Arabanın hangi lastiği patlaktı?
Görünüşte Ak Parti’yi destekler gibi duran ama bilinçaltında Ak Parti’ye muhalefet eden, bunu da yaptığı eleştirilerde ortaya döken (dökülmediğini zannediyorlar) kimselerin eleştirilerini okurken ve dinlerken yoruluyorum.
Bir de sadece kendilerinin bildiklerini, fikirlerinin beş yıldızlı, yorumlarının yüz yıldız olduğunu sanıyor ve millete fildişi kulelerinden bakmayı sürdürüyorlar.
Ha bir de istiyorlar ki, “Yazdıklarım ve konuştuklarım Erdoğan tarafından görülsün, beni arasın, partililere örnek versin, onlar da arasın sorsun, onlara da fikirler vereyim” gibi bir garip eneleri var. Geçelim.
¥
“Arabanın hangi lastiği patlaktı?” sorusu bir hikâyenin başlığı!
Öğrenci dört arkadaş aynı evi paylaşmaktadırlar. Sabah okula gidecekleri saatte uyanamazlar ve geç kaldıkları için de matematik imtihanını kaçırırlar.
Lakin fazla da üzülmezler. Hatta biraz da sevinirler. Çünkü matematik hocası iyi bir insandır, onu ikna edeceklerine inanırlar. Nasıl olsa matematikçi onlara güvenir.
O gün artık okula da gitmezler. Yapacakları işleri yapmazlar. İşlerine, okullarına sahip çıkmaları gerekirken, başka yerlere giderler.
Ertesi gün okula vardıklarında matematikçinin karşısına geçip sakince mazeretlerini ileri sürerler ama matematikçinin mazeretleri kabul etmeyeceği tutar.
Yine de ısrarla anlatırlar. Sabah erkenden evden çıktıklarını, arabaya bindiklerini ve yolda gelirken lastiğin patladığını, dolayısıyla imtihana yetişemediklerini söylerler.
Hocaları inanmamakla birlikte yüzlerine karşı “yalan söylüyorsunuz” demez ve “üç gün sonra gelin dördünüzü de imtihan edeceğim” der.
Dört kafadar çok sevinir ve hatta zafer sayarlar. Ne de olsa sınava girmemişler, zaten çalışmamışlardı da. Şimdi önlerinde üç gün vardı ve sınava hazırlanabilirlerdi.
Derken vakit bu! Yerinde durmaz ki, sürekli akıp gitmektedir. Üç günün sonu gelir ve hocalarının karşısına çıkarlar.
Hocaları:
-“Ümit ederim ki, bu üç günü iyi değerlendirmiş ve çalışmışsınızdır” der.
Dört kafadar da “Çalıştık hocam” diye güçlü bir ses tonuyla cevap verirler.
Hocaları:
-“Biliyorsunuz bu sınavdan en az 50 puan almanız gerekiyor. Ayrıca diğer arkadaşlarınıza haksızlık etmemek için onlara sorduğum soruların aynısını sordum.
Haydi bakalım her biriniz sınıfın bir köşesine geçin. Soru kâğıtlarınız masanın üzerinde duruyor, sınava başlayabilirsiniz” der.
Matematikçinin talimatıyla dört arkadaş sınıfın birer köşesine geçer ve yazılı kâğıdının ön yüzündeki 10’ar puanlık dört soruyu bir çırpıda çözerler.
Altmış puanlık tek soru ise kâğıdın arka yüzündedir ve soru şudur:
-“Arabanın patlayan lastiği hangisiydi”? Bu soru karşısında şaşırır ve birbirlerine baka kalıp, soruya cevap veremezler. Hikâye böyle.
¥
Ezcümle:
Ak Partili bir seçmen olarak şu sorunun cevabını merak ediyorum.
-“Ankara, İstanbul ve diğer kaybedilen yerlerde, Ak Parti arabasının hangi lastiğine kimler nasıl ve neden zarar vermiş olabilir?”







