• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
..
TÜM YAZILARI

Berat gecesi

04 Mart 2023
A


Ali Sandıkçıoğlu İletişim: [email protected]

Birkaç gün önce internet üzerinden Kur’an-ı Kerim’de yoktur diyerek birçok mübarek gün ve geceleri inkâr eden benim hemşerim bir Prof. Hoca Efendinin sözleri üzerine, kendi çapımda mübarek gün ve geceler ile alakalı kısa bir araştırma yaptım. Zaten bu mübarek gün ve gecelerden birçok dini kitapta bahsedilmektedir. Peygamber Efendimizin (SAS) sahih hadis kitaplarında yer alan hadisi şerifleri de var. Eski âlimlerimiz, dalında Prof. unvanı almış, medrese mezunu zatlar bu mübarek gün ve geceler hakkında neler soyluyorlar?

İsmi bende mahfuz çoklarının tanıdığı Prof. hemşerime göre Kur’an’da sadece bir Kadir Gecesi ile alakalı ayet vardır. Diğer gün ve geceler sonradan uydurulmadır. Bu gecelerde ibadet etmek bidattir. Bu gibi profesörlerin birçoğu kaza namazı diye bir şey yok derler. Kabir azabını inkâr ederler. Daha neler söylerler neler… Şimdi de çıktılar ümmeti Muhammedin asırlardır kutlamaya çalıştığı bazı mübarek gün ve geceleri inkâr ediyorlar. Her şeyi Kur’an-ı Kerim’de bizlerin bulması ve anlaması mümkün değildir. Kur’an-ı Kerim’in manalarını anlayabilmek için:

* Dalbil ibare,

* Dalbil işare,

* Dalbiddelale,

* Dalbittezammun hususlarını çok iyi bilmek gerekmektedir. Bir başak ifade ile usulü fıkıhta edille-i şeriye dört olarak anlatılır. Yani bir Müslüman dört şeyle amel eder:

1- Kitap

2- Sünnet

3- İcmaı ümmet

4- Kıyası fukaha.

Nerede ise o gecelerde ibadetler yapmak, mevlitler okutmak, hatimler okumak, nafile veya kaza namazları kılıp, Mevla’ya dualar yapmayı büyük günahlardan sayacaklar… Eski âlimlerimizden merhum Prof. Kâmil Miras Hoca Efendinin Berat Gecesi ile alakalı yazdığı makalesinden birkaç paragrafı buraya almak istiyorum. Birlikte okuyalım:

“Berat Gecesi kameri aylardan Şaban ayının on beşinci gecesidir. Ve Kur’an-ı Kerim’de “Mübarek gece” diye tavsif olunmuştur. Türkçemizde Berat lafzı Beraet kelimesinin ihtisar edilmiş bir şeklidir. Borçtan isnat olunan bir cürümden, bir hastalıktan kurtulmak manalarında kullanılır. Eski hukuk istilahında beraati zimmet, cürümden beraat gibi tabirler, borçtan cürüm ve cezadan kurtulmak manalarında kullanılmıştır. Bu itibarla Berat Gecesi, günahtan kurtuluş gecesi demek olur. Berat, devlet tarafından vazife sahiplerine verilen ferman ve ödenilen vergi mukabilinde mükelleflere verilen makbuza da denir. Bu cihetle de Berat Gecesi, günahtan kurtuluş gecesi olur. İslam dininin bu geceyi derin bir saygı ve hususi bir ihtifal ile kutlamalarının sebebi budur. “Cenabı Hak, Şabanın on beşinci gecesi bütün Müslümanların küçük günahlarını bağışlar; fakat sihirbazlık, zinakârlık, sarhoşluk, anaya babaya hürmetsizlik gibi büyük günah işleyenleri affetmez” buyurmuştur. Bu cihetle bu geceye “Mağfiret Gecesi” de denilmiştir. Bir senenin böyle muayyen ve mübarek günlerinin ve gecelerinin kutlanmalarını sebebi ve hikmeti, müminlere zaman zaman kendilerini murakabe ve muhasebe fırsatını vermektir. İnsanlar maişet endişesiyle, türlü türlü medeni meşguliyet kaydiyle yaratanından, yaradılış gayelerinden uzaklaşıyor. Hâlbuki insan, Kur’an-ı Kerim’in haber verdiği veçhile mühmel, başı boş yaratılmış bir mahluk değildir. Allah’ına, kendi nefsine, ailesine, mensup olduğu cemiyete ve millete karşı birtakım vazifelerle mükelleftir. Bu cihetle Allah’a ibadet ve ubudiyet arz etmek, cemiyetin fakirlerine ve herhangi bir süratle muavenete muhtaç ve düşkün sınıflarına yardım etmek, ölülerimizi rahmetle anarak ruhlarını sevindirmek, dostlarınızla tebrikleşerek aradaki sevgi ve saygı hislerini sağlamak için bu mübarek geceler ve günler, teşri kılınmıştır ki her birisi milli birliğimizi tarsin (Muhkem ve sağlam olmak)eden en mühim adetlerimizdir. Bu mübarek gecelere mahsus ihtifallerimiz o günün ikindi namazından itibaren başlar. Camilerde vaizler bu kutlu gecenin menkıbelerinden bahsederler. Hafızlar Kur’an okurlar, hatim duaları yapılır. Bu suretle gönüllerde dini bir vecd ve istiğrak, Cenab-ı Hakk’a doğru inzicab ve iştiyak uyanır. Bu ilahi neşe, akşam vakti şuurlu her Müslüman ailesi içinde duyulur ve tekâmül eder. Akşam namazından sonra aile büyüklerinin elleri öpülmek, küçükleri el sıkmak sureti ile tebrik edilir. Akşam yemeğine de kandil simidi ile başlanır. Hepimizin bildiği bu ananeyi hikaye etmekten maksadımız, bize neşeli bir bayram havası yaşattığı için, unutulmasından koktuğumuz bu güzel adetlerimizi tespit etmektir.” (Prof. Kâmil Miras Sebilürreşed Dergisi Tarih Mart 1956 Cilt 9 Sayı 217 Sayfa 249-250 ve aynı derginin başka bir sayısı: Haziran 1948 Tarih Cilt 1 Sayı 6 Sayfa 83)

DEĞERLİ KARDEŞLERİM:

Her gün bir bazı televizyonlarda boy gösteren bir kısım Hoca Efendiler, profesörler, ilahiyatçılar(!) hikmetin ecdadımızın asırlar boyu tatbik ede geldikleri adetlerimize karşı savaş açmışlardır. Kimisi Adem’in (AS) babası vardı diyor. Kimisi İsa’nın (AS) annesi çift cinsiyetli(!) idi diyor, kimisi Peygamber Efendimizin (SAS) bir posta memuru olduğunu, Kur’an-ı Kerim’i tebliğ ederek işinin bitiğini söylüyor. Kimileri asırlar boyu ecdadımız tatbik ettikleri Cumaanın zührü ahirinde kılınan namazları kaldırmaya çalışıyor, kimileri okunan Kur’an-ı Kerim’lerden, yapılan hayırlardan ölenlerin faydalanamayacağını anlatmaya çalışıyor. Kimileri hac ayını değiştirip senenin aylarına yaymak istiyor. Daha bir sürü İslam’ı ve Müslümanların temiz ve nezih itikatlarını hançerlemek için yapılan saldırılar, verilen asılsız fetvalar… Bunların hiçbirine inanmayınız! Geliniz biz tarihe altın sayfalar yazan imanlı, ihlaslı, ameline dükün ecdadımızın yaptığı gibi mübarek gün ve gecelerimize gerektiği gibi sahip çıkalım. Örf, adet, gelenek ve göreneklerimizi yetişen neslimize dosdoğru olarak aktaralım. Varsın birileri bizim hürmet ettiğimiz gün ve geceler yok desinler. Biz ehlisünnet itikadında olan Müslümanlar İslam’a birilerinin bilerek ve kasten soktukları vehhabilerin çürük, yanlış fikirlerinden mümkün olduğu kadar uzakta kalmaya çalışalım. Kendimizi ve neslimizi koruyalım. Kur’an-ı Kerim’de bir ayetinde Hz. Allah (CC) “HA MiM. Her şeyi apaçık bildiren bu kitaba yemin olsun ki; muhakkak biz onu, mübarek bir gecede indirdik” buyurmuştur. İbni Abbas (RA) bu ayeti kerimeyi şu şekilde tefsir etmiştir: “Ya Muhammed, kıyamete kadar vuku bulacak her şeye, hükmü geçerli olan hayyü, kayyum ve hak ile batıl arasını ayıran Kur’an-ı Kerim hakkı için. Biz o Kur’an-ı Azımuşşanı leyle-i mübarekede yani, Şabanın yarısı olan Berat Gecesinde indirdik.”. Hz. Ali (RA) Efendimiz şöyle rivayet etmiştir: Resulullah (SAS) in: “Allahu Teala hazretleri, şabanın on beşinci gecesi, dünya semasına rahmetiyle nüzul eder. Müşrik, bidat ehli, cemaatten ayrılan, ümmeti terk eden, akraba ile alakayı kesen, zina eden kişiler müstesna; her Müslümanı affeder” diye buyurmuştur. Hz. Aişe validemiz ise şöyle rivayet etmiştir: “Şabanın on beşinci gecesi olduğunda, Resulullah (SAS) Benim yanımdan sessizce sıyrılıp gitmişti. Yemin ederim ki; Elbisem ipekten, ibrişimden, ketenden, yünden değildi deyince Urve Hz. Aişe’ye: ‘Sübhanellah, elbisen bunlardan olmaz da hangi şeyden olurdu’ dediğinde; Hz. Aişe (RA) Erişi kıldan, argacı deve yününden idi. Ve devam ettiler. Onun diğer hanımlarının yanına gittiğini zannettim. Derhal Resulullahı araştırdım. O sırada elim ayaklarına dokundu. Kendisi secdede idiler ve dua ediyorlardı. Duasına kulak verdim: Şöyle yalvarıyordu: “Gizli halim ve hayâlım sana secde etti. Kalbim sana inandı. Nimetler ile sana dönüyorum. Günahlarımı itiraf ediyorum. Nefsime zulmettim. Beni affet., Senden başka affedecek yok. Azabından affına sığınıyorum. Cezandan rahmetine sığınıyorum. Gazabından rızana sığınıyorum. Ve senden sana sığınıyorum. Sen kendi zatını övdüğün gibi; ben övgüleri sayamam” diyerek yalvarıyordu. Hz. Aişe validemiz (r -anha), taa sabah oluncaya kadar Resulullah ibadet ve itaatten ayrılmazdı. Kâh ayakta, kâh oturarak ibadete devam ederlerdi. Öyle ki, ibadet etmekten Resulullah’ın ayakları yorulup ağrımıştı. Ben Resulullah’ın hem ayağını ovalar hem de: “Ya Resulullah; anam babam sana feda olsunlar. Cenab-ı Allah senin gelmiş ve gelecek günahlarını bağışlamadı mı?” deyince; Cevaben bana dediler ki: “Ya Aişe, ben şükredici bir kul olmayayım mı? Ya Aişe sen bu gecede ne olduğunu biliyor musun? Ben de ya Resulallah, bu gecede ne vardır sair geceler üzerine fazileti nedir? Dediğimde; Resulullah; “Bu sene içinde doğacak her çocuk, bu gecede deftere kaydolunur. Bu sene içinde vefat edecek her kimsenin isimleri, bu gecede deftere yazılır. Ve bu gecede herkesin rızıkları tertip olunur. Bu gecede herkesin amelleri ve fiilleri Cenab-ı Hakk’ın dergahına çıkartılır” buyurdu. Peygamber Efendimiz; “Şaban-ı Şerif’in on beşinci gecesi Hz. Allah (CC), dünya semasına rahmetiyle iner ve o gecede ümmet-i Muhammedin günahkârlarından beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri adedince kimseleri mağfiret eder” buyurmuşlardır. Beraat Gecesi ile alakalı peygamber efendimizin pek çok hadisi şerifi vardır. Tabiiki hepsini buraya almak mümkün değildir. Önemlilerinden bazıların aldık. Bu ayda oruç tutmalı, Peygamber Efendimiz üzerine çokça salatu selam okumalıyız. Berat gecesinde kaza namazları kılmalı, o geceye mahsus namazlardan gücümüz nisbetinde kılmalıyız. Kendimiz, aile-i efradımız, millet ve memleketimiz için, şu an dünyanın birçok yerinde zalimlerin zulmü altında inim, inim inleyen Müslüman kardeşlerimize dualar etmeliyiz. Dünyanın birçok yerinde maalesef Müslüman yaşlılar, çocuklar ve kadınlar en zor şartlar altında yaşamaya çalışıyor ya da hainlerin şarapnelleri ve kurşunları ile can veriyorlar. İnşallah bu Berat Kandili, akan Müslüman kanının dinmesine sebep ve vesile olur. Bütün kardeşlerimin Berat Kandillerini gönülden tebrik ediyor, hayırlı ve feyizli bir Ramazan geçirmelerini diliyorum Mevla’ya emanet olunuz.

TEBRİK:

Bütün din kardeşlerimizin mübarek Berat Kandillerini gönülden tebrik eder, ülkemiz, milletimiz, İslam âlemi ve bütün dünya için hayırlara vesile olmasını, akan kanların durmasına vesile olmasını Rabbimizden niyaz eder dualar bekleriz. Fi emanillah.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tebrik

Çok güzel bir makale, Allah razı olsun. Bu kadar bidat ehli ülemaya karşı Diyanet ne güne durur anlayamıyorum. Gereğini yapmalı.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23