Ülkemde casus istemiyorum! Siyonist artıklarının defteri dürülsün
Siyonist terör devleti İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıda, yerli işbirlikçileri kullanarak komuta kademesi ve bilim insanlarını katletmesi, hedef aldığı ülkelerin içine nasıl sızdığını, satın aldığı hainlerle verdiği büyük zararı açıkça ortaya koydu. Akit’e konuşan uzmanlar, İsrail’e giderek askerlik yapan ve soykırıma alet olan çifte vatandaşların ve İsrail’in propagandasını yapan sosyal medya fenomenlerinin büyük bir risk oluşturduğuna dikkat çekerek, nüfuz ajanlarına fırsat verilmemesi çağrısı yaptılar.
Siyonist terör devleti İsrail, Gazze’deki soykırım saldırılarını 620 gündür sürdürürken, “Yükselen Aslan” adını verdiği operasyonla da İran’ı hedef alarak 200 savaş uçağı, dronlar ve füzelerle kritik hedefleri havadan vururken; karada da önceden devşirdiği hainlerle ülkenin komuta kademesini neredeyse iki kez yok etti. İsrail, Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri, Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami, İran Ordusu İstihbarat İşlerinden Sorumlu Rıza Mehrabi, Askeri Operasyonlardan Sorumlu Mehdi Rebani ve İslami Azad Üniversitesi Rektörü ve fizikçi Muhammed Mehdi Tehrançi gibi üst düzey yetkilileri nokta operasyonlarla öldürdü. Pazar günü de komutanlardan bazılarına yine karadan işaretlemeler ve yer tespitleriyle nokta suikastlar düzenlendi.
ELLERİYLE BULDUKLARI GİBİ VURDU
Yine geçtiğimiz aylarda Hamas lideri İsmail Haniye’ye Tahran’da düzenlenen suikast, Hizbullah’a yönelik çağrı cihazlarıyla toplu suikast, Hizbullah Lideri Nasrallah ve örgütün üst düzey yöneticilerinin ortadan kaldırıldığı operasyonlar İsrail’in, İran’ın ve hedef aldığı ülkelerin içine nasıl sızdığını, nasıl satın aldığı hainlerle operasyonlarını hayata geçirdiğini bir kez daha gösterdi. İran’a yönelik saldırılar ve bu ülkenin içindeki Mossad ajanlarının faaliyetleri, Türkiye’deki siyonist uşaklarını ve İsrail yanlılarını da gündeme getirdi. 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren İsrail saflarında soykırıma katılmak üzere ülkemizden 4 bin civarında çifte vatandaş Yahudi’nin bu ülkeye gittiği biliniyor. İsrail propagandası yaparak para kazanan sosyal medya fenomenleri ve İsrail vurulduğunda ayılıp bayılan sözde sanatçı, gazeteci yazarlar da tepki çekiyor.
VATANDAŞLIKTAN ÇIKARILMALILAR
Konuya ilişkin Akit’e konuşan HÜDA PAR Genel Başkanvekili, Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir, şunları söyledi: “Siyonist işgal rejimi İsrail’in hedef aldığı ülkelerde nüfuz ajanlarıyla ve devşirdiği yerli işbirlikçilerle hareket ettiği artık inkâr edilemez bir gerçektir. Lübnan ve yakın zamanda İran’da bunu gördük. İran’da yaşanan suikastlar, İsrail’in içeriden operasyonlarını yerli hainlerin desteğiyle nasıl yürüttüğünü açıkça göstermiştir. Aynı yöntemle Türkiye’de de çifte vatandaşlık zırhına bürünmüş, İsrail saflarında soykırıma katılan unsurlar ve içeride İsrail lehine propaganda yapan medya, sanat ve sosyal medya figürleri ciddi bir tehdittir. Bu kişiler sadece kamu vicdanını değil, aynı zamanda Türkiye’nin güvenliğini de hedef almaktadır. HÜDA PAR olarak daha önce Meclis gündemine taşıdığımız kanun teklifiyle, Soykırım suçuna iştirak eden çifte vatandaşların vatandaşlıktan çıkarılması ve cezalandırılması gerektiğini ifade ettik. Bu teklifin ivedilikle yasalaşması elzemdir. Ayrıca Türkiye içinde kimlikleri gizlenmiş siyonist unsurların, özellikle de soyadı kanunu ile kimliğini gizleyen Yahudilerden, siyonistlerle ilişki içerisinde olanların deşifre edilmesi, ülkemizin güvenliği açısından hayati önemdedir. Siyonizmle mücadelenin ön şartı, içimizdeki İsrail uzantılarını ortaya çıkarmak ve vatandaşlıktan çıkarılmalı.”
DEPORT EDİLMELİLER
Türkiye Yüzyılı Partisi Genel Başkanı Murat Şahin de, şöyle konuştu: “Gazze’de 600 günü aşan vahşi saldırılara rağmen hâlâ İsrail adına konuşan, bu katliamı perdeleyen ya da meşrulaştıran kişilere karşı artık ciddi adımlar atılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup İsrail saflarında savaşan, istihbarat desteği sunan ya da dijital platformlarda İsrail propagandası yapanlar yalnızca ahlaki değil, aynı zamanda hukuki olarak da suç işlemektedir. Bu durum milli güvenlik sorunudur. İsrail’in İran’da üst düzey komutan ve bilim insanlarına yönelik gerçekleştirdiği nokta operasyonlar, bu terör devletinin sadece dışarıda değil içeride de ne kadar organize olduğunu açıkça göstermektedir. Türkiye’de de benzer sızmaların ve nüfuz faaliyetlerinin yaşanmadığını söylemek artık saflık olur. Bu nedenle: İsrail ordusunda görev alan veya onun adına faaliyet gösteren çifte vatandaşlar derhal vatandaşlıktan çıkarılmalı. Siyonist saldırıları savunan ya da kamuoyunu yanıltmaya çalışan sosyal medya fenomenleri, medya mensupları ve kültür/sanat alanındaki nüfuz ajanları tespit edilerek yargı süreci başlatılmalı. Devletin ilgili birimleri bu kişilerin maddi ve dijital bağlarını inceleyerek Türkiye’ye yönelik tehdit zincirlerini ortaya koymalıdır. Bu mesele sadece Filistin’e değil, Türkiye’nin bağımsızlığına ve toplumsal direncine yönelmiş bir saldırıdır. Sessiz kalanlar değil, açıkça İsrail saflarında yer alanlar bu toplumdan ayıklanmalıdır. Devletin görevi, içerideki kriptoları ortaya çıkarmak ve kamu vicdanını rahatlatmaktır.”