--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ak Parti ve aday adayları

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Geçen hafta Ankara’ya kısa bir süre uğrayıp döndüm. Çeşitli bakanlıklarda bürokrat kesiminden epeyce kişinin aday adaylığı için istifa edeceği konuşuluyordu ve istifalar oldu.

Sadece bürokrat kesim değil, Türkiye’nin her yan ve yöresinden pek çok kişi, Ak Parti’den aday olmak için kolları sıvamış ve yollara düşmüş vaziyette.

Ak Parti, aday adaylarıyla ilgili en zor zamanlarından birisini yaşayacağa benziyor. Çünkü hemen her aday adayının kendisine göre gerekçeleri var ve “aday olurum” diye ummaktadır.

Başbakan Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere, bu işle ilgilenecek kişilere Allah sabır versin.

Ve tabi sabırla birlikte; “doğru düşünme, doğru karar verme ve doğru hareket etme” melekelerini de güçlü eylesin.

Aday adaylarını belirleyecek olan kimselere akıl veriyor değilim. Siyaset bir insan tanıma sanatıdır ve ne yazık ki, bu sanatın da tabiri caizse cılkı çıkmıştır.

Benim sancım; ülkeme dairdir, insanlarıma dairdir, Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki hükümete dairdir ve en tepede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a dairdir.

Şimdi söyleyeceklerime kim inanır kim inanmaz veya kim kabul eder kim kabul etmez, asla umurumda değil, şunu bilir şunu söylerim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın bu millete, bu devlete ve dahi İslam âlemine bir lütfu ve ikramıdır.

Bu beyanımdan dolayı, “özü kirli olanlar kirli söz edeceklerdir”, “özü temiz olanlar, temiz söz edeceklerdir”. Çünkü her “söz” kişinin “özü”nün mayasıdır.

Elbet sadece Cumhurbaşkanı değil, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanlarla birlikte çalışma ekibi de bu topraklara, bu değerlere, bu millete hizmet eden insanlardır.

Ak Parti’den aday adayı olacaklar, Allah hakkı için öncelikle ellerini kalplerinin üzerine koyarak, kendilerini bir tartmaları gerekir.

“Ben bu işe ne kadar layığım ne kadar değilim” sorusunu sormalıdırlar. Yalnız soruyu duygularına ve çevrelerine göre değil; “imanla muhatap ettikleri akıllarına” sormalıdırlar.

Şu ana kadar kaç kişi müracaat etti veya edecek bilemem ama parti yetkilileri, aday adaylarını belirlerken kılı kırk yarmalıdırlar.

Aday adaylarının belirlenmesinde kırk ölçüp bir biçmek mecburiyetindedirler. Bu mecburiyet; imani ve vicdani bir görevdir.

En küçük bir hatır ve gönül neticesinde belirlenecek yanlış bir isim, memlekete ve millete ihanet olacaktır. Bunu hep birlikte gördük.

Ak Parti yetkileri de tahmin ederler ki, Ak Parti’den vekil olmak için; “dışı temiz içi kirli” kişiler, uzaktan kumandayla aday olabilir ve adaylıklarını da yine parti içinden çeşitli isimlere desteklettirebilirler. Geçmişte olduğu gibi.

Yani 7 Haziran seçimlerinden sonra Ak Parti’den istifa edilerek, TBMM’de yeni grupların kurulmaması için, aday adaylarının yedi sülalelerine kadar inilmeli ve araştırılmalıdır.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle