Bu Seçim Bir Asırlık Haçlı Vesayetinden Kurtulma Seçimidir
Ülkemizin bir asırlık en büyük problemi, içerideki ve dışarıdaki Haçlı zihniyetinin, “Hilal’e” olan kindarlığından kurtulamamasıdır.
AK Parti, milletimizin büyük ekseriyetinin desteğiyle, 13 yıldır devletin kılcal damarlarına kadar girip, milletin ekonomik ve kültürel kodlarını, Haçlı zihniyetine göre dizayn eden Müslüman düşmanı çevrelerle mücadele etmektedir.
Bu seçim; Musa (a.s.)’ın yanında olma seçimidir.
Bu seçim; Yusuf (a.s.)’ın yanında olma seçimidir.
Bu seçim; Nuh (a.s.)’ın gemisine binenlerle, binmeyi reddedenlerin seçimidir.
Bu seçim; sadece Türkiye’nin değil, bütün bir İslam dünyası ile dünyanın diğer ülkelerinde yaşayan fert fert her Müslümanın seçimidir.
•
Türkiye tüm İslam âleminin kızıl elmasıdır.
İçimizdeki ve dışımızdaki Haçlı uşaklarının, ne zaman nerede kuracakları belli olmayan tuzaklarına karşı mücadele edebilecek tek Müslüman topluluk ve devlet Türkiye’dir.
Bu sebeple 7 Haziran’daki seçim, AK Parti’nin iktidara taşınma seçiminden ziyade, Müslüman âleminin yeryüzündeki varlığının, “ezilen ve sömürülen tolumlar profilinden” çıkarak, esas olması gereken yerinde, “ezmeyen ve ezdirmeyen” sınıfta olması seçimidir.
Bu seçim; Haçlı zihniyetini onaylayanlar ile Hilal’i sahiplenenlerin seçimidir.
Bu seçim; devlete ve millete karşı işlenen terörü, gaspı, vahşeti, ihaneti destekleyen malum medya ile tüm bunların karşısında duran vakarlı medyanın seçimidir. Bu seçim;
“Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli”. seçimidir.
•
Söz Hilal ve Haç üzerine gelmişken, Üstad Necip Fazıl’ın 1968 yılında yaptığı bir hasbihalden şu satırları aktaralım.
“Yıldızı hilalden kesip koparmak isteyenler, Garplı anlayışıyla hak ve hukuk ölçülerine riayet etmeyi kabul ediyorlarsa, gitsinler, kendilerine başka bir vatan tedarik etsinler ve (uygarlık)larıyla (özgürlük)lerini orada göstersinler!.
Bu zamana kadar Müslümanlık canibinden böyle bir hitaba hedef tutulmayan bu baylara ihtar:
Bu vatan, daha niceleriyle ve gönüllerdeki asli manasıyla sadece Müslümanlarındır!.
Küfür, onun içine, bir yanaşma gibi hulûl edip, yavaş yavaş, horozlana horozlana, birdenbire ev sahibi kesilmiş ve gerçek ev sahiplerini bodruma, kendisini de kabul salonuna yerleştirmiştir”. (B.D Yayınları Hitabeler).
•
Devletimize ve milletimize iç ve dış ihanetlerin bu kadarı yeter. Halkımız 7 Haziran’da Hilal’ine yine sahip çıkacak ve onun dalgalanmasını durdurmayacaktır.
Çünkü Hilal dalgalandıkça; Kur’an okunacak, ezan susmayacak; tek devlet, tek bayrak, tek vatan, tek millet” düsturumuz, birliğimiz ve dirliğimizin teminatı olacaktır.
Sözü yine üstadla bitirelim.
“Bu davada bütün dünya düşmanımızdır! Onları Yahudi, Mason, Dönme, Komünist, Emperyalist, İlerici, Devrimbaz diye saymaya ne hacet!..
Bütün Allah ve Peygamber düşmanları düşmanımız”!..







