--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu bir mümin kâfir mücadelesidir

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Rabbim devletimize, milletimize ve cephede vuruşan Mehmetçiklerimize Hızır (a.s.)’ı yoldaş eylesin. Âmin.

Hiç kimse, hiiiç lafı eğip bükmeden, apaçık şekilde söylemelidir ki, sınırımızdaki operasyon, bir “Mümin kâfir mücadelesidir”.

Aziz devletimizin ve ordumuzun karşısındaki güruhlara bakıldığında, hangi örgütler ve destekleyenleriyle savaştığımız meydandadır.

Hangisinin topraklarımız üzerinde zerre hakkı ve hukuku vardır?

Deniz aşırı ülkelerden kâfirler topluluğuna silah veren büyük şeytan Amerika, hangi haklı gerekçelere silah ve para yardımı yapmaktadır?

Türkiye düşmanlığında birleşmiş bütün terör örgütlerine kucak açan, silahlandıran, paraya boğan Avrupa Birliği ve ABD, bu yardımları dostluk adına mı yapmaktadır?

Ortada açık ve seçik bir Haç ve Hilal Savaşı vardır. Aziz vatanımız “Hilal” toprakları üzerinde kurulmuştur. Dolayısıyla Haçlıların husumeti ezelidir.

Bu yüzden terör destekçisi devletlerle, o ülkelere içimizden destek veren yahut sessiz kalan siyasiler, sivil toplum örgütleri, medya kuruluşları, v.s. kimler ve hangi kesimlerse, kartlarını açık oynamalı; devlet düşmanlıklarını, millet düşmanlıklarını, din düşmanlıklarını, ilan ederek, mertçe tavırlarını ortaya koymalılar.

Bilenler bilir bilmeyenler için hatırlatma yapalım. Kâfir denilince bir çeşit sınıf anlaşılabilir. Öyle değil, çeşit çeşit kâfir tipi vardır.

Tabii bir de kâfirlerden daha ziyade ve tehlikeli olan esas münafıklar vardır ki, kâfirlerden daha feci ve daha fazla tehlikelidirler.

Kâfiri bilir ve tanırsınız, yalnız münafığı bilmeniz ve tanımanız imkânsızdır. Sofranızda oturur, işinizde çalışır, hatta namazda bile omuz omuza durabilirsiniz, acılarınızı paylaşır, sizden daha şiddetli terörü ve terör sevicileri lanetler ama bir bakarsınız, tıynetlerinin gereği onların safına geçivermişler.

Kâfir çeşidi bol demiştik. Bu konuda en güzel sınıflamayı, Üstad Necip Fazıl, “Mümin-Kâfir” isimli tiyatro eserinin ilk sahnesinde şöyle anlatır:

Mümin- Siz kimsiniz?

Kâfir- Sizce Kâfir!

Mümin- Ne istiyorsunuz?

Kâfir- Sizinle konuşmak…

Mümin- Sebep?

Kâfir- Bakalım kim kimi mat edecek?

Mümin- Buyurun, şu iskemleye oturun. Ben bu zamana kadar altı türlü kâfir gördüm:

Topyekûn bütün dinleri ve Allah’ı inkâr edenler… Allah’ı kabul edip Peygamberlerini inkâr edenler… Allah’ı kabulle bazı Peygamberleri inkâr edenler… Müslümanlığı kabul eder gibi olup onun bazı emirlerine ve yasaklarına itiraz edenler… Müslümanlığı sözde kabul edip onu bu asra göre yenileştirmek ve değiştirmek icap ettiğini iddia edenler… Müslümanlık iddia edip onu başka türlü göstermek isteyenler… Siz bunlardan hangi zümreye mensupsunuz?

Kâfir- A, bunların hepsi sizce kâfir mi?

Mümin- Hepsi!...

Kâfir- Ben sırasına göre bunlardan ayrı ayrı hepsine ortağım!

İşte ülke olarak biz de Üstadın saydığı her türden kâfirler topluluğuna karşı mücadele ediyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle