Afganistan’ı din üzerinden tartışmak
Ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde, Müslüman bir ülkede olup bitenleri, İslam üzerinden tartışmak gibi ciddi bir ahlaksızlık yapılmaktadır.
Hele bizim memleketimizde bu ahlaksızlık zirvededir. Afganistan’ın dününü, bugününü, yarınını konuşuyormuş gibi yapıp, sürekli İslam yargılanmaktadır.
Afganistan halkının ve yöneticilerinin Müslüman kimliği taşıyor olmaları, onların İslam’ın sahibi ve temsilcisi anlamı taşımaz.
Müslüman ülkelerin halklarını ve yöneticilerini Müslümanlıkları üzerinden irdeleyenler, tartışanlar, yorumlayanlar, hedeflerine şahısları değil, dini koymaktadırlar.
Televizyonlarda ve sosyal medya mecralarında Afganistan üzerine tartışmalar sel gibi akmakta ve kimsenin kimseyi dinlemeden herkes aklına geleni söylemektedir.
•
Afganistan dört büyük şeytanın kıskacında kalmış bir ülkedir. Hiç yokmuş gibi duran ama bizim de yüzyıllardır başımıza en büyük musibeti saran İngiltere, bizdeki yalınayaklar gibi her yere saldıran Amerika, işine yarayacak her fırsata koşan Rusya ve bütün bunları içten içe ekarte etmeye başlayan Çin, Afganistan’ı abluka altına almış vaziyettedir.
Dört büyük şeytanın Afganistan’ı parçalamak istediklerini dile getiremeyenler, varsa yoksa olup bitenleri İslam’ın üzerine yıkma gayretindedirler.
Afganistan halkı, Taliban ve benzeri gruplar yüzünden zaten kırk yıldır bir kıskaç altındadır. Taliban ve benzeri gruplar üzerinde bir halk iradesi kalmamıştır.
Afganistan’ı yönetmek isteyenler, halka müracaat etmek yerine kendi dışlarındaki güçlere müracaat ederek veya onlarla işbirliği yaparak ülkelerine bir nizam getiremezler.
İşte bu hali İslam üzerinden değerlendirmek, olup biten her şeyi Taliban veya başkalarının Müslüman kimlikleri üzerinden konuşmak düpedüz ahlaksızlıktır. Bu halleri, bilinçaltlarındaki İslam düşmanlığından kaynaklanmaktadır.
•
Zihni yapılarını “Batıllaştırarak” Batıdan imdat isteyen ve uman kişi yahut kişiler, akıllarını kiraya vermiş, söyleyecekleri olmadığı için Batılıların sözcülüğünü yapmaktadırlar.
Batı medyası Afganistan üzerinden çok büyük bir algı operasyonu yürütmektedir. Müstemleke ruhlu kimseler ise bu algılara inanarak ahkâm kesmektedirler.
Afganistan veya başka bir ülkeyi partiler, programlar, reçeteler düzeltemez. İnsanın ahlakı düzelmedikçe, ahlak kavramı ahlaksızların egemenlikleri altında kaldıkça hiçbir memlekette hiçbir iş düzelmez. Bugün dünyanın derdi budur.
Afganistan’ı halkıyla birlikte yöneteceklerini iddia edenler, önce Batının boyunduruğundan kurtulup, kendi halkıyla barış sağlamadan, halkı sürekli yabancılara muhtaç etmekten kurtarmadan ve kendi kendilerine bir yol harita çizmeden, leş kargalarının saldırısından kurtulamazlar.
Malum dört şeytan ile Batı medyasının yörüngesinden çıkmadan, kendi değer yargıları bütünlüğü içerisinde tam bağımsızlıkları zordur.
Afganistan’ı konuşacak kimseler eğer vicdanlarına müracaat ederek konuşacaklarsa, sözlerinin arasına İslam’ı katmadan, Taliban veya diğer grupların hal, hareket ve sözlerini İslam üzerinden değerlendirmemeleri gerekir.
……………..
Ezcümle Sezai Karakoç ağabeyden:
“Anlamak masraflı iştir. Emek ister, gayret ister, samimiyet ister. Oysa yanlış anlamak kolaydır, biraz kötü niyet biraz cehalet kâfidir.”







