Bayram ve ezanımızın özgürleşmesi
Ömrümüzün ne kadar hızlı geçtiğini görmek için saatlerdeki yelkovana birkaç dakika bakmak kâfi.
“Ömrünü nerede ve nasıl geçirdin” sorusuna muhatap olacağımıza inanarak hayatımıza düzen verebilsek, sanırım felaha ereriz.
“Felaha ereriz” deyince aklıma geldi. CHP’liler tarafından ezanımızın değiştirildiği karanlık devirde, yalnızca “Hayyalelfelah” çağrısının, “felah” kısmı değiştirilmemiştir.
“Felahın” Türkçesi “Kurtuluş” demek olduğu ve “Felahın” manasını, (CHP’lilere göre cahil halkımız anlamayacağından ama “Haydin Kurtuluşa” diye çağrı yapılırsa, “Namazda kurtuluş varmış” diye namaza kılarlar korkusuyla değiştirmemişler.
…………………
Bayramlar içinde hem sevinci hem hüznü barındırır. İslam âleminin bayramları ne yazık ki hep yarı sevinç yarı hüzünlü geçmektedir.
Nedendir bilmem, “İslam kardeşlik dinidir” ilkesinin bir türlü hayata geçtiğini göremedim. Bu yüzden derim bayramlar yarı hüzün yarı sevinç diye.
Şimdi bu hususun üzerinde durup, kaş yaparken göz çıkarmak yerine, bayram vesilesiyle bir başka bayramdan söz edeyim.
Yarın ezanımızın aslına döndürülerek özgürlüğüne kavuşmasının (16 Haziran 1950) 68. yılı. Bayram sohbetlerine mevzu olsun diye biraz bu zillet uygulamadan söz edelim.
…………………
Halen dünya üzerinde kesintisiz ezan okunmaktadır. Bir tek Türkiye’de, 18 yıl boyunca CHP zihniyetlilerin ezanı tahrif ve tahrip etmesiyle kesintiye uğramıştır.
İlk Türkçe ezan, 29 Ocak 1932’de Fatih Camii’nde baskı ve tehditle okutulmuştur.
Türkçe Kur’an, tekbir ve kamet ise 3 Şubat 1932 günü Kadir Gecesinde Ayasofya Camii’nde okutulmuştur.
Ezansız seneler, CHP’lilerin devletin gücünü kullanarak milleti de devleti de harvurup harman savurdukları yıllardır. Ne zulümler, işkenceler yapılmıştır. Tarih hepsini kaydetmiştir.
Mesela 1 Şubat 1933’de Bursa Ulu Camii’nde ezanımız aslıyla okundu diye 19 kişi hapis ve sürgün cezalarına çarptırılmıştır.
Esas Anadolu’da ne büyük zalimliklere şahit olunmuştur. Yurt genelinde ezanı Türkçe okumayanların avına çıkılmıştır.
CHP il ve ilçe teşkilatlarıyla birlikte, köylerden nahiyelere, kazalardan vilayetlere kadar devletin bütün görevlileri ezan avcılığı yapmışlardır.
………………….
Ezanı aslı gibi okuyanlara hukuken bir ceza verilememesine rağmen, keyfi cezalar yeterli gelmemiş, daha şedit cezalar için 1941 yılında TBMM’den kanun çıkartılmıştır.
“Arapça ezan ve kamet okuyanların üç aya kadar hapis veya 10 liradan 200 liraya kadar para cezasına çarptırılması…”
İşte bu kanundan sonra öyle çok hadiseler meydana gelmiş ki, ne yazmakla biter ne konuşmakla. Şimdilik geçelim.
……………….
Ezcümle:
Bin yıldır İslam’ın bayraktarlığını yapan ve İslam medeniyeti merkezli cihan devletleri kurmuş bir millete, 18 yıl ezan zulmü yaşatan CHP’yi Müslüman bir yürek unutur ve yanında yer alır mı?
Bütün şehitlerimizle birlikte, iktidara gelir gelmez bir ay içinde ezanı aslına döndüren Menderes’in ruhuna bir Fatiha gönderelim.







