Bizi Kim Bile Kim Haberdar Ola
“Bilenlerin unuttuğu ve terk ettiği beni kim bile kim göre ay oğul! Siz de kimsiniz, ne istersiniz benim gibi garip bir ihtiyardan”?
Kastamonu’nun dış mahallelerinin birisinde yaşayan ve üç kızı tarafından yalnızlığa terk edilen 80 yaşındaki bir ninenin, Deniz Feneri gönüllülerine hitabı böyle olmuş.
Yıkık dökük de olsa başını sokacak kadar bir evi olan ama içerisinde eşyası bulunmayan, olanların da işe yaramadığı ninenin imdadına, Deniz Feneri yetişmiş ve nineyi sıcak bir yuvaya, sıcak bir çorbaya kavuşturmuşlar.
“Beni kim bile kim göre” diyen sadece ninemiz değil, daha nice insanlarımız var. Bu imdatları duyan Deniz Feneri, Kastamonu’da ihtiyaç sahibi 1000 aileye giyim ve gıda yardımında bulunmak üzere “Geçici Giyim Mağazası” açtı.
Biz de hafta sonu bu mağazanın açılışındaydık ve yardımları yerinde izledik.
•
Dün de yazdığım gibi önce Tokadi Hayreddin Hz.lerine uğrayıp selamımızı verdik, ruhu şeriflerine Fatiha’mızı sunduktan sonra Şeyh Şaban Veli Hz.lerine varmak üzere yola koyulduk.
Edep ehli büyükler der ki;
“Bir şehre varınca ilk önce oranın manevi büyüklerini ziyaret edin”.
İşte bu tavsiye üzerine öyle yaptık ve Şeyh Şaban Veli Hz.lerini ziyaret edip, selamımızı ilettik, Fatiha’mızı gönderdik.
•
Kastamonu orta halli bir şehir, ne mütedeyyin zengini; “Ben varlıklıyım” diye övünür ne de fakiri; “Ben açım” diye feryat eder.
Maharet, bu hali keşfedebilmek ve varlıklı kişilerle, fakir kişiler arasında hayır köprüsü kurabilmektir.
İşte Kastamonu’da Deniz Feneri adına bu köprüyü kuran derneğin temsilcisi gönül insanı Halit Bitkin’dir. (soyadıyla tam tersine zımba gibi birisi) kendisine bu işi dert edinmiş, gece gündüz yüz güldürmek için koşuşturup durmaktadır.
Biz de bu koşuşturmaya şahitlik ettik. Kastamonu’nun merkezinden ve köylerinden tespit edilen 1000’i aşkın ihtiyaç sahibi insanımız, Deniz Feneri geçici giyim mağazasından ücretsiz giydirildi. Sadece giysi verilmedi, kuru gıda yardımında da bulunuldu.
Kastamonu’nun en mahrum yerleşim yerlerinden birisi de “Boyalı” diye bilinen belde imiş. Bu beldeden de ihtiyaç sahibi öğrenciler tepeden tırnağa giydirildi.
Deniz Feneri’nin bu hayır çarşısı, ihtiyaç durumuna göre çeşitli şehirleri geziyor. Bir de daimi hayır çarşıları var.
•
Ekibin birisi Kastamonu’da çalışırken, bir diğer ekip de Urfa yollarındaydı. Hem kamptaki Suriyeli mültecilere hem de Suriye içindeki mazlumlara, başta un olmak üzere gıda yardımı yapmaktaydı.
Bu faaliyetler, “şeytan tavlamakla meşgul” olan haber kanalları ile internet siteleri ve gazetelerinde yer almadığı için faaliyetleri yerinde görenler oldukça şaşırıyorlar.
Görüldüğü gibi iyilikleri durdurmak mümkün değil. İyilerden yana olmak bir nasip işidir.







