Cendere
Bir düşünün, millet olarak kaç kere cendereden kurtardık yurdumuzu! CHP ve ortaklarının şerrinden mi kurtaramayacağız!
Bu hafta tanıtacağımız eser, Pınar Yayınları’ndan. “Gezi’den 16 Nisan’a, Düşünceden Siyasete” alt başlıklı “Cendere” isimli kitabın yazarı Ercan Yıldırım.
Batı ve içimizdeki uşakları her türlü yolla devletimizi ve milletimizi sürekli cendere altında tutarak; yer kürenin tek bağımsız İslam ülkesini parçalamak istemektedirler.
Bu cenderenin ana kolunun başında, Haçlı Batılının desteklediği içteki ve dıştaki terör örgütleriyle, CHP ve kayığındakiler bulunmaktadır.
Partilerin seçim çalışmalarını izliyorsanız, muhalefetin ne kadar iftira, yalan ve ihanet dolu kirliliklerle siyaset yaptıklarını görüyorsunuzdur.
Bu hal, ruh kirliliğinin yegâne göstergesidir. Ruh kirliliği, tüm insani organları kirletir ve zuhuru da sözlerde yerini bulur. Geçelim.
………………..
Euzübesmele çekmeyi bilen hiçbir normal insanın inanmayacağı hezeyanların sebebi; kendilerine güvenmedikleri için terör örgütlerinden yahut Haçlılardan medet ummalarıdır.
Ve bir de bu yaptıklarının adına “siyaset” demektedirler. Nasıl siyasettir ki, ellerinde ve dillerinde millete ve devlete karşı gösterebilecekleri makul tek icraatları bulunmamaktadır.
Neyse kitapta bu hususlara dair pek çok karanlık nokta aydınlatılmış. Sözü eserin sayfalarından sürdürelim.
“Biz ne zaman kendi bildiğimiz, öğrendiğimiz, bize özgü hayat tarzını yaşamaya başlarız, işte o zaman cendereden kurtuluruz.
Başkasından ve Batıdan yola çıkıp kendimiz olabileceğimiz zehabını savunanların cenderesinden çıkmak için kendimizde ama her anlamda kendiliğimizde kalmamız gerekir”.
……………….
Yazar kitabı hakkında da şunları söylüyor:
“Cendere tam da dünya sisteminin değiştiği, dönüştüğü zaman diliminde yazıldı. Uluslararası hesapların ülke içinde etkisini görmek, dünya sisteminin siyaset ve fikir hayatına çok daha yakından bakabilmek için Cendere bir rehber niteliğindedir”.
Evet, yeryüzünde kurulu devletler arasında esaret görmemiş, hiçbir ulusu da esareti altına almamış tek toplum ve devlet biziz.
Osmanlı döneminde de bugün de Anadolu; kuvvetin, iradenin merkezi olmuştur. Küfür ile İslam’ın arasındaki sınır burada çizilmiştir ve Haçlılar, paydaşlarıyla bu sınırı silmek istemektedirler.
Haçlılar bu sınırı yok ederek, ülkemizi ve milletimizi cendere altında tutma ve dahi pes ettirme mücadelesi vermektedir.
Böylesine açık ve her türlü çirkinliği fütursuzca sahneleyenler, elbette millet ve devlet bütünlüğümüzden derslerini alacak, her devirde olduğu gibi istiklalimiz Hilal’le sürecektir.
…………………
Ezcümle:
Vatanımızı, dinimizi, bayrağımızı, devletimizi ve milletimizi cendere altına almak isteyenlere mukavemet göstermek için “kendimiz” olmaktan başka çaremiz yoktur.
Bunun yolunu yazar kitabında şöyle izah etmektedir:
“Kendiliğimiz tarihi birikimimizde yatıyor. Malazgirt’ten bu yana tamamıyla İslam’ı referans alarak gaza metoduyla, kâfir ve kapitalizm dışı inşa ettiğimiz dünyayı yeniden kurabiliriz”. Gerisi kitapta.
Eser hakkında: Pınar Yayınları;
0212- 520 98 90







