--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Basın özgürlüğü ve Fransa

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Batının Türkiye’deki özgürlük anlayışı, devletimize ve milletimize karşı yapılan hainliklere serbestlik tanınmasından ibarettir.

Adı üstlerine pek yakışır, gavur gibi bilirler ki, Türkiye bütün Avrupa ülkelerinden daha özgür bir devlettir.

Aksini düşünenler için Fransa’dan bir örnek verelim. Bu örnek, sadece Fransa için değil, batılı ülkelerin tamamı için geçerlidir.

Afrika’nın hemen her ülkesinde, bir batılı ülke baskısı vardır ve o devletlerde halen basının belli bir kısmı ve en zengini, Fransa ve diğer ülkelerin tekelindedir.

Mesela Afrika ile ilgili olarak bağımsız kuruluşların hazırladığı raporların hiçbirisi, batı medyasında tüm açıklığıyla “asla” yayınlanamaz.

Afrika ülkelerinde meydana gelen çatışmaların sebebini hepimiz ne olarak biliriz? O ülkelerdeki kabileler olarak duyar ve biliriz değil mi?

Bir de ismine “dini çatışma” derler ve biz de inanırız. Oysa işin aslının kesinlikle öyle olmadığını herkes bilir.

Afrika’daki kabileler arası iç çatışmaların sebebi, batılı ülkelerin o memleketlerin zenginliklerini sömürmek içindir.

“Ayrılıkçı gruplar” diye adlandırılan tüm kesimlerin elindeki silah, mühimmat ve barınmadan, beslenmeye kadar her türlü ihtiyaçları, Fransa, İngiltere ve diğerlerince karşılanmaktadır.

Bu bilgiler, bağımsız örgütler tarafından raporlar halinde yayınlanır ve kendi medyaları bu haberleri hiç görmezler.

…………..

Mesela Orta Afrika ülkesi Ruanda’daki soykırımın tarafları olarak, Tutsi ve Hutu toplulukları gösterilmektedir.

Bu koca bir yalandır. İki tarafın elinde de Fransız silahları vardır. İşin gerçeği, bağımsız ve bağlantısız insan hakları örgütlerinin raporlarında yer almaktadır.

Fransa’nın bu soykırımdaki rolü apaçık bilinmektedir. Batı medyasında yer almadığı gibi bizde de o ülkelere kölelikte sınır tanımayan gruplarca görülmez.

 Fransız medyası Ruanda’da veya Kongo’da işlenen soykırımı ancak onbeş gün sonra kıyıdan köşeden vererek duyurmuştur. Bu haberi duyururken de “iç savaş” demiştir.

Peki, iç savaşsa, “Taraflar hangi ülkece desteklenmektedir, ellerindeki silahlar ve paralar nereden gelmektedir?”

…………..

1994 yılındaki Ruanda soykırımda kullanılan silahlar, Ruanda Kigali Soykırım Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu silahların markası Fransa’ya aittir.

Ayrıca şu tespitlere de her yerde rastlanabilir; “Fransa, soykırımı gerçekleştiren Hutu hükümetinin o dönem içerisinde en yakın dostu ve destekçisi olması sebebiyle, Ruanda Soykırımı’ndan en fazla sorumlu tutulan ülkedir.”

Bugün veya geçmişte, Afrika ülkelerindeki iç çatışmaların sebebi, kesinlikle dini veya ırki değildir.

Şimdiye kadar “dış destek ve müdahale” olmadan, Hıristiyan ve Müslüman kabilelerin birbiriyle yüksek sesle kavga ettikleri dahi görülmüş değildir.

Fransa’nın Ruanda ve Kongo’da iç savaşa destek vermesi sonucu, yaklaşık 5 milyon insan hayatını kaybetmiştir.

Başka ülkelerin ve başka milletlerin varlıklarını sömürerek, kendilerine mülk edinmiş Avrupa devletlerinin tarihi, soykırımlarla doludur.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle