--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çanakkale Geçilmezden Bugüne

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar”. Mehmed Akif

Bizim milletimizin çok büyük ekseriyeti Tevhid toplumudur. Tevhidi yaşamak için ise tefekkür şarttır.

Sağlam tefekkür için de geçmişi bilmek gerekir ki; “fikir, düşünce, zikir, şükür ve amel” birbiriyle kaynaşabilsin.

İşte iç ve dış terör odaklarının nefes kesmeden, Türkiye’ye ihanetlerinin altında yatan ana sebep; Tevhid sancağının milletimizin iman bağında yaşatılıyor olmasındandır.

Bir “Ezan Milleti” olarak bu topraklarda bin yıldır “Kelime-i Tevhid” adına nice destanlar yazılmış, nice badireler atlatılmış, yarım asra yakın istiklal mücadelesi verilmiştir.

Bu destanların en büyüğü de İslam ve İstiklal Şairimiz Mehmed Akif Ersoy’un, Çanakkale Destanı’dır.

Merhum Akif, Gelibolu’da şehid ve gazi olan en üst rütbelisinden en alt rütbedeki Mehmetçiğimize kadar her neferin yanındaymışçasına, onlarla birlikte cepheden cepheye koşmuşçasına, onların ruhlarının tercümanı olarak “Ezan Milletinin” destanını yazmıştır.

Malum bu yıl Çanakkale Savaşı’nın yüzüncü yılıydı. Haçlılar bundan yüz yıl önce, büyük bir ittifakla topraklarımızı bölüşmek üzere Çanakkale Boğazına dayanmışlardı.

Soru: “Yüzyıl önce memleketimizi ve milletimizi parçalamak için kimler kimlerle açık veya gizli ittifak oluşturmuştu”?

Bu sorunun cevabı içerisinde günümüze bakarak, ülkemizin ve milletimizin birliğine karşı oluşturulan ittifakları lütfen tarafsız bir gözle analiz edelim.

Soru: “Cumhurbaşkanı Erdoğan veya Ak Parti hükümetine karşı birlik oluşturan ve her türlü çirkinliği sergileyenlerin gerçek niyetleri, Erdoğan’ın ve Ak Parti hükümetinin İslam’a olan derin bağlılığı değil de nedir Allah aşkına”?

Bu sorunun cevabı için de memleketimiz üzerine kurulan oyunların yüzyıl öncesine gitmek gerekir. Çünkü Bizans ruhu, çirkin emellerine farklı şekil ve aktörlerle devam ediyor.

Birinci Dünya Savaşı’na bizzat katılan Filistin Müftüsü Emin el Hüseyin, Avrupa üzerinde savaş bulutları toplanmaya başladığı sırada, savaşın çıkarılmasını bir Haçlı tezgâhı olarak görür ve şöyle der:

Birinci Cihan Harbi, ne şunun, ne de bunun için yapılmıştır. Bütün hedef; Osmanlı Devleti’nin yıkılması, hilâfetin kaldırılması, Müslüman dünyasının başsız bırakılarak, parçalanıp paylaşılmasıdır.

Hristiyan devletler, İslâm memleketlerini bir daha toparlanamaz hâle getirmek ve istedikleri gibi işgal etmek, işgallerini sürdürebilmek, böylece oraları sömürmek, madenlerini, petrolünü ele geçirmek için bu savaşı başlatmışlardır”.

Şimdi Allah’ını, Peygamberini, kitabını velhasıl amentünün altı şartına tavizsiz iman eden herkese soruyoruz.

“Ülkemiz üzerindeki mevcut durumun yüzyıl önceki gaye ve hedef dışında bir farkı var mı? Bugün R. Tayyip Erdoğan’ın ve hükümetin duruşu olmasa, memleketin ve milletin hali nice olurdu acep?

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle