• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Kafkasya dağlarında çiçekler açar

14 Ekim 2020


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Bugünlerde, sık sık, Saraybosna’daki Milyatska nehri boyunca yürüyorum. Dilimde, üç marş var.

Marşların dertli olduğu pek görülmemiştir. Bunlar çok dertli. Bu sebeple onları, marştan daha ziyade, türkü olarak kabul ediyorum.

Uzatmayalım, marşlara geçelim.

Birincisi: Çırpınırdı Karadeniz.

Sözleri, Ahmet Cevad Ahandzade’ye ait. Ahmet Cevad, aynı zamanda Azerbaycan milli marşının da şairi.

Bu şiiri, 15 Aralık 1914’te Gence’de yazmış. Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’na katılmasını büyük bir heyecanla takip ederken kaleme almış.

Şehit Nuri Paşa komutasındaki ordumuzun, Azerbaycan Türklerini soykırımdan kurtarmak amacıyla, bölgeye gönderilmesi üzerine 1918 yılında bu şiir marş olarak bestelemiş. Besteleyen de kıymetli bir isim: Azerbaycanlı bestecisi ve fikir adamı Üzeyir Hacıbeyli.

Bu marştan bahsedilince, aklıma hep şu olay gelir: 1918 yılında Şehit Enver Paşa, Yavuz zırhlısı ile Batum’a gider. Bölge halkı hep bir ağızdan bu marşı söyler: “Çırpınırdı Karadeniz / Bakıp Türkün bayrağına / Ah ölmeden bir görseydim / Düşebilsem toprağına / Ayrı düştüm dost elinden / Yıllar var ki çarpar sinem / Vefalı Türk geldi yine / Selam Türkün bayrağına...”

İkinci marşa gelince…

Batum’da ağabeylerini karşılayan Azerbaycan Türkleri, bir marş daha söylerler: Enver Paşa Marşı.

Bu marş, Kars yöresinde türkü olarak da çığırılır, yakılır. Beraberinde bir de oyun oynanır. Sözleri şöyledir: “Hoş gelişler ola, kahraman Enver Paşa / Bir emir ver orduna, Kafkas dağını aşa / Askerin, milletin, bayrağınla çok yaşa / Cephede mitralyöz ayna gibi parlıyor / Türkistan Türkleri bayrak açmış bekliyor.”

Farkındayım: Bu mısraları okuduktan sonra, ‘bu marş böyle değil’ diyenler olacaktır. Doğru, bugün artık böyle değil. 

Değişimin hikâyesi şöyledir: 

Gazi Mustafa Kemal, 1924 yılında Kars vilayetimizi ziyaret eder. Kars Valisi ve Belediye Başkanı, kendisi için bir karşılama programı hazırlamıştır. “Kars’ın dümbüllüsü” olarak bilinen, Gümrü muhaciri çalgıcı Taki de bu programın bir parçasıdır. Uyarladığı türkü ve şarkılarla, yakıştırdığı figür ve hareketlerle yeni oyunlar ortaya koyan Taki, bu marşın sözlerini değiştirir. Revan göçmenlerinden olan, gazete ve kitap satışıyla geçimini sağlayan Mehmet Türkel’in yardımıyla, marşı Mustafa Kemal Paşa’ya uyarlar.

4 Ekim 1924 akşamı Taki, bu marşı uyarlanmış haliyle okumuş ve iki kişiyle birlikte oynamıştır. Marşın orijinalindeki Enver Paşa gitmiş, yerine Mustafa Kemal Paşa gelmiştir: “Hoş gelişler ola, Mustafa Kemal Paşa / Askerin, milletin, bayrağınla bin yaşa! / Cephede mitralyöz ayna gibi bekliyor / Şarkistan Türkleri elde bayrak bekliyor.

Marşın iki farklı uyarlaması olsa da, ortak bir noktası var: Azerbaycanlı kardeşlerimizin, ay yıldıza olan saygı, sevgi ve hürmetleri. Nitekim bunun bir yansıması olarak, Azerbaycan bayrağında da kırmızı zemin üzerine, ay ve yıldız yer alıyor.

Merak etmeyin, unutmadım: Üç tane demiştik. 

İşte, üçüncüsü: Kafkasya Marşı. 

Bu marş şöyle başlıyor: “Kafkasya dağlarında çiçekler açar / Altın güneş orda, sırmalar saçar / Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar.”

Yine mi, tanıdık geldi? Haklısınız, oldukça tanıdık. 

Tek bir farkla: Marşın bu halinde çiçekler, İzmir’de değil, Kafkasya’da açıyor. Bazıları için şaşırtıcı olabilir, ama durum bu.

Biraz daha açık söyleyelim: Birçok kişi, bu marşı, İzmir Marşı olarak biliyor. Ancak bu marş, Birinci Dünya Savaşı esnasında, Kafkas İslam Ordusu ve Enver Paşa’ya ithafla yazılmış. İzzettin Hümayi Elçioğlu tarafından bestelendiği söyleniyor. Bestecisinin o olmadığını söyleyenler de var. 

Mühim olan burası değil, şurası: Bu marş, bir milletin, beka mücadelesi esnasında yaşadığı zorlukları anlatıyor: “Kafkasya dağlarında oturdum kaldım / Şehit olanları deftere yazdım / Öksüz yavruları ben bağrıma bastım.”

Bu marş, memleket uğruna gözünü kırpmadan ölüme atılan vatanseverleri anlatıyor: “Türk oğluyum ben ölmek isterim / Toprak diken olsa yatağım yerim / Allah’tan utansın dönenler geri.”

Bu marş, vatanımız üzerine kirli hesap yapanların oyunlarını da gözler önüne seriyor: “Kafkasya dağlarına bomba koydular / Türk’ün sancağını öne koydular.”

Marşta, ‘Kafkasya’ diyor. Ancak biz onu Bosna, Kosova, Irak ve Suriye diye de okuyoruz. 

Rahmetli Nurettin Topçu şöyle söylüyor: “Üç hâkimin hükmünde hata aranmaz: Kalbin, kaderin ve ölümün.”

Kafkasya Marşı da böyle: “Kader böyle imiş ey garip ana / Kanım helâl olsun güzel vatana.”

Velhasıl: Bu marşın yazıldığı zamanda bahsi geçen sıkıntıları yaşamamış olsak da neyi kaybettiğimizi bilmeli, hatırlamalıyız. Ki; daha nelerimize göz koyduklarının farkında olalım.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vatandaş

Abi desene bunların herşeyi şurdan burdan kopya herşeyi devşirme. Orjinalleri daha güzelmiş. Kopyaları yavan olmuş. :)
  • Yanıtla

Yurttaş

Enver Paşa kim ki.Osmanliyi savaşa sokup mahveden kişi.Sarikamış dağlarındaki 90 bin şehidin sorumlusu.Mustafa Kemal ülkeyi kurtardı ve devlet kurdu.Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23