--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cezayir’den Orta Afrika’ya

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Dün Fransa’nın Cezayir’deki katliamlarından söz etmiş ve bugün devam edecek demiştik.

Kendi “faşizmlerini” bir “hak” sayıp, başka ülkelere “özgürlükçülük” taslayan Fransızların, Cezayir’deki zalimlikleri bu kadar değildi.

132 yıl boyunca tüm siyasi ve kültürel faaliyetler yasaklanmış, hak talebinde bulunan binlerce Cezayirli hiçbir gerekçe gösterilmeden tutuklanmıştı.

Fransa’nın Cezayir halkına bunları yapmasındaki esas sebep; zengin petrol ve doğalgaz yataklarını, diğer batılı ülkelere kaptırmak istememesiydi.

Velhasıl, Cezayir bağımsızlığını ilan edene kadar, Fransızlar zalimliklerine hiç ara vermeksizin devamlı suçlu ürettiler.

Suçlu bulamadıkları zaman; “suç işlemeye meyilli” diye köyleri yakıldı, okulları kapattılar, camileri yakıp yıktılar.

Bu tahribatlar sırasında binlerce Cezayirli can verdi, ekili arazilerle yüzbinlerce hayvan telef edilerek, halk açlığa ve kıtlığa mahkûm edildi.

………….

Fransızlar; yaşlı, genç, kadın, çocuk demeden yaptıkları katliamlar sonunda, Cezayir halkının bağımsızlığına engel olamadı ve Cezayir bağımsızlığını ilan etti.

Tarih 1959 yılını gösterdiğinde, Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle, Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmada, Cezayir’in bağımsızlığını tanıdıklarını açıkladı.

Bu açıklamadan sonra Fransa’nın taşeronları iç kargaşaya devam ettilerse de 1962 yılında Cezayir’in bağımsızlığı kesinleşti.

Bağımsızlığını ilan edince her şey bitti mi? Bitmedi. Fransa’nın Cezayir’deki bilançosu çok ağırdı. 1.5 milyon Cezayirli hayatını kaybetmişti.

……………….

Buradan geçelim Orta Afrika Cumhuriyeti’ne.

Yazılı ve sözlü kaynaklarda Afrika’dan söz edilirken “Fransa Afrika” denilmesi bile Afrika halkına ve devletlerine bir ihanettir.

İster Mali ister Kongo ister Ruanda ve diğer komşu ülkeler olsun. Hangisini ele alırsak alalım, Fransa’nın zalimliği ciltler dolusu kitapları dolduracak boyuttadır.

Fransa geçtiğimiz yıl Mali’de büyük bir katliam yapmıştı. Olup bitenleri yerinde görmek için BM İnsani İşler Koordinasyon Bürosu Direktörü John Ging, Mali’ye gitmiş ve dönüşünde, New York’ta bir basın toplantısı düzenlemişti.

Johg Ging, Mali izlenimlerini anlatırken “Mali Krizi” diye söz etse de elbet bu bir kriz değil, resmen Fransa’nın bu ülkeyi işgaliydi.

Fransa’nın müdahalesi sonucu 170 binden fazla insanın komşu ülkelere kaçtığını, 260 bini aşkın kişinin de ülkede evlerini terk etmek zorunda kaldığını John Ging söylemişti.

Mali’nin kuzeyinde yaşanan açlık ve güvenlik sorunlarına işaret eden Johng Ging, 585 binden fazla kişinin acil yiyecek yardımına ihtiyaç duyurmuştu ve Türkiye dışında bir iki daha İslam ülkesi hariç kimseden ses çıkmamıştı.

Savaşın, açlığın, yoksulluğun giderilebilmesi için 153 milyon dolara ihtiyaç olduğu söylenmişti ve sonuçta “taahhüt” edilen miktar, 17 milyon dolarda kalmıştı.

Yazıyı bir soruyla bitirelim.

-“Fransa’daki terör olayına karşı bir araya gelen ülkeler ve liderler için acaba Afrika ülkeleri ve halkları ne ifade etmektedir?” 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle