--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Büyük Taarruzdan bugüne

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
3

Büyük Taarruzun 99.yılı. Yüzüncü yıl diyelim.

Büyük Taarruz, Haçlıların 1683 yılından bu tarafa, sistemli şekilde sürdürdükleri savaşın son noktasıydı. Ya var olacaktır ya yok olacaktık.

Dünya devletleri içerisinde istiklallerini bizim gibi topyekûn kazanmış bir millet daha yoktur.

Varlıklarını ve bağımsızlıklarını; “vatanına, devletine, dinine, namusuna, bayrağına” sahip çıkarak koruyabileceklerine inanan ve bu inancını kaybettiğinde, her şeylerinin yok olacağını bilen tek millet yine bizizdir.

Genel adına “Sakarya Meydan Muharebesi” dediğimiz ama Eskişehir, Afyon, Kütahya, Aydın, Denizli, İzmir’e kadar uzanan sahadaki “Büyük Taarruz”, yediden yetmişe bütün bir halkın, canını savunma silahı olarak kullandığı bir zaferdir.

Bugüne el bebek, gül bebek gelinmedi. Büyük Taarruzu ve öncesini anlamak için 780 bin kilometrekarelik coğrafyamız ile Devlet-i Aliye zamanındaki 22 milyon kilometrekarelik gönül coğrafyalarımızdaki mezarlarda kimlerin niçin bekçilik ettiklerini araştırmak gerekir.

Sakarya’daki milletin nasıl bir millet olduğu o vakit anlaşılacaktır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın himmetleriyle nihayet coğrafyamızı vatan edinen ve bağımsızlığımızın teminatı olan büyük ruhlar ve zaferleri anlatılmakta ve anlaşılmaktadır.

İşte Malazgirt ve Ahlat’ta olduğu gibi. Yeterli mi elbet değil. Bu coğrafyanın her metrekaresi, “Sakarya meydan muharebesinde bağımsızlığımızı koruyun” diye emanet olarak veren büyük neslin evlatlarının şehitlikleriyle doludur.

Halen içte ve dışta verdiğimiz bağımsızlık mücadelemiz, o neslin evlatları tarafından muhafaza edilmektedir. Burada bir siteme yer vermeliyiz.

Elbet bu topraklarda bizden önce uygarlıklar yaşamıştır. Nice kavimler gelip geçmiştir, dünyanın pek çok yerinde bu böyledir.

Milattan önce veya sonra bilmem kaç bin yıllar önce kim, neci ve nasıl kimseler oldukları belli olmayan kavimlere ait olduğu iddia edilen bulguları, kılı kırk yararak ortaya çalışanlar, esas üzerinde yaşadıkları toprakların sahiplerinin mezarlarını bulup çıkarsalar ve tarihe emanet etseler olmaz mı?

Ahlât mezarlığının büyük kısmının “Ulema Mezarlığı” olduğu biliniyor. Sadece mezarlıklar değil, günümüzde vatanımızın mührü olan Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin ortaya çıkarılması ve restore edilmesi de bağımsızlığımızın tapusu olmaz mı?

Büyük Taarruzdan bugüne geldiğimizde o günkü millet ruhundan kimlerin kaldığına ve kimlerin sahip çıktığına bakmalı.

Allah’ın lütfu, millet iradesinin tecellisiyle şükür ki, “vatanımıza-devletimize- bayrağımıza-dinimize” sahip çıkan bir Cumhurbaşkanına, ittifaka ve hükümete sahibiz.

Bir de “Büyük Taarruzu” gerçekleştiren millet iradesine karşı duranlara, ihanet edenlere, küfredenlere, üzerinde yaşadıkları topraklara, içinde barınıp, beslendikleri, çalıştıkları milletine ihanet eden siyasetten ekonomiye, kültürden medyaya kadar çirkeflik yapanlara bakalım ve tanıyalım.

Ezcümle:

Bu toprakların hainleri hiç bitmemiştir, bitmeyecektir. Millet-devlet bütünlüğüne karşı her türlü ihaneti kendilerine vazife bilen ve imanları haline getirenler, amentü sahibi Sakarya ruhunun karşısında sonsuza dek kaybedeceklerdir.      

 

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

JO BİDEN

31 Ağustos 2021 15:44

BÜYÜK ZAFERİ 99 YIL ÖNCE AKP PARTİSİ VE ONA OY VERENLER YAPTI SANIRIM.. HAHAHAH..

Nerede

31 Ağustos 2021 11:32

ATATÜRK = 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI İNADINA ATATÜRK

Nahit sazoglu

31 Ağustos 2021 10:27

Kurtulus savasini demiryollariyla kazandik demiryollari toptan tufekten daha muhim bir emniyet silahidir ulkemizde ekonomik gelismeler ancak demiryollariyla olacaktir yolcu ve yuk tasimaciliginda demiryollaina donmeliyiz her ilimize hizli tren yapmaliyiz6

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle