--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu Ramazan’ımızda Gül Soldu

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Yıllar var ki, şu mübarek Ramazan ayına; fitnesiz, fesatsız, kavgasız, kargaşasız giremedik.

Eski adıyla kartel medyası, şimdiki adıyla Doğan medyası, senelerdir Ramazan-ı Şerif’e girerken mutlaka topluma fitne ve nifak salar, ardından da Ramazan boyunca bu hasletlerini de sürdürürlerdi.

Yine sahnedeler. Bu sefer malzeme bizden. Milletimizin inandığı ve güvendiği ama hayal kırıklığına uğradığı Abdullah Gül’ün adamlarından.

Hayret! Abdullah Bey öyle bir durum sergiliyor ki, sanki hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi ya da bu ülkede yaşamıyormuş gibi sakin sakin olup bitenleri seyrediyor.

Abdullah Gül, Müslüman mahallede yetişmiş, Müslüman kuruluşlarda ve teşkilatlarda hayatını kazanmış, milletimizin sevinç gözyaşlarıyla Cumhurbaşkanı olmuş birisidir.

Peki, Abdullah Gül adına kitap yazan ve Gül’ün de haberinin olmaması düşünülmeyen bu kitabın yazarı, acaba hangi mahallede yetişmiş ve nereye kime hizmet etmektedir.

Maalesef saflık yine bizim mahalledekilerde. Sayın Gül’e bir günden bir güne çıkıp da kimse şunu sormadı:

“Ey Sayın Gül, bu kadar yıldır köşkte kaldın, yanında yörende seni buraya taşıyan insanlardan kaç kişi var?”

Bu soru, aman “gürültü patırtı” çıkmasın, aman “şöyle böyle olmasın” diye sorulmadı. İşte buyurun fatura ne zaman ve nasıl ortaya çıktı.

Mübarek Ramazan-ı Şerif’e böyle mevzularla mı girmeliydik. Hem de böylesine kritik günlerde. Bari şimdi bir soru soralım:

“Sayın Gül, danışmanınızın yazdığı kitaba, neden sizi yukarıya taşıyanlar inanmıyor da değer yargılarımıza düşman olanlar destek veriyor?”

Kişisel olarak Abdullah Gül’ün samimiyetinden umudumu, gezi olaylarına verdiği anlamsız destekten sonra kaybetmiştim.

Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu bir sırada, tam da memlekette dengelerin değiştiği ve istikrarın yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde, böyle bir kitapla çıkış yapmak, Allah aşkına nasıl bir iyi niyetle karşılanabilir?

Önceki gün bizim yayın kurulu toplantısında da konu uzun uzun konuşuldu.

İcra Kurulu Başkanımız Mustafa Karahasanoğlu; “Kişinin ayinesi danışmanıdır” diyerek üzgün ve kırılgan ifadeler kullandı.

Hasan Karakaya da dünkü yazısında düşüncelerini dile getirmişti.

Hasan Aksay ağabey de oldukça şaşkındı. “Abdullah Gül bu kadar değişmiş olabilir mi”? diye hayretini dile getirdi. Geçelim.

Vakit mübarek Ramazan’dır. Vaktin sahibine sığınarak, Abdullah Gül ve arkasındaki bu taifeyi, Hakk’ın “adaletine”, milletimizin “vicdanlarına ve unutulmamak üzere hafızalarına” havale edelim ve Peygamberimizin bir Hadis-i Şerifiyle yazıyı bitirelim.    

“Muhammedin canı elinde olan Allah’a yemin ederim ki mü’min, altın parçasına benzer; sahibi ona körükle üflese bile değişmez ve azalmaz. (Ahmed b. Hanbel, Müsned II. 199)

Fitne ve fesattan uzak bu mü’minlerden olmamız dileğiyle hayırlı Ramazanlar.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle