Belediyelerin Borçları ve Festivaller
Belediye başkanlarının diğer adı “şehremanet”tir. Şehrin ve insanların emanetini üzerine alan kimse demektir.
Sanırım emanet kavramı üzerine laf etmek pek anlamlı olmaz. Emanetin ne demek olduğunu bilenler zaten gereğini yapan kimselerdir.
Ne manaya geldiğini bilmeyen yahut aldırış etmeyen, reddedip sahiplenmeyenlere de söylenecek sözün harflerine yazık olur.
Bilgelerimiz der ki:
- “Ne olduğunuzu temsil edemezseniz, ne olmadığınızı anlatmak zorunda kalırsınız. Bu da kişi yahut kişilere, kurum veya kuruluşlara büyük bedeller ödetir.
¥
Malum mahalli idareler seçiminden yeni çıktık. Kimi belediyeler tekrar iş başında kaldı kimi belediyeler de el değiştirdi.
El değiştiren belediye başkanları, görev devri yaptıkları anda birbirlerine gösterdikleri sahte tebessümlerin, ifadelerin, övgülerin hemen ardından, düşmandan bir cephe kazanmış kahraman edasıyla, geçmiş yönetimi suçlayan malzemelerle işe koyuldular.
Kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun, bunun adı düpedüz siyasi ahlaksızlıktır.
Mikrofon ve kameraların karşısında insanların gözünün içine baka baka birbirlerine karşı iyi dilekler sunup teşekkür edenler, daha aradan birkaç saat geçmeden, kaybedenlerin aleyhinde olur olmaz, hesaplı hesapsız laflar edip, çepel zihinlerindeki çirkinlikleri döktüler.
Bu gayri insani davranışı bütün seçimlerde gördüğümüz için alıştık. O yüzden asla inandırıcı olmuyorlar ve vatandaşımız; “al birini vur ötekine” deyişiyle işine dönüyor.
Bir araştırma yapmadım ama sanırım borçsuz belediye yok gibi. Borçların ekseriyeti de devletedir. Firmalara ve şahıslara borcu olanlar da vardır.
Seçildiği şehre emanet olarak bakan bir belediye ne yapar? Önce borcunu öder değil mi? Borcunu ödemeyen belediye şehre ve insana ihanet etmiş olmaz mı?
¥
Mevsim itibariyle festival ayları içerisindeyiz. Hemen her şehrimizde; “ekonomik, sosyal ve kültürel” üst başlıklı festivaller düzenlenmektedir.
Elbet yapılmalıdır. Şehre ve insana hizmet anlamında yerinde bir faaliyettir. Şehrin ekonomisini, kültürünü, tarihini canlı tutmak, her belediyenin görevidir.
Bu icraatlar için belediyenin kasasından çok fazla paranın çıkmasına da gerek yoktur. Böyle bir organizasyona zaten imece usulü bütün bir şehir katkı verir.
Yalnız gelip görelim ki festivaller bu başlık altından çıkarak ve hiç işlenmeyerek haralan-gürelen açık hava konserleriyle başlayıp bitmektedir.
Bilmem ne kadar borç içindeki belediyeler, halka ve şehre aktarması gereken bütçelerini, festivale getirttikleri müzik seslendiricilerine aktarmaktadırlar.
Memleketimizde kimse müziksiz ölmüyor. Hiçbir şehrimizde, hiçbir insanımızın büyük paralar ödenerek müzik seslendiricisi görmeye ihtiyacı yoktur.
Eğer varsa, bu ihtiyaç ellerindeki telefonun tuşlarında beklemektedir. Hem de parasını kendisi ödemek üzere. Belediyeler kimin parasını kime vermektedir?
¥
Ezcümle:
Aklıselim hangi vatandaşımız, belediyeye ödediği vergilerin şehre ve kendisine hizmet yerine, böyle heba edilmesine razı olabilir? Emanete ihanet değil midir?
Şehremanetlik bu mudur?







