Beyan Yayınları’ndan Eserler
Bu haftaki kitaplar Beyan Yayınları’na ait.
İlk eser, “Bir Saray Şehri Dimetoka Özelinde” üst başlığıyla, “Balkanlar ve Osmanlı’nın Kuruluş Yılları” ismini taşıyor. Yazarı ise Feride Bozcu.
Devlet-i Aliye’nin kuruluş temelinin Söğüt ve Domaniç’te atılmasına müteakiben, Anadolu’nun fethedilen bölgeleri tahkim edilmeye başlanır.
Osman oğlu Orhan Gazi, “Kızıl Elma” olarak Balkanları işaret eder ve oğulları Gazi Süleyman Paşa’nınGelibolu’dan açtığı Avrupa kapısından, ağabeyi I. Murad Hüdavendigar girerek Balkanlara yürür.
Balkanların fethinin asıl gayesi bir başka “Kızıl Elma” olan İstanbul’un fethine hazırlıktır. İstanbul’un fethi için Avrupa’dan gelecek akınların önünün kesilmesi lazımdır.
Selçuklu ve Osmanlı’nın fetih gayelerinin ana mihengini ise İ’lay-ı Kelimetullah’ın yayılmasıyla birlikte, fethedilen toprakları imar etmek, her canlıya hayat hakkı tanımak şartı vardır.
Bu şartlar yükümlülüğünce, ayak basılan her yer imar edilmekle kalmayıp, geçmiş medeniyetlerin yapıları da korunarak, Balkanlar birer saray şehirleri haline getirilir.
İşte Dimetoka bu şehirlerden birisidir ve Fatih Sultan Mehmet’in oğlu II. Beyazıt’ın (1448) doğduğu yerdir.
Kitap, bir uç beyliğinden 624 yıl sürecek hanedanlığa dönüşen Osmanlı Devleti’nin, Hıristiyan bir coğrafyada nasıl kabul gördüğü ve güçlü devlet olmasının altında yatan nedenler konusunda, Balkan coğrafyası üzerine yapılan çalışmalara önemli bir katkı sağlamaktadır.
•
Bir diğer eser ise şairliğin ve şiirin gurbetinde yaşamayı seven Nurettin Durman’ın “Beylerbeyi Günlükleri” isimli kitabıdır.
Nurettin Durman; ellerini, dilini, insanların iç ve dış dünyalarını güzelleştirmek için kullanan bir gurbet yolcusu gibi yaşamaktadır.
Rızkını kazanmak için gündüzleri berber dükkânında makas tutup, insanların dış yüzlerini güzelleştiren elleriyle, akşamları da aynı ele kalem alıp, insanların iç dünyalarını güzelleştirmek için ömrünü; “şükür, hamd ve dostları” için ikram eden birisidir.
Şimdi ise çeyiz sandığındaki şiirlerinden ziyade, günlüklerini kitaplaştırmış. Beyan Yayınları da insana ve kaleme vefanın gereği, bu günlükleri kitaplaştırmış.
Sözü Nurettin Durman’a bırakalım:
“Ben de yazdım da ne oldu sanki? Dünya rengini mi değiştirdi. Hayır! Hiç de öyle olmadı.
Yoksa güzelliklere güzellikler katıldı da dünyanın bütün varlıkları rahat bir nefes mi aldı? Hayır! Hayır! Hiçbiri olmadı.
Zaten yazmakla dünyayı kurtaracağımı iddia etmedim hiç. Yalnızca yakama yapışan bu yazma huyumu üzerimden atamadığım için yazmaya devam ettim.
Niye böyle yaptım diye de dert etmedim kendime. Yazmak, bir tutku olarak geldi buldu beni. Doğrusu da budur işin.
Yoksa ‘ben mi aradım durdum yıllarca’ demem gerekiyordu?
Hayır! Bir imkân olarak bu yazı denen şey, bu kelimeler dünyasının sırlı tarafı gelip önümde duruverdi birden ve bir kapıyı açtı”.
•
Eserler hakkında: Beyan Yayınları;
0212-512 76 97







