--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ayıdan Post Batıdan Dost Olur mu?

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı muhalefet sergileyenlerin zihni alt yapılarında, kesinlikle onun Müslüman bir lider oluşu vardır.

Bu karşı duruş, sadece Haçlı zihniyetliler için geçerli değildir. Diğerlerini sayıp dökmeye gerek yok.

Erdoğan’a karşı art niyet besleyenler, düşmanlık edenler, kendileriyle yüzleşme cesareti gösterebilseler ve yürekli bir şekilde kendileriyle hasbihal edebilseler, kime niçin düşmanlık ettiklerini görebilirler.

Ayrıca Erdoğan’a düşmanlığın en önemli sebeplerinden birisi de Türkiye’nin Müslüman bir ülke olması ve pek çok İslam memleketlerinin de Türkiye’ye dost olmalarıdır.

Dikkat edilirse dış siyaset ve iç siyaset ağız birliği ederek, mümkün mertebe hep aynı yerden vurmakta ve farklı söylemlerle benzeri muhalefet yapmaktadırlar.

Sosyal medya şeytanı, en güçlü haber kanallarını bile öyle algılarla etkilemekte ki, nice güzel haberler gazetelerde, televizyonlarda haber bültenlerine girmemektedir.

Büyük fitne merkezi Amerika başta olmak üzere AB ülkelerinden, Türkiye düşmanlığı üzerine haber yapılmadığı gün yok gibidir.

İç siyaset de bu haberlere göre yorumlarını yapmakta ve varlıklarını kendi güçleriyle değil, Batı’dan aldıkları desteklerle sürdürmektedirler.

Boylarına, poslarına, kılıklarına, düşüncelerine bakınca memleket ve millet meselesinde birlik ve beraberlik sağlayacak siyasilerin bile bu düşmanlıklara prim verdikleri görülmektedir.

Yazının başlığına uygun tarihi bir vakıayı paylaşacaktım. Laf uzadı. “Ayıdan Post Batıdan dost olmaz”. İşte önemli bir örnek!

Birinci Dünya Savaşı’nın tüm hızıyla devam ettiği günlerde Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy Viyana’dadır.

Bir gece kaldığı otelde müthiş bir gürültü hâsıl olur. Herkes büyük bir telaş ve panik havasında kendilerini odalarından dışarı atarlar.

Yollar bir anda kalabalıklarla dolar. Akif Bey de odasından aşağı iner ve otel görevlisine neler olup bittiğini sorar. Ancak aldığı cevap karşısında donar kalır ve hayretinden sabaha kadar uyuyamaz.

Otel memuru Avusturyalı der ki:

- “Biraz önce gelen haberlere göre İngilizler Kudüs’ü Osmanlılardan almışlar. Bu habere sevinen halk, sokaklara dökülüp şenlik yapıyor.

Akif Bey, bu izaha çok şaşırır ve sorar:

- Peki!.. Biz sizinle silah arkadaşıyız, aynı cephelerde, ortak düşmanımız olan İngilizlere karşı çarpışıyoruz. Bu sebeple bizim yenilmemiz ve Kudüs’ü kaybetmemiz, aynı zamanda sizin de kaybetmeniz değil midir?

Otel görevlisi Avusturyalı hiç oralı olmaz ve umursamaz bir tavırla şu karşılığı verir:

- “Doğrudur, biz şu anda Osmanlı ile silah arkadaşıyız, ama Osmanlı Müslümandır. Her ne kadar Kudüs’ü düşmanımız olan İngilizler almışlarsa da onlar bizdendir, bizim dinimizdendir”.

Ezcümle:

Sırtını ve sadrını Haçlı Batılılara verenler ve yaslayanlar, bu hakikati idrak etmemek için direnmektedirler. Gerçeklere karşı direnenler, gün gelir dilenirler.

Çünkü ne dostlarını ne de düşmanlarını seçemezler. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle