Bizi ilgilendiren II. Abdülhamid Han’ın şahsi manevisidir
Bizi ilgilendiren II. Abdülhamid Han’ın şahsi manevisidir.
Devletimize, milletimize, dinimize olan hizmetleriyle, Yahudilerin tekelinde tuttuğu Haçlı Batı’nın yıkmak istediği Devlet-i Aliye’yi, 33 yıl ayakta tutması ve topraklarımızı teslim etmemesidir.
Bunun dışında ne evlatları ne torunları ne torunlarının torunları ve ne onların torunları, ne de gelinleri, gelinlerinin gelinleri asla ilgilendirmez ve ilgilendirmemeli.
Bir kimsenin II. Abdülhamid’in torunuyum diyebilmesi için öncelikle Abdülhamid Han’ın inanç ve iman değerleriyle bütünleşmiş olması ve sahiplenmesi gerekir.
Eğer masum Sultan’ın haremine dair yazacak ve konuşacak olursak ki, yanlış olur, o vakit çok şey yazmamız ve konuşmamız gerekir.
Cennet Mekân, devleti Yahudilerden kurtarmak, devletin ekonomisini düzeltmek isterken, aile fertlerinin israfından da kendisini kurtaramamıştır. Dahası da var. Geçelim.
¥
Meseleden haberdar olmayanlar için küçük bir hatırlatma yapalım.
II. Abdülhamid Han’ın torununun hanımı falan kişiyle, filan kişiyi ziyaret etmiş. Yani Abdülhamid Han’a “Kızıl Sultan” diyen zihniyetlileri ziyaret etmiş.
II. Abdülhamid Han’ın, Yahudilerin toprak istemesine aracılık edenlere söylediği bir söz vardır.
-“Herkes meşrebindeki, karakterindeki insanlarla bir olur, Yahudilere güvenmiyorum size neden güveneyim”.
Elbet her kişi meşrebindeki, karakterindeki, neye nasıl inanıyorsa, inancını paylaştığı kimselerle beraber olur. Bu teyzenin beraberliği Abdülhamid Han’ı temsil etmez.
Ayrıca torunlarının, torunlarının, torunları yüzünden, başta Cumhurbaşkanımız Erdoğan olmak üzere memleket ve millet olarak yorulduk ve sıkıldık.
Suyunun suyu torun mu olur Allah aşkına. Önüne gelen Abdülhamid’in torunuyum diyor. Yeter artık! Torunuyum diyenlerin hepsi birbiriyle kavgalı.
Abdülhamid Han’ın şahsi manevisine olan bağlılığımız, saygımız ve sevgimiz yüzünden bir şey demiyor ve ses çıkaramıyorsak, bunun da bir sınırı vardır beyler bayanlar!
¥
Ayrıca II. Abdülhamid Han’ın, saray defterine kayıtlı hiçbir torunu yoktur. Saray defterine kayıtlı en son isim, son Padişah Vahdettin’in ve ressam Abdülmecit’in torunu Fatma Neslişah Sultan’dır.
3 yaşında iken, 3 Mart 1924’te çıkarılan 431 sayılı kanun gereğince sürgüne gönderilmiştir. Ailesi sürgünün ilk yıllarının Fransa’nın Nice şehrinde geçirmiştir.
Geçen yıl o şehre gittim. Çok güzel bir sahil şehri! Neslişah Sultan burada lise öğrenimi görmüş, çocukluk ve gençlik yıllarını Fransa’da geçirdikten sonra ailesiyle birlikte Mısır’a göçmüş.
1940 yılında Mısır’ın son hıdivi Abbas Hilmi Paşa’nın oğlu Prens Muhammed Abdülmunim ile evlenmiş.
Bu evlilikten Abbas Hilmi ve İkbal adlı iki çocuğu dünyaya gelmiş. Umarız Neslişah Sultan’ın torunları yoktur.
¥
Ezcümle:
Bizi II. Abdülhamid’in kendisi dışında hiçbir aile ferdi ilgilendirmiyor. Zaten birçoğu da Abdülhamid Han’ın ideolojisiyle barışık değil. Gölge etmesinler ihsan istemiyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hiçbir vatandaşımızdan farklı değillerdir.







