Ak Parti’nin 21. Kuruluş Yıldönümü
Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının kurmuş olduğu Ak Parti, geçtiğimiz günlerde 21. kuruluş yıldönümünü kutladı.
Kutlamakta haklıdır, zira Cumhuriyet tarihinde aralıksız, nizasız, fasılasız 20 yıl iktidarda kalmış başka bir parti yoktur. Millet sizi; her seçimden zaferle çıkarıp, tek başına iktidar yapmışsa, elbette bunda, uygulanan reformların, hukukun üstünlüğünün, tatbik edilen adaletin, sağlanan özgürlüklerin payı çok büyüktür. Halkı memnun ettiğiniz taktirde ve ülke ekonomisi doğru yolda ilerlediği müddetçe hiç kimse sizi nakavt edemez. 20 yılda başarılı olmanın sırrı buradadır. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun değerlendirmesini şu şekilde özetledi:
“Türkiye’nin vesayetin sancılarıyla kıvrandığı, geri kalmışlığın yükünün altında ezildiği, dört bir yandan hak ve özgürlük taleplerinin yükseldiği bir süreçte üstlendiğimiz bu ağır sorumluluğun hakkını vermek için gece gündüz çalıştık. Bugün dönüp geriye baktığımızda, 20 yılda asırlık bir demokrasi ve kalkınma hamlesi gerçekleştirdiğimizi memnuniyetle müşahede ediyoruz.”
Türkiye’nin geride bıraktığı 20 yılın bilançosunu iyi analiz etmek gerekiyor. Tarihten ders çıkaran, kendisini özeleştiriye tabi tutan, nerelerde yanlış yaptığının muhasebesini yapan bir iktidarın başarılı olması kaçınılmazdır. Demokrasi, hukuk, adalet ve özgürlükler konusunda yeni atılımlara ve reformlara ihtiyacımız var.
Ekonomiyi henüz rayına oturtamadık.
Belirli sayıdaki marketlerde indirime gitmek yeterli değil. Dev AVM’ler yine bildiğini okuyor.
Ekonomi politikasını değiştirmeli ve rasyonel adımlar atmalıyız.
Pahalılık devam ediyor.
Seçimlere on ay var ve hiç kimse için seçim kazanmak çantada keklik değil. Bıçak sırtı bir durumla karşı karşıyayız. Muhalefet de kendisine fazla güvenmesin. Daha ortada bir Cumhurbaşkanı adayları bile yok. Ak Parti’den kopan oylar kararsızlar havzasında bekliyor. Çünkü pahalılığın biraz da uluslararası ayağının olduğunu ve sorunun küresel olduğunu millet görüyor. Bu sebeple altılı masaya yönelmiyor. Yenile yenile artık kaşarlanmış bir CHP profiline, seçmen güvenmiyor. Küçücük bir bakkal dükkanını dahi iki ortakla yönetemezken, yedi tane kafayla neyi çözeceksiniz? HDP’yi de hesaba katmayı unutmayın; muhalif cephe 6+1’den oluşuyor. Dünyanın hiçbir yerinde 6 tane liderin tek masada bir araya gelip, yanlarına; teröre hizmet eden partiyi de alarak, iktidarı devirebilmek için uğraşan böyle bir oluşum yoktur. Dolayısıyla bu muhalefetten hiçbir şey olmaz.
Ak Parti cephesine gelince...
Gerçekçi olmada fayda var. Ne kendinizi ve ne de size destek veren seçmeni aldatmayın.
On ay çabuk gelip geçer. Doğru adımlar atıp, kıblesi düzgün adamlarla yola devam edilmelidir. Hâlâ Türkiye’nin en büyük partisi Ak Parti’dir. İktidar yıpratır, metal yorgunluk oluşur. Tek başına iktidar olabilmek için doğru ekonomik politikalar, pahalılığın önlenmesi, dar gelirlilerin, ücretlilerin yüzünün güldürülmesi gerekiyor. Ak Parti geçmişte bunu başardı, bugün de başarabilir. Toplumun özgürlük ve hukuk taleplerine Ak Parti cevap verdi ve bu yüzden uzun süre ayakta kalmayı başardı. Bugün bazı konularda yanlış şeyler yapıyoruz. 10 ay siyasette uzun bir süredir. Ekonomik kalkınmaya önem vermeli, hukukun üstünlüğünden ödün vermemeliyiz. Yeniden toplumun tamamında umut vaat eden politikalar geliştirmeliyiz. Hukuk, demokrasi, özgürlük ve insan hakları gibi temel evrensel değerleri korumalı, bunlara tezat teşkil eden ayrık otlarını içinizden atmalısınız. Müteahhit (tüccar zihniyetli) siyasetçi ve bürokrattan hayır gelmez. O hep kendi çıkarını ve çevresini düşünür. İhale kovalayan adamın milletin derdiyle dertlenmesi mümkün değildir. Bulunduğu makama artı değer katmayan, hep eksilten siyasetçi ile yol yürünmez. Burnundan kıl aldırmayan, vatandaşın taleplerini yerine getirmeyen, hatta telefonlarına bile bakmayanları listeye koymayın. Ortak akla ve istişareye önem verin. Şangay yolunda ilerlerken demokratik dünyadan kopmayın.
Ak Parti’nin ve lideri Erdoğan’ın çok güçlü bir hikayesi var. O hikayenin nasıl yazıldığını araştırın. Sizi 20 yıl kazandıran hikayeye dönüş yapınız. Yol arkadaşı çok önemli.
Beraber yürüdüğümüz kişilerin ve partilerin toplumdaki karşılığını iyi analiz edin. Ak Parti öncesindeki siyasi paradigmanın ülkeyi iflasın eşiğine nasıl getirdiklerini en iyi siz bilirsiniz. Onların yakıp yıktığı ülkeyi, batırılan bankaları siz kurtarmıştınız. O kotlarınıza dönün lütfen.