--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Celaleddin Ökten ve Nurettin Topçu

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
2

Malum Pazar günü “Öğretmenler Günü” idi. Tatile denk geldiği için Pazartesi günü kutlandı.

Bu hususta lafı eğip bükmenin anlamı yok. Kitabın ortasından söyleyeyim de asıl meseleye döneyim.

Öğretmenler günü münasebetiyle dile getirenlerin tamamı dostlar alışverişte görsün cinsindendi. Çünkü bu mesleğin kutsallığı ne yazık ki, Kaf Dağı’nın ardına saklandı.

“Bu kadar da haksızlık etmemek lazım” diyenlere de şunu hatırlatayım.

Ne söyleyenler söylediklerine inandı, ne de dinleyenler duyduklarına inandı. Geçelim.

Öğretmen denilince iki ismin bilinmesi önerilir. Devletimize ve milletimize dair idealleri olan öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin, bu iki büyük şahsiyeti kendilerine rehber edinmeleri tavsiye edilir.

Birincisi Celaleddin Ökten, ikincisi Nurettin Topçu’dur. Elbet başka münevverlerimiz de var ama bu iki fedakâr muallimimizin hayatı ve mücadelesi, ideal eğitim modeline örnek olarak gösterilir.

Bu arada Celaleddin Ökten hocamızın 21 Kasım 1961 vefat yıldönümüydü. Onun ve Nurettin Topçu’nun ruhuna isteyenlerle birlikte birer Fatiha gönderelim. 

Celaleddin hocamızın hayatını buraya alacak olsam aylarca sürer. Ömrünü insana, eğitime, öğretime ve tabi bu ülkenin istiklali ve istikbali uğruna feda etmiş birisidir.

Şu kısa bilgiyi de kaydedelim.

Celâleddin hocamız, 17 Ekim 1951 tarihinde öğretime başlayan İstanbul İmam-Hatip Lisesinin ilk müdürü olmuştur.

Türkiye’nin dinî, ilmî, kültürel ve sosyal hayatında önemli yeri olan İmam Hatip Liselerinin kurulması fikrinin ilk sahibi ve ilk program yapımcılarındandır.

Nurettin Topçu da ömrünü ülkemize, insanımıza ve maarif davamıza feda etmiş bir öğretmenimizdir. Her iki hocamızın da hayatında asla para, makam, mevki öncelikli olmamıştır.

Sadece bu özellikleri onların büyük ve unutulmaz olmaları için yeterli sebeptir. Bu sebep üzerinden bugünkü eğitim sistemiyle bir kısım öğretmen, öğrenci ilişkilerine baktığımızda hepimizin başı yere eğilecektir.

Yanarım, yanarım da şu eğitim sistemi bir türlü memleketin ve milletin değer yargılarıyla adam gibi buluşamadı ve yüzü gülmedi ya ona yanarım.

Neyse sözü ehline, Nurettin Topçu’ya bırakalım da meramımızı o anlatsın.

-“Bize bir insan mektebi lazım!

Bir mektep ki, bizi kendi ruhumuza kavuştursun; her hareketimizin ahlaki değeri olduğunu tanıtsın; hayâya hayran gönüller, insanlığı seven temiz yürekler yetiştirsin; her ferdimizi milletimizin tarihi içinde aratsın; vicdanlarımıza her an Allah’ın huzurunda yaşamayı öğretsin”

-“Ders, Talebe, Muallim ve dar manada öğretim yeri olan Mektep! Bu dört duvarın hepsinin sağlam oluşu ile mektep ve maarif ayakta durur.

Öğretmen kutsal bir görevi yüklenmiş çile insanıdır. O nitelikli bir kişiliğe sahip olmak zorundadır.

Öğretmenler idealin ustasıdır, geleceği inşa ederler. Muallimlerin en mukaddes görevi, medeniyet kurucu bir nesil yetiştirmeleridir”.

 

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

O.U.

26 Kasım 2019 20:14

Kaleminize yüreğinize sağlık ,malesef şimdiki öğretmenler istisnalar hariç genelde sınıfta kalmıştır bu devirde manaya değer veren çocuklara mana ilmini aşılayan pek öğretmen kalmamış bir çoğu maddeci ve materyalist bu öğretmenlerin yetiştirdiği talebelerden malesef pek ümid yok.

ne fatihası?

26 Kasım 2019 02:45

Topçu, içkisi sigarası olmayan bir sosyalistti; hazetmem kendisinden.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle