--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir Tuşla Kadir Gecesi Kutlaması

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Kolay Müslümanlık hepimizin işine gelmekte. Zahmetsiz, emeksiz bir dini, kim olsa yaşar. Biz de öyle yapmaktayız.

İnternet aracılığıyla çeşitli şekillerde çoğalan iletişim araçlarının arttığı şu günlerde; gözle, elle, dille fiziki olarak yapacağımız tebrikler, ziyaretler, kucaklaşmalar, buluşmalar, yerini cep telefonlarının tuşlarına ve ekranlarına bıraktı.

Dini ve milli değer yargılarımızın bizi bir araya getiren ne kadar insani ve İslami emir ve tavsiyeleri varsa, parmak uçlarımızla tuşlar arasında sıkışıp kaldı.

Otururken, yürürken, yatarken, yerken, içerken; üzerimize farz, vacip ve sünnet olan ibadetlerimiz, cicili bicili laflara kurban gitti.

Yazdıklarımızı gönlümüzün değil, nefsimizin istediği insanlara gönderip, vazifemizi yerine getirmenin keyfini çıkarmaktayız.

Oysa bu durum, kendi kendimizi ne kadar yalnızlaştırdığımızın resmi belgesidir.

…………..

Daha 25 yıl evveline kadar hayatımızda olmayan ama 20-25 yıldır olmazsa olmazımız haline gelen teknolojiyi, doğru ve yerinde değerlendirmeyip, gaye ve hedef dışı kullanınca yalnızlığın girdabına düştük.

Yine daha birkaç yıl öncesine kadar “Yalnızlık Allah’a mahsustur” diyerek, bırakın aynı şehirde yaşadığımız yakın uzak komşu ve akrabaları ziyaret etmeyi, memleketteki yakınlarımıza gidip gelmekteydik.

Şimdi işin kolayı ve suyu çıktı. Bir tuşla önemli geceleri ve bayramları kutlayıp, kendi özelimize çekilir olduk. Bu bir şikâyet değil, halimizi paylaşmaktır.

“Aynı gök kubbenin altında yaşayan bizler” diye başlayıp; kardeşliğe, barışa, sevgiye yol veren konuşmalarımız, şimdi aynı çatı altında yaşayan ailelerde bile kalmadı.

Aynı duvarlar içinde oturan aile üyelerinin birlikte geçirdikleri saatler kısıtlı hale geldi, bu saatler de maalesef yine cep telefonları ve diğer iletişim araçlarına esir düştü.

………………

“Bizler bir lokma ekmeği ikiye böler, mahallemizde bir tek aç komşumuz kalmaz, misafirsiz iftar yapılmaz” gibi söylemlere artık “inanılmayan gülümsemelerle” bakılır oldu.

Teknolojiye galip gelmek varken, mağlup olduğumuzu açık. Çünkü kaybettiğimiz insani değerlerimizin yerini, istemediğimiz hasletler aldı.

Mesela bencilleştik. Hepimizin en büyük açmazı ve kimseye itiraf edemediğimiz büyük bir hastalığımız bencilleşmemiz değil midir?

Nemelazımcılık illeti. Bu hastalığın açık göstergesi de gönüllerimizin darlığıdır. Yüz yüze, göz göze, el ele iletişim kurduğumuz kaç komşu ve akrabamız kaldı?

140 karakterden oluşan kopyala yapıştır mesajlarıyla, gönüllerimize kendi ellerimizle pranga vurmaktan vazgeçmeliyiz.

Kısacası hepimiz, sadece kendimizi düşündüğümüz için yalnızız ve yalnız kalacağız. Ben merkezli anlayışlar, kuşak çatışmalarını doğurmakta ve aile fertlerini birbirine yabancılaştırmaktadır.

…………….

Hâsılı dostlar; nefsimize amade kıldığımız akılla, teknolojiyi kullanarak dünyayı avucumuzun içine getiriyoruz da yan yana, dip dibe durduğumuz kendi yakınlarımızı keşfetmek için kalp ile akıl arasına mesaj gönderemiyoruz. Vesselam.

Kadir geceniz hayırlı olsun.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle