Barbar Modern Medeni -2-
Dünkü yazımızda İbrahim Kalın’ın kaleme aldığı ve İnsan Yayınlarından çıkan, “Barbar Modern Medeni” kitabından söz edecektim fakat mevzu uzadığı için bugüne kalacağını söylemiştim.
Yine kitaba geçmeden Batının barbarlığı üzerine bir örnek daha aklıma geldi.
ABD’nin kuruluş tarihi 4 Temmuz 1776’dır. Edirne’deki II. Beyazıt’ın kurduğu Darüşşifa’nın temeli 1484 yılında atılıp, 1488 senesinde hizmete girmiştir.
Amerika’nın kuruluşundan 292 yıl önce Osmanlı Devleti insanlığa medeniyet sunarken, ABD yerli halkı katlederek vahşice işgalini sürdürmekteydi.
Ayrıca Darüşşifanın açıldığı yıllarda Avrupa’da cüzzamlı hastalar ve akıl hastaları yakılırken, Edirne’de tedavi ediliyordu. Kitaba geçelim.
………………
İbrahim Kalın eserin girişinde şöyle diyor:
“Kitabın başlığı, içinde bulunduğumuz durumu tasvir etmeyi amaçlıyor. Bugün barbarlığı, modernliği ve medeniliği aynı anda tecrübe ediyoruz.
İstediğini zorla ve rasyonel-ahlaki olmayan yöntemlerle elde etme çabası olarak barbarlık, farklı biçimlerde yaşamaya devam ediyor.
Modernlik, ilerleme, kalkınma, ulusal çıkar, uluslararası düzen, ekonomik fayda, verimlilik v.s. adı altında insana ve tabiata karşı yapılan barbarlıklar, uzun bir liste oluşturuyor.
Çağdaş, insancıl yahut estetik görünümler altında akıl ve erdemden yoksun politika, tutum ve fikirlerin modern toplumların bilinçaltına nasıl yerleştirildiğine hep birlikte şahit oluyoruz.
Şiddeti estetize eden, şehveti ve hırsı kutsayan ve insanın varoluşunu tüketim çılgınlığına indirgeyen barbarlıkların, bize emanet olarak verilen yeryüzünü giderek yaşanmaz hale getirdiği gerçeğini inkâr etmek mümkün değil.
Çevre krizi ve küresel ısınma gibi sorunlar, dipte yaşanan zihin ve ruh krizinin tezahürlerinden sadece bazıları. Fakat modern siyasi-ekonomik düzen, bu gerçeği bile kabullenmekten kaçıyor.
Çoğulculuğu ve farklılığı teorik bir değer olarak kabul eden modern toplumlarda ırkçılığın ve ayrımcılığın derinleşmesi ve normalleşmesi de görmek istemediğimiz gerçekler arasında yer alıyor.
Netice itibariyle modernlik ve ilerleme adına barbarlığın yeni şekiller aldığı bir çağda yaşıyoruz”.
……………
“Bugün Batı’nın medeniyet adına söyleyecek sözü tükeniyor. İslam dünyası ise söyleyecek sözünü arıyor.
Kendi medeniyet, hayat, tefekkür ve estetik değerlerine sahip olmayan bir İslam dünyasının, ne kendi sorunlarına sahih çözümler üretebilmesi ne de insanlığa bir katkı sunması mümkündür.
Sanal ve yapay bir çağın bütün meydan okumalarına göğüs gererek medeniyeti yaşayan bir gerçeklik haline getirmek için zihni bir berraklığa, tutarlı bir düşünce sistemine, sağlam bir irade ve sağlıklı işleyen mekanizmalara ihtiyacımız var.
Bir kavram olarak medeniyet, bir tarafta medeni yani ahlaki ve erdemli olmayı, diğer tarafta rasyonel bir düzen kurarak adaleti tesis etmeyi ifade ettiğine göre, Kur’an’ın bu kavramları nasıl irtibatlandırdığı bizim konumuz için önem arz etmektedir.
……………
Eser hakkında: İnsan Yayınları; 0212-249 55 55







