--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ahlakta Evrenselleşme ve Türk Kültür Coğrafyası

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Yazının başlığında iki ayrı kitap ismi var. Bu hafta tanıtmaya çalışacağımız eserler, son aylarda Ötüken Neşriyat’tan çıkan onlarca eserden ikisi.

Kitapların ilki, “Ahlakta Evrensellik ve Değişme” adını taşıyor. “Doğru Yolda Düzgün Yürümek” alt başlıklı eserin yazarı Rabia Soyucak.

İkinci eser ise Bayram Durbilmez’in hazırladığı, “Türk Kültür Coğrafyası Halk Bilimi Edebiyat Araştırmaları” ismini taşıyor.

Ahlak kavramı, bütün toplumların önde tuttuğu ama bir türlü ilk sırada muhafaza edemediği, -insanı insan eden- en öncelikli hayati bir husustur.

Gelin görün ki, yine bütün dünya insanlığı öncelikli bu hususiyeti ararken kaybetmektedir. Ahlak yoksulluğu ve yoksunluğundan şikâyet ettiğimiz kadar teşhisi ve tedavisi belli olan ahlaki kuralları tatbik edebilsek, şikâyetimiz, şükre dönüşecektir.

Ahlak, anlatılarak anlaşılacak bir hayat biçimi değildir. Ahlak, yaşanılarak anlatıldığı vakit ancak insandaki hakiki yerini bulur.

Ahlak kavramına yazar şöyle giriş yapmış:

“İnsan, kendisini diğer varlıklardan ayıran pek çok vasfa sahip olmakla birlikte, bize göre tüm bunları da ihata eden hususiyeti ahlaktır”.

Ahlakın temel gayelerinden birisinin doğru yolda düzgün yürümek olduğunu söyleyen yazar, ahlakın bir diğer gayesinin insanın mutluluğu olduğunu beyan ederek şöyle demiş:

“Ahlakın temel gayesi mutluluktur. Mutluluk, ancak erdemli bir hayat neticesinde elde edilir. Bu şu anlama gelir ki, erdemsiz bir hayat sürerken mutlu olmak mümkün değildir.

Hazza dayalı mutluluk, kişinin erdemli bir hayat sürdüğünün asla ispatı olamaz. Ahlakı hayatın nihai amacı, erdemli bir hayat içerisinde mutlu olmaktır”.

Kendi medeniyeti ve tarihi üzerine geleceğini inşa edemeyen toplumlar, başka halkların medeniyet ve kültürlerine hamallık etmekten öte geçemezler.

Hamallık yani taşımacılıkla yapılan kültürler, taşıyanlara yük olmaktan başka bir işe yaramadığı gibi sürekli kendilerine yabancılaşmaya hizmet ederek o toplumu sahiplenirler.

İnkılaplarla ağır bir kültür imhasına uğramış olsak da yine dünya milletleri içerisinde en köklü medeniyet ve kültüre sahip bir milletizdir.

Türk Kültür Coğrafyamız elbet sadece sınırlarımızla ikame edilmiş değildir. Dünyanın dört bir yanında kültür havzamız vardır.

Söz konusu eser, büyük kültür havzamızın Anadolu kısmını ele alarak önemli bir hizmet yapmış. Bu hususta kitapta şöyle deniliyor:

“Uluğ Türkeli” olarak adlandırdığımız büyük Türk coğrafyasının küçük bir parçası olan Anadolu coğrafyasından elde edilen örneklerle yapılan bu çalışma, Türk kültür coğrafyasındaki ortak kültür değerlerinin ortaya konulmasına ve karşılaştırmalı olarak incelenmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir”.

Ezcümle:

Bir coğrafyayı vatan kılmak için verilen emekler her yönüyle anlatılmalıdır. Hiçbir toprak parçası, orasını coğrafya yapanların kültürlerini yaşatmadan vatan olmamıştır.

Eser hakkında: 

Ötüken Neşriyat; 0212-251 03 50

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle