Bursa Üsküp’e, Üsküp Bursa’ya Kardeştir
Balkanlar’da Bursa’ya benzemeyen şehir yok gibidir. Bunların içerisinde en çok da Üsküp benzer. Bursa’yı kuran iradenin sahipleri Üsküp’ü de kurmuştur çünkü.
Yahya Kemal Beyatlı da bu benzerliği şiiriyle anlatır:
Üsküp ki Yıldırım Beyazıt Han diyarıdır,
Evlad-ı Fatihan’a onun yadigârıdır.
Firuze kubbelerle bizim şehrimizdi o;
Yalnız bizimdi, çehre ve ruhiyle bizdi o.
Üsküp ki Şardağ’ında devamıydı Bursa’nın.
Bir lale bahçesiydi dökülmüş temiz kanın”.
Yine Yahya Kemal’e uğrak vuralım.
“Üsküp’te doğmasaydım yanardım. Bursa’yı da pek severim. Bana ‘Üsküp’te mi veya Bursa’da mı doğmak isterdin’ deseler, Bursa’yı isterdim. Fakat Üsküp’ü de arzu ederdim”.
Tabi artık ne Yahya Kemal’in ne de Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Bursa’sını bulmak mümkün değil.
Yalnız bu arada şu hakikati de kaydedelim. 10 yıldan bu yana Bursa Büyükşehir belediyesi ve merkez ilçe belediyeleri, Bursa’nın tarihi dokusunu koruyabilmek ve yeniden inşa edebilmek için olağanüstü gayret sarf etmiş ve bu işi en güzel şekilde başarmışlardır.
•
Bursa’yı sevmek için önce Osmanlı’yı, Osmanlı tarihini sevmeyi, Osmanlı ruhunun sahip çıktığı değerleri benimseyip sahiplenmesi gerekmektedir.
İşte o zaman Bursa’da bir tarih ve medeniyet tüneline girerek, geçmişe yolculuk edebilirsiniz. Hele bu yolculuk, bir de Ramazan ayında ise daha anlamlı olmaktadır.
Yalnız sokaklardaki ve caddelerdeki edebe mugayir görüntülere aldırış etmeden, günlük hayatın koşuşturmasına dalmadan, atalarımızın ne dediklerinin ne yaptıklarının ve ne murat ettiklerinin izi takip edildiğinde, Osmanlı’yı kuran şehir Bursa anlaşılabilir.
Günümüz Bursa’sında bilinen ve bulunan Osmanlı eserleri dışında bir de Ahmet Vefik Paşa gibi batılılaşma sevdalılarının, “modern şehircilik” hevesi ile yıktırdığı tarihi eserler varmış ki, onların sayısının mevcutları ikiye katlayacağı söylenmektedir.
Tabi bir de depremlerin yıktığı tarih var. Özellikle 1855 yılındaki büyük deprem, şehirde çok büyük yıkımlara sebep olmuş.
Bursa Osman Gazi oğlu Orhan Gazi’nin şehri olmakla birlikte, büyük depremden sonra Abdülmecid’in şehri olarak da bilinmektedir.
Bu sebeple denilir ki, “Bursa; deprem, yangın, sel baskını ve insanların tahribinden sonra Abdülmecid döneminde yeniden ihya edilmiştir”.
•
Bursa kıskanılan bir şehirdir. Bursa üzerine kalem oynatan her insan, Bursa’yı en güzel kendisinin yazdığına ve anlattığına inanır, bu yüzden de Bursa konusunda iddialı olmamak gerekir.
Bursa hanlarını, çarşılarını ve kısa tarihini kitaplaştırmış birisi olarak, şahsen benim bir iddiam yoktur. Bu sebeple işi ehline bırakayım ve yazıyı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Bursa sevdasıyla bitireyim.
“Yeşil türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur’an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle”.







