Akşemseddin Diyarında Kadir Gecesi
Bilenler bilir, bilmeyenler için söyleyelim. İstanbul’un manevi fatihi Akşemseddin Hz.lerinin türbesi, Bolu’nun Göynük ilçesindedir.
Yeri gelmişken şu hatırlatmayı da yapalım.
Akşemseddin Hz.leri İstanbul’un fethinden hemen sonra Göynük’e çekilip, un değirmeninin başına geçerek; hem rızkını kazanmış hem de Bayramiye tarikatının bir kolu olan Şemsiye tarikatının kurucusu sıfatıyla irşad vazifesini sürdürmüştür.
Akşemseddin Hz.lerinin fetihten sonra İstanbul’dan ayrılması değişik sebeplere bağlanmış ve yorumlar yapılmıştır.
Oysa Akşemseddin Hz.lerinin İstanbul’dan hemen ayrılma nedeni, dünyaya meyletmemesi sebebiyledir. Onun hayatında dünya değil, ahiret öncelikli olmuştur.
Yoksa “İstanbul’un yarısını istiyorum” dese Fatih Sultan Mehmet “Olmaz hocam” mı diyebilirdi. Ama o Göynük’ü tercih etti.
Fetih için yüklenilen görevini bitirip dönmesinin gayesi, Peygamberi Efendimiz (s.a.v.)’in şu hadisi şerifi olsa gerektir.
-“Benim dünya ile ne işim var? Ben, dünyada yolculuğu sırasında bir ağaç altında gölgelenen, sonra da geçip giden bir yolcu gibiyim” (İbn Mace, Zühd 409)
•
Göynük’ün halen Akşemseddin Hz.lerinin tasarrufu altında olduğuna inananlardanım. Göynük’e iyi niyetle gelip giden herkes bunu görebilir.
Bu hâl, Hacı Bayram Veli Hz.lerinin talebelerinden Akşemseddin Hz.leri ile Bıçakçı Ömer Dede diye bilinen Ömer Sıkkini Hz.lerinin ruhaniyetlerinde saklıdır diye düşünürüm.
Göynük camisi bol bir şehrimizdir ve en çok bilinen camisi, Akşemseddin Hz.lerinin türbesinin yanında bulunan Orhan Gazi oğlu Gazi Süleyman Paşa’nın adını taşıyan camidir.
Her Osmanlı Sultanı gibi Gazi Süleyman Paşa’da Göynük’e bir külliye yaptırmıştır. Hamamı, hanı, medresesi, darüşşifası ve çarşısıyla, Osmanlı Devletine asırlarca levazım beldesi olarak vazife görmüştür.
Lakin şimdi sadece camisi ve hamamı ayakta durmaktadır. Bir de şehri iki ayrı yerden kuşatarak akıp serinleten ve temizleyen küçük akarsuları.
Belediye Başkanı Kemal Kazan, şehri tekrar tarihi dokusuyla buluşturmak için çeşitli projeleri hayata geçirmek üzere yıllardır çalışmaktadır.
•
Kadir Gecesi günü, yüz yıldır unutulmuş bir geleneğin ihyası adına, belediyenin ve Ak Parti teşkilatının halka iftarı vardı.
Şehrin meydanında ve yer sofrasında yapılan iftardaki birlik ve beraberlik görüntüsü, keşke bütün Türkiye’ye yayılabilse ne güzel olurdu.
Kadir Gecesi, camilerde ayrı ayrı adet ve gelenekle kutlandı. Gazi Süleyman Paşa Camii’nde sakalı şerif ziyareti yapıldı.
Diğer camilerde ise birinde yemeni, birinde bisküvi ve lokum, bir diğerinde çikolata ve benzeri tatlı yiyecekler dağıtıldı.
Yazıyı yazdığım sırada ise Gazi Süleyman Paşa Camii’nin müezzini Mehmet hoca, sahurda yanık yanık veda bahrini okuyordu.
Başka hangi şehirlerde böyle uygulamalar var bilmiyorum ama toplu mahalle iftarlarıyla Göynük, Ramazanlaşmış bir şehirdi.
Rabbim “müminler kardeştir” ayetinin idrakini nasip etsin. Amin.







