--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ah Şu Milli Eğitimimiz

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
7

Ah şu milli eğitimimizin “ahı” geçmiş yıllara dayanır. Şöyle bir anekdot ile söze başlayayım da yerim kalırsa diyeceklerimi lafın peşine dizeyim.

Milli Cephe hükümetinin birincisinin ortaklık görüşmeleri sırasındaydı. MSP Gençlik Kolları’ndaki görevim gereği MSP genel merkezinde bulunuyor ve görüşmelerin sonuçlarını yakından takip etme fırsatı buluyorduk.

Koalisyon görüşmeleri AP lideri Süleyman Demirel, MSP lideri Necmettin Erbakan, MHP lideri Alparslan Türkeş ve GP lideri Turhan Feyzioğlu arasındaydı.

Görüşmelerin temel meselesi bakanlıkların paylaşımıydı. Erbakan hoca ısrarla Milli Eğitim, Kültür ve Maliye Bakanlığını istiyordu.

Hocanın bu talebine Türkeş ve Feyzioğlu olumlu bakarken, Demirel ısrarla direniyordu. Görüşmeler bir ara anlaşmazlık yüzünden tıkanmıştı.

Demirel’in sıkıyı görünce şapkasını alıp gittiğini bilenler bilir. Koalisyonun kurulamayacağını anlayıp, “şapka mı iktidar mı” ikilemi arasında kalınca, yukarıdan (Vesayetçilerden) gelen tehdidi savurarak hocayı isteklerinden vazgeçirdi.

Tehdit nedir? O yıllardan hafızamda kalan kısmıyla hatırlatayım. Demirel şöyle der:

- “Hoca! Hoca! Milli eğitimi, Kültürü, Maliyeyi sana verdiğimiz gün asker tepemize biner, onların hükmettiği-beslediği basın her türlü çirkefliği yapar ve hükümeti kuramayız. Gel bu bakanlıkları bize bırak, diğer istediğin her bakanlığı vereyim”.

Erbakan hoca tehdide aldırış etmez ama Türkeş ve Feyzioğlu’nun gözüne “Siz ne diyorsunuz” anlamında bakar.

Feyzioğlu Demirel’i iyi tanımaktadır. Esasında Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığının Erbakan’a verilmesini asker yahut basından ziyade, Mason çevrelerinin istemediğini bilir ve “ısrar etme de hükümet kurulsun” dercesine rıza göstermesini ister.

İkinci Milli Cephe Hükümetinde aynı mevzular yaşanmıştır. O bahsi de başka bir vesileyle yazarız.

Yine Erbakan Hoca bu sefer Dışişleri Bakanlığını da katarak aynı bakanlıkları ister ama Demirel yine benzeri bahane tehditleriyle vermez. Geçelim.

“Bizim Ak Parti” iktidarında da maalesef “Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı”, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın kafasındaki Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı olamadı.

Ömer Dinçer zamanında millileşecek gibi oldu, onu da erken uğurladılar. Oysa Ömer Dinçer bu sahanın en iyilerindendir. Geçelim.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı maalesef yıllardır “Masonik ve Batıcılık” zihniyetinden kurtulamadı.

Tanzimat’tan bu yana nasıl yerleşmiş ve nasıl kökleşmiş bir sistemse, kim gelirse gelsin, bu sistem karşısında bocalıyor ve yeniliyor.

Bu sefer yine umutlanalım. Yeni Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “eğitimin”, “dilimizin” ve “tarihimizin millileşmesi” için ciddi atılımlar yapar ve yaptırır inşaallah.

Ezcümle:

Nihayetinde devletimizin görevi, dolayısıyla milli eğitimin görev ve sorumluluklarının arasında, maddi-manevi kalkınmanın temeli olan eğitimin ve kültürün millileşmesi kırmızıçizgi olmalıdır. Başka türlü yerlileşemez ve millileşemeyiz.

Millet olarak eğitimimize, tarihimize, kültürümüze, dilimize, dinimize karşı hesabı millet değil devlet verecektir”. 

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nermin hasanoğlu

4 Eylül 2021 00:16

Maalesef hocam daha dun bi göz atayim dediğim üniversitede liselerde okutulan edebiyat kitabının sayfalarında arapca osmanlıca kelimeler için korkunc, felaket adi, kohne dil diye bahsediliyor ve bu cümleleri yazan ersoy iki kelimede bir arapça kelimeler kullanarak yazıyor bu kadar asimile olmuş özünü kaybetmiş beynini bedenini batıya yamamış prof adında cuhelalar. Bu ölmüş ama bi bitmiyolarki

Fiko

3 Eylül 2021 23:38

Ömer Dinçer en iyisi dedi ya la. Ben başka ülkeden geldim herhal.

Hayrettin HATUNOĞLU

3 Eylül 2021 19:04

Bu ülkede Milli Eğitim Sistemi denen bir sistem Yok 

Hayrettin HATUNOĞLU

3 Eylül 2021 16:53

Bu ülkedeki bütün problemlerin kaynağı adı milli ama aslında milli  Olan eğitim değil AVUTUM yapan sistem. Ama her ne hikmetse herkes yanlışları görüyor ama düzeltemiyor.  

ABDULLAH

3 Eylül 2021 13:45

Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm. Elhamdulillahi rabbil âlemin vesselatu vesselâmu âlâ Rasuline Muhammed in ve ala alihi ve sahbihi ecmain. es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtuhû İki cihan saadetine kavuşmak, ancak ve yalnız Allah (Celle Celâlühû) ‘ nün rahmet olarak gönderdiği Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e tâbi olmaya bağlıdır.

Mehmet

3 Eylül 2021 11:33

12 yillik egitim sistemi ve kalitesiz torpilli ogretmen alımı ulkeyi bitirdi.Ak parti çuvalladı.Fen edebiyat mezunundan ogretmen olur mu.300 puanlı ile 460 puanlı matematik mezunu aynı okulda ogretmen.Fenci 12 mat, eğitimci matematikçi 35 net ile üniversiteye girmiş.Lgs sorularını çözebile mi

Şahin 66

3 Eylül 2021 08:39

Önce şu tespiti yapalım ne kadar bağımsız bir devletiz yirmi yıl boyunca kaç mili eğitim bakanı ğeldi ğeçti kimse inğilizlerin yazdırdığı müfredat ın dışına çıkamıyor olay bu kimse kendini kandırmasın

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle