--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Âlim yok edilir, ya ilmi?

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
2

Cumhuriyet kurulurken halkımız sürekli âlimlerimizle, dini-milli muhtevalı konuşan mütefekkirlerimizle uyarıldı ve İstiklalimiz için canlarıyla, başlarıyla, ellerinde avuçlarında ne varsa cepheye koşmaları istendi.

Milli Mücadele, din merkezli söylem ve eylemlerle kazanılmıştır. İslam âlimlerinin vaazları, cepheye gideceklere ve cephedekilere güç olmuş, azim ve gayretlerini perçinlemiştir.

Âlimlerimiz, milletimizin ve medeniyetimizin ortak değerleri ve temel direkleridir. Bu direkler yıkıldığında veya zayıflatıldığında, medeniyet sadece lafta kalır, milletimiz de önünü aydınlatan ışıklardan yoksun bırakılmış olur. Batı tapıcıları sözümün dışındadır.

Cemil Meriç’in ifadesiyle, “Çağımız insanının serkeş ve serazat ruhu, alaca karanlığa âşıktır”.

Ruhları alaca karanlığa âşıklar, gerçek ışıkları göremedikleri ve alaca karanlıklardan çıkamadıkları için âlimlerimizin, mütefekkirlerimizin darağaçlarına bedenlerini asmış, hapishanelere bedenlerini koymuşlardır.

…………………

Elbet güçleri sadece bedenlerine yetmiştir. Ruhlarını darağaçlarına çekememişlerdir. Yazdıklarını, konuştuklarını yok edememişlerdir. Bugün hâlâ yaşıyor ve kıyamete kadar da yaşayacaklardır. İnsanı yok edince ilmi de yok olmaz. Bu topraklar ve milletimiz, nesilden nesle bu hakikati yüzlerce defa yaşamıştır. İşte o âlimlerimizden birisi de İskilipli Atıf Hocadır. Frenk mukallitliği üzerine yazdığı risaleden dolayı idam edilmiştir.

Bilenler bilir bilmeyenler için hatırlatalım. “Frenk Mukallitliği” idama sebep olan kanundan önce, devrin Milli Eğitim Bakanlığının tavsiyesiyle yazılmış bir eserdir. Yani âlimi yok edince ilmini de yok edeceklerini sanan güruhlar, bugün çıkarttıkları kanunu geriye doğru yürürlüğe koyarak idam etmişlerdir. Bir diğer garabet de, aynı davada yargılanan mazlumlar için; önce hüküm verilmesi, şahitlerin bilahare dinlenilmesi” kararıdır. Şimdiki üniversite gençliğine bunları söylediğinizde inanamıyorlar ve inanmak istemiyorlar. Çünkü böyle bir şey olabileceğine akılları ermediği gibi kabulde zorlanıyorlar. Tarih ortada, yazılanlar ortada, kaynaklar ortada, mahkeme kararları ortada. Gizlenen ve saklanan hiçbir hakikat yok, her şey meydanda. Demek ki, hangi toplumda olursa olsun, o toplumun tarihini, kültürünü, dini ve milli değer yargılarını zorla değiştirmek için idam ve hapishaneler çıkar yol değilmiş.

Bu sebeple şimdiki nesil inanmakta güçlük çekiyor. Oysa İskilipli Atıf Hoca gibi nice âlimlerimiz darağaçlarına çekilmiştir.

…………………

Yerküredeki hangi millette olursa olsun, hiçbir tarihi hakikat gizlenemez. İskilipli Atıf Hoca’nın idamına sebep olan eserler halen okunmaktadır. Doğruları öğrenmek adına kitap okumaktan, araştırma yapmaktan hoşlanmayanlar için de küçük bir hatırlatma yapalım. Yönetmen ve senarist Mesut Uçakan, İskilipli Atıf Hoca’nın idamını film yaptı. Şahsımın da görev aldığı bu filmin diğer adı, “Kelebekler Sonsuzca Uçar”. Sinemalarda gösterildiği yıllarda büyük ses getirmiş, gizlenen tarih açığa çıkarılmıştı. Film, çeşitli Youtube kanallarına yüklenmiş. Oradan izlenebilir.

Ezcümle:

İskilipli Atıf Hoca, ruhu hakikatlere aç olanların hülyalarını yıkmıştı, onlar da idam ettiler. Ruhu için el-Fatiha.

 

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Zeytin

6 Şubat 2020 05:46

Kurtuluş savaşında em büyük savaş içerideki gericilere karşı oldu. İngilizlerin maşası olan tarikatlar düşmandan daha çok bu milleti uğraştırdı

eğitim

5 Şubat 2020 02:03

istiklal mahkemeleri dosyaları açılıp hesabı sorulmalı. bir milletin tarihi ilmi kültürü geçmişi geleceği yok edildi. tüm birikimleri yok sayılıp bir gecede cahil ahmak edildi. atıf hoca sembol isim tüm ilim erbabı aynı kaderi paylaştı.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle