimize ayna tutabiliriz.
Günümüz Müslüman ailelerin evlerinde aile üyeleri birbirleriyle 10 ila 15 dakikayı geçmeyen sohbetler yapabiliyorlar mı?
Birlikte sofraya oturup, yemek sonrası yemek duası yapabiliyor muyuz? Birbirlerine teşekkür edip, hak helali dileyen kaç aile bulabiliriz? Komşuları geçtim.
Net âyet ve hadislere rağmen, nefislerini Allah’a değil, duygularına esir etmiş kaç aile; anne, baba ve yakın akrabalarıyla iyi ilişkiler içerisindedir, kaç aile birbirleriyle dargın, yorgun ve kavgalı değildir?
Bugün ülkemizde bir araştırma yapılıp; “Miras yüzünden ne kadar Müslüman aile birbiriyle kavgalıdır” diye sorulsa? Çıkacak sonuç facia ölçeğindedir.
•
Velhasıl birlikte yaşamanın ahlakı aileden başlamalıdır. Ailelerdeki bu dengesizliğin sonucu Mehmet Görmez hocamın sözünde yatmaktadır.
“Çok dini bilgi, insanı dindar etmez”. “İslam amel dinidir, laf dini değildir”.







