--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bursa Ulu Camii’nde Teravih

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bursa’nın övülen ve sevilen çeşitli isimleri vardır ama en yakışan ismi, “Osmanlı’yı Kuran Şehir”dir.

Bursa’ya ilk gelen seyyahlardan birisi İbn-i Batuta’dır ve henüz geldiğinde Ulu Camii yoktur.

Ulu Cami’ye geçmeden önce İbn-i Batuta’nın anlattığı Bursa’yı kısaca hatırlatalım.

Seyyah şöyle anlatır.

“Bursa’nın hâkimi Osmancıkoğlu İhtiyarü’d-din Sultan Orhan Bey’dir. Bu hükümdar, Türkmen padişahlarının en ulusu olduğu kadar, toprak, asker ve varlık bakımından da onların en üstünü bulunmaktadır.

Hâkimi olduğu yüz kadar kale vardır ki, çoğu zamanını bunları dolaşmakla geçirir ve her kalede bir süre kalarak durumlarını anlamak, noksanlarını tamamlamakla meşgul olur.

Denildiğine göre, hiçbir şehirde, hiçbir suretle bir aydan fazla oturmaz, aralıksız olarak kâfirlerle savaşı sürdürür, onların kalelerini bir bir kuşatarak ellerinden alırdı.

Bursa’yı Rumların elinden alıp Müslümanlara açan babasıdır. Kabri, kendi adına yapılan mescitte, eskiden Hıristiyanlara ait olan bir kilisede bulunmaktadır”.

İbn-i Batuta’nın o günkü Bursa intibaları böyle. Şimdide kısaca Ulu Cami’ye bakalım.

…………….

Ulu Camii; Yıldırım Bayezid, Emir Sultan, Somuncu Baba, Mevlid yazarı Süleyman Çelebi ve Üftade Hz.leri demektir. Ve Evliya Çelebi’ye göre Ulu Camii, Bursa’nın Ayasofya’sıdır.

Ulu Camii, Osmanlı Devleti’nin dördüncü hükümdarı Yıldırım Bayezid tarafından mimar Ali Neccar’a 1396-1399 yılları arasında inşa ettirilir.

Rivayete göre Sultan, Niğbolu Zaferi öncesinde savaşı kazanmak için Allah’a yalvarır ve 20 cami yaptırmayı adar.

Zaferden sonra damadı Emir Sultan, 20 cami yerine 20 kubbeli tek bir cami yaptırabileceğini söyler ve Ulu Cami’ye karar verilir.

Cami, zaferden elde edilen ganimet ile yapılacaktır ama fetret devrini başlatan 1402 Ankara savaşı sonrası caminin başına çeşitli felaketler gelir.

Bu kısmı geçelim. Bayezid’in oğlu I. Mehmet, 1421 yılında camiyi yeniden onartarak ibadete açılmasını sağlar. Tabi bu tarihten sonra da çeşitli deprem ve yangınlar görür.

2215 metrekare alan kaplayan Ulu Cami, her biri dörder kubbeli 5 bölümden oluşmaktadır.

Caminin içindeki şadırvan ve duvarlarında yer alan hatlar, Camii’nin ululuğunu anlatmaya yeter özelliklerdir.

Caminin içerisinde 21 hattat tarafından yapılmış 45 levha, 87 duvar yazısı ve Kâbe’nin örtüsü bulunmaktadır.

Namaz kılınan alan olarak Osmanlı eseri camiler içerisinde en büyüğüdür. Ulu Camii, bazı din büyüklerine göre İslam’ın 5. en yüksek mertebesindeki ibadethane olarak kabul edilmiştir.

Ulu Cami’de ilk namazı Somuncu Baba kıldırmış, ilk cemaati ise Emir Sultan, Molla Fenari, Yıldırım Bayezid, ilk imamı Mevlid yazarı Süleyman Çelebi, ilk müezzini de Üftade Hz.leri olmuştur.

…………

Rabbim nasip etti bu Ramazan ayının ilk teravihi Ulu Camii de nasip olunca bu bilgileri paylaşayım istedim. 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle