Bengü Devlet
Bizim devlet tarihimiz devamlılık ve bütünlük gösterir idi. Ne zamana kadar?
Cumhuriyeti milletimize kurduran ama daha sonra millete sırtını dönen ve CHP adlı örgütte toplanan zihniyet sahiplerinin, iki buçuk asırlık Selçuklu, yedi asırlık bir cihan devletini reddetmelerine kadar.
Devlet devamlılığımız harf devrimi ve çeşitli inkılaplardan sonra Selçuklu ve Osmanlı ile irtibat kesilmek ve reddedilmek istenmişse de vakti saati geldiğinde milletimiz müsaade etmemiştir.
Harp yorgunu bir halkın üzerine, millete danışmadan, milletle istişare etmeden, millete sorulmadan hücum eden inkılaplar ve hemen ardından halkı dışlayan tek parti iktidarı, milletimizi çaresiz ve amansız bırakmış ve sahipsizlikten zorunlu kabul görmüştür.
CHP ve ardından giden particilerin reddettikleri bir vakıa var. Orhun yazıtlarında da belirtildiği gibi nesilden nesle bu halk, “Bengü Devlet Milletidir”.
Osmanlı devrindeki adıyla, “Devlet-i Ebed Müddet” toplumudur. Çünkü biz, yerkürede kendi devletini kuran tek milletiz. Hangi şartlarda olursa olsun devletimize sahip çıkarız.
Genç nesiller için “Bengü Devlet” ismini açalım. Orhun yazıtlarında geçen bu ismin manası, “kalıcı, ebedi, sonsuzluk ve daimi” gibi anlamları kapsar.
“Devlet-i Ebed Müddet” ismi de elbette aynıdır. Yalnız Osmanlı devrinde bu isim hem devlet hem de dini değerler için kullanılmış.
•
Gelelim bugüne….
Dünya devletlerinin hafızaları kütüphanelerinde ve arşivlerinde yaşarlar.
Bizim de harf inkılabı, darbeler ve 28 Şubat’tan sonra tahrif ve tahrip edilmeden elimizde kalanlar, arşiv ve kütüphanelerimizde beklemektedir.
“Bengü Devlet” anlayışımız, Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın büyük gayretleriyle yeniden kurulmuş, Osmanlı ve Selçuklu ötesine kadar uzanmıştır.
Bugüne baktığımızda bu bağın eserleri ortadadır. Tarihi yapılar yeniden ihya edilmekte, kaybolan kültürel değerler neşvünema bulmaktadır.
Bütün mesele, bunların devletin hafızasında kalması değil, millete aktarılması ve toplumsal hafızada sürekli yaşanır kılınmasıdır.
Son 19 yılda yapılan icraatlar, yüzyıldır yapılamayan ve yapılması da iç-dış ihanet şebekelerince engellenen icraatlardır.
Türkiye ilk defa bağımsızlığının tadını son 19 yıldır çıkarmaktadır. Vicdanıyla-aklıyla-imanıyla; kendisini devletine-milletine-vatanına ait hisseden her insanımız bunu bilir.
Yedi düvelle birlikte içimizdeki siyaset maskeleriyle terör örgütlerine yancılık yapan ve onlardan medet uman çevrelerin her türden ihanetlerine rağmen, nereden nereye geldiğimizi görmemek ve anlamamak için üç maymunu oynamak gerekir.
•
Ezcümle:
Gelin görün ki, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ve devletin her kademesinin kayıtlarında ve hafızasında bekleyen bu gelişmeler, halkımıza anlatılmasında çok büyük zayıflık görülmektedir. Dijital yol yeterli değildir.
Tavanda bilinen hakikatlerin, tabanda görülmediğini-bilinmediğini anlamak adına salonlardan sahaya çıkmak lazımdır.
Devletin son ondokuz yıldaki hafızası, milletimize bölük pörçük anlatılmaktadır. Sosyal medya ve diğer medyada anlatılanlar, magazin boyutunda kalmakta ve yel gibi hafızaları yalayıp geçmektedir.







