Başkalarına Göre Yaşamanın Bedeli
Başkalarına göre yaşamanın bedeli ağırdır. Başkalarına göre yaşamak taklit etmektir, taklidin sonucu da hüsrandır.
İnsan ancak kendisi olduğu müddetçe varlığını ve kimliğini koruyabilir. Kişiliğini, başkasının taklidine heba edenler yahut “aklını başkalarının aklına kiraya verenler”, taklit kurbanı olmaya mecburdurlar.
Bu hakikati görmek için çok uzaklara gitmeye gerek yoktur.
Aile bireylerimiz başta olmak üzere en yakınlarımıza baktığımızda, akıl ve mantığımızı devre dışı bırakarak, taklitle yaşadığımızı rahatlıkla görebiliriz.
Soru: “Akşamları evlerimizde, aile fertleri olarak toplam yarım saat birbirimizle ilgilenebiliyor muyuz”? Eminim hepimizin geçerli bir mazereti vardır. (gülme işareti)
•
İbadette, beslenmede, giyimde, eşyada, araçta ve bilumum ihtiyaçlarımızda; kesemize, karakterimize, ihtiyacımıza, değer yargılarımıza göre hareket etmek yerine, zihnimizi abluka altına alanlara göre yaşamaktayız.
İşte şahsiyetimizle aramızdaki bağ burada kopmaktadır. Bağ kopunca da bunalımlar, şikâyetler, öfkeler, isyanlar başlamaktadır.
Çare olmak veya çözüm üretmek gibi bir derdimiz yoktur çünkü taklitle yaşamaktayızdır.
Kendimize ayna tutmak yerine, diğer insanların yanılgıda olduğunu söyleme cüretinde bulunarak “suizan kahramanlığına” soyunmayı maharet saymaktayız.
•
Müslüman bir fert olduğum için mecburen dinimden örnek vereceğim. Yoksa dini nasihat yahut vaaz vermek gibi bir niyette değilim.
Kur’an-ı Kerim’in çeşitli sûrelerinde “akıl etmez misiniz” diye ikaz eden ayetler, Müslümanları “temiz akıl sahipleri” olarak vasıflandırmaktadır.
Aklı temiz olanın vicdanı temiz olur, sözü temiz olur. Evi, barkı, ekmeği, aşı, işi temiz olur. Aklı temiz olanın ibadeti, ameli, duası temiz olur.
Velhasıl aklı temiz olanın aldığı ve verdiği her nefes, Allah tarafından bilindiği ve kayıt altın alındığı ve dahi hesabı yine kendisinden sorulacağı için her şeyi temiz olur.
•
Aklı temiz olanın imanı temiz olduğundan beddua etmez, dedikodu yapmaz, iftira atmaz, emanete hıyanetlik yapmaz, harama el uzatmaz, Allah’ın haram kıldığı alanlarda kimseyle iş tutmaz.
Aklı temiz olan bir mümin, kâfir veya münafıklara yaranmak ve şirin gözükmek adına dini ve milli değer yargılarından taviz vermez.
Aklı temiz olan, başkalarını taklit etmez, aklını kiraya vermez, kimsenin servetine göz dikmez, kimseyi kendisine kul köle etmez, çirkin yollara başvurarak insanların hayatını tehdit ve şantajla ipotek altına almaz.
•
Daha sayılabilecek pek çok nokta var. Bu kadarla yetinilmeli.
Velhasıl söyleyeceğim şu ki, kendimizi tanımayı ve tahlil etmeyi bir tarafa iterek, maalesef hayatımızın önemli bir kısmını, taklit ettiklerimize göre yaşamaktayız.
Kendi yüreklerimize pranga vurup, başka prangalı yüreklerden medet umar hale gelmemiz, taklidin sonucudur.
“Temiz akıl sahipleri” hitabına muhatap olabilmek için başkalarına göre yaşama yükünden sıyrılıp, taklitten kurtulmalıyız.







