Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi
Bu haftaki eserimiz bir hukuk terörünün kurbanını anlatıyor. Düşün Yayınları’ndan çıkan kitabın yazarı Dr. Mehmet Sılay.
Dr. Mehmet Sılay, milletin vekilliğini yaptığı yıllarda yakın tarihimize büyük emeği geçen isimlerden birisidir.
“Çok gezen mi bilir çok okuyan mı” sorusunun, “çok gezen bilir” kısmını ispat eden bir isim.
Yalnız Sılay farklı bir gezgindir. “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat” ilkesi gereğince, gördüklerini inceleyen, duyduklarını araştıran, elde ettiklerini de anlatan ve yazan birisidir.
İşte “Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi” kitabı da uzun bir araştırmanın emeğidir.
Yakın tarihin karanlık dehlizlerine girip, İstiklal Mahkemelerinin verdiği keyfi kararları gün ışığına çıkararak, bir hukuk cinayetini aydınlatmaktadır.
………………..
Sadece övünülecek şeyleri hatırda tutmak, vicdan yaralayan hadiseleri unutma anlamına gelir.
İstiklal Mahkemelerinin kararlarını inkılap olarak kabul eden ve övünenler, Müslüman bir ülkenin ve milletin geleceğini yüzyıl boyunca karartmışlardır.
CHP’nin 1950 yılına kadar milleti baskı, şiddet ve tehdit altında tutarak yaptığı haksızlıklar, adaletsizlikler, zulümler; ne resmi tarihte anlatılmış ne de resmi ideolojinin beslediği tarihçiler tarafından yazılmıştır.
Eğer yazılsaydı, Türkiye’nin çok partili hayata geçişten sonraki tarihi elbet çok faklı olurdu. Resmi ideolojinin yaptıkları yanına kâr kalırcasına sorgulanmadı, CHP zihniyetinin halk ve din düşmanlığı üzerinde yeterince durulmadı.
Müslüman halkımızın ellerinden, evlerinden, camilerinden kitapları alındı, yakıldı, çiğnendi, yasaklandı, işlerinden güçlerinden edildi, kısacası “ekmek ve din” adına hayat hakkı tanınmadı ve masum insanlarımıza arka çıkan olmadı.
İstiklal Savaşı’nda halka ve askere büyük güç sağlayan âlimlerimiz, hocalarımız, savaş sonrası bir yığın iftira ve yalanlarla itibarsızlaştırılarak idama veya hapse mahkûm edildi.
Bugünün Lawrens’leri o gün de vardı. Üç parça elbise, el kadar bağ ve bahçe arazisi için dinlerini dünyaya tercih eden Müslüman müsveddeleri, resmi ideolojinin sözcülüğünü yaparak, halka zulmü görmezden geldiler.
………….
Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi aynı zamanda İskilipli Atıf Hoca’nın yakın arkadaşıdır ve aynı gün aynı yerde idam edilmişlerdir.
Ali Rıza Efendi’nin kimliğine dair bilgiye geçmeden önce İstiklal Mahkemelerine dair birkaç cümle daha gerekli.
Genç nesil, (Türkiye’yi vatan, İslam’ı din kabul edenleri kastediyorum), o kadar toy ve değerlerinden o kadar uzaklar ki, “İstiklal Mahkemelerini” duymayanlar var.
Asker kaçaklarını yargılamak üzere kurulan İstiklal Mahkemelerinin, Müslüman âlim avcılığı yaptığını bilmiyorlar.
Yaşlı genç demeden, yüzlerce Müslüman bu mahkemeler tarafından cezalandırılmış, insanlara ibret olsun diye günlerce darağaçlarında sallandırılmışlardır.
Bu kitapta Ali Rıza Efendi’nin yanı sıra İskilipli Atıf Hoca ve diğer mazlumlara da değinilmiştir. Ruhları için Fatiha.
“Ali Rıza Efendi Kimdir”? Sorusunun cevabı yarına.







