Büyük Devlet Olma Bilincine Dönmeliyiz
Türkiye, taşıdığı mirasına sahip çıkarak, büyük devlet olmanın bilincini yeşertip, lideri Erdoğan’ın başkanlığında yola revan olmuştur.
Haçlı dünyanın dışarıdan, taşeronlarının içeriden ülkemize ve milletimize karşı kurduğu tüm ihanet kumpasları, bir bir bertaraf edilerek kervan ilerlemektedir.
Ülkemiz Başkan Erdoğan’ın hedefleri doğrultusunda milli rotasına oturup, milli kültürünü yeniden canlandırarak, çağımızın tekniği ve ilmiyle ağır sanayii ve tarımın kalkınmasına hız verilebilirse, büyük devletimize kavuşmamızın önündeki tüm engeller aşılacaktır.
Meramımızı daha iyi anlatması için yakın tarihin şahitlerinden, “Büyük Türkiye” tezinin sahibi ve savunucusu rahmetli Dündar Taşer’in şu ifadelerini paylaşayım:
“Çok büyük felaketler geçirmiş, çok feci belalara uğramış, bütün bunlara karşı çok üstün yaşama azmi, direnci göstermiş bir milletiz. Bu yaşama azmi, direnci, bizim geleceğe ümitle bakmamızı emreder”.
¥
Başkan Erdoğan’ın; “Bayrak, Millet, Devlet, Vatan ve Din” başlıklı beş vazgeçilmez ilkesini halkımız çok iyi anlamakta ve ardında durmaktadır.
Esas anlaması gerekenler, devletin çeşitli kademelerinde görev alan en küçük memurdan, en yüksek mevkideki memura kadar çalışan insanlarımızdır.
Bu çalışanlar, “Millet devlet kavramında erimiş lider Erdoğan’ın”, milletimize olan sadakatinin aynısını göstermek mecburiyetindedirler.
Milletimizin beklentisi bu yöndedir ve asla mazeret kabul etmemektedir.
Bunları elbet bir masa başında yazıyoruz ama sağduyu sahibi halkımızdan duyduklarımızı, gördüklerimizi ve ne kadar samimi olduklarını aktarıyoruz.
“Devlet ve millet kavramında erimiş Erdoğan’ın” düşüncesini, derdini, çalışmasını ve dünya ile mücadelesini doğru okuyabilen herkes, şu hakikati kabul etmektedir.
Erdoğan yıllardır Haçlılar ve içimizdeki beslemelerine karşı verdiği mücadeleyle; beli bükülmüş, ihtiyarlığa ve muhtaçlığa itilmiş devletimizi ayağa kaldırmaya çalışmaktadır.
Bu azmi, gayreti, niyeti, samimiyeti, mesaiyi anlamak, idrak etmek ve sahiplenmek; ehli vicdan, ehli iman, ehli namus ve bütün bunların toplamında, amentüsü sağlam her insanımızın üzerine dünyevi ve uhrevi vazifedir.
¥
Yalnız yukarıdaki ifadeler şöyle anlaşılmasın.
Bakanların, ilgili kurum ve kuruluşların icraatları eleştirilmeyecek, üstü örtülecek, susulacak, konuşulmayacak gibi bir suskunluk ve teslim olmuşluk asla mümkün değildir.
Yanlışlar, hatalar, eksiklikler, nemelazımcılıklar, ihanetler ve devletin işleyişine çomak sokan bilumum hal ve hareketler, elbet yazılacak, konuşulacak ve devletin işleyişine faydalı olunacaktır.
Ayrıca Başkan Tayyip Erdoğan, yazılı yahut sözlü olarak yağ çekenleri, çalışıyormuş gibi gözüküp çalışmayanları, lüzumsuz ve abartılı iltifat edenleri hiç sevmez ve üstünü çizer.
MSP, MTTB, Akıncılar, Refah ve AK Partiden başlayarak, belediyeden cumhurbaşkanlığına kadar çizdiği siyasetçilerle bürokratlara baktığımızda görülen odur ki, büyük çoğunluğu bu yüzden minder dışına itilmiştir.
¥
Ezcümle: Yaklaşık ikiyüz yıldır mecrasından çıkmış su misali, çamurlara bulanan devletimiz, tarihi yatağına girecek ve elbette engin denizlere erecektir.







