--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Aklı Berrak Olanın Ameli de Berrak Olur

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Şehir insanlarının maddeye tapınma hızıyla yalpaladığı ve manevi kirliliğe gark olduğu bir ortamda, temiz kalmak kolay bir iş değil.

Bunu ne zaman anlayabiliyoruz. Şehrin dışına çıktığımızda anlayabiliyoruz. Kalabalık ve gürültünün akıntısı içerisinden çıkabildiğimiz zaman anlıyoruz.

Günümüz şehir insanlarının aklını, fikrini, zikrini, vicdanını, cüzdanını kirleten pek çok sebep sayabiliriz ama esas büyük kirlilik, akılların ve vicdanların kirlenmesidir.

Bu kirlilikten kurtulmak için fırsat buldukça şehir dışına kaçmak ve özellikle de sosyal medya denilen yüzyılımızın büyük fesat kazanından uzak kalmak gerekiyor.

Hamdolsun şimdilik kargaşa ve kaoslara sebep olan “Twitter, Facebook” gibi benzeri fitne araçlarından uzağım.

Oturduğum yerden sorumsuzca davranıp, tanıdığım veya tanımadığım insanların haklarına girmiyorum hiç olmazsa.

Esas söyleyeceğim bunlar değildi geçelim. “Aklı berrak, ameli berrak insanlardan” söz edecektim.

Safranbolu sevdiğim huzur veren ilçelerden birisidir. Uzun zamandır gitmemiştim. Aklı berrak, sevdiğim insanlar vardı.

Dostlara uğramadan özlediğim Safranbolu’yu şöyle bir dolaşayım istedim ve çarşılar arasında gezindim.

Safranbolu “tarihi şehir” olma özelliğini ve “tarihi şehrin insanları” olma özelliğini maalesef paraya tahvil etmiş. “Misafir” olarak görülen insanlara “para” diye bakılır olmuş.

Birkaç yıl öncesine kadar böyle değildi, “önce insan, sonra müşteri” diye bakılıyordu. Şimdi “sadece müşteri” diye bakılıyor ve alıcı değilseniz, size arkasını dönüveriyorlar.

Böyle manzaralarla karşılaşınca, her zaman ve zeminde “insana hizmeti önceleyen” Bastoncu Konağı’na koştum, “Acaba dedim onlarda mı değişti”.

Bastoncu Konağı işletmecisi Ahmet Bey ve Makbule Hanımı bulamadım, oğulları Ali’yi buldum.

Safranbolu’ya gidecekler için “Bastoncu Konağı” ve yine aynı aileden Yasin ve Yasemin’in işlettiği “Efe Konağı”, bir huzur ve güven ortamı olarak hizmet vermekte. 

Şükür ki, onlar değişmemiş.

Baba Ahmet Bey, çocukları zararlı plastik oyuncaklardan kurtarmak için ağaç oymacılığı işine başlamış, Karabük’te ağaç işlerinden oyuncaklar yapıyor.

Makbule Hanım ise bakmış ki insanlar para adına, dünyalıkları uğruna nefes alış verişlerini bile hızlandırmışlar, o da çekilmiş köşesine.

Köşesine çekilmiş de dinleniyor değil tabi. Aklı berrak olanın ameli berrak olur mucibince, bir tek boş günü yokmuş.

Bir gün Kur’an’a gidiyormuş, bir gün hayır hizmetlerine koşuyormuş, bir gün muhtaç aileleri ziyaret ediyormuş, diğer günlerini de saymadı.

Yalnız bir ilave yaptı, Akit’i okumadığı gün yokmuş. Bizim gazeteyle umreye gidebilmek için dua istedi. Ben de kendisinden dua istedim.

Yine Safranbolu’da “aklı berrak, amelleri berrak” iki kız kardeş daha vardır. Yasemin ve Rahime kardeşler.

Her ikisi de iyilik ve hayır yarışında koşuşturmaktalar. Safranbolu çarşısında kaybettiğim umudumu, bu iyi insanlarda buldum vesselam. 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle